şükela:  tümü | bugün
  • birle$imi her $eyi veren kümeler.
  • insandan insana, kültürden kültüre değişen kavramlar; sosyal olaylar ya da devrimlerden de etkilenir bu kavramlar..
  • (bkz: siyah ve beyaz)
    (bkz: gri)
  • paulo coelho nun seytan ve genc kadin romaninda basariyla ele aldigi, ve orneklendirdigi iki farkli hede.
  • sosyal yapıların ve birey mentalitesinin değişken olduğu gerçeğini göz önünde bulundurduğumuz takdirde, birleşimleri ve kesişimleri her zaman birbirlerine eşit olacak kümedir.
    insan insan olduğu sürece iyi ve kötü göreceli kalacaktır.
  • kotuler actirlar, ellerinde olmayan ama baskalarinda gordukleri herseyi isterler.
    (gormediklerini isteyenler de vardir ama onlarin durumu daha iyi bence)
    ellerine gecince de huysuz cocuklar gibi kirarlar,bozarlar ve yine mutsuz olup baska seyler isterler.
    isteklerinin bir dogrultusu,bir amaci da yoktur.
    yasamak isterler ama neden yasiyosun diye soruldugunda verecek pek cevaplari yoktur.
    ya da cevaplari daha cok les birakmak olabilir.
    kotudurler,cunku kotuluk gormuslerdir.
    iyi olmanin enayilik oldugunu dusunurler.

    insanciklar ise bu kotulerin kuklalaridir.
    suru halinde yasarlar.
    onlar istemezler, onlerine suruleni yerler,yaparlar.
    onlar kotulerden iyi midir, kotu mudur kararsizim.
    ama iyi olamiyosam kotu olmayi tercih ederim,insancik olmaya.
    madem adalet yok,madem iyilik de yok ...
    kotu,cirkin,curuk olayim derim kendi kendime.
    ama hemen sonra annemi hatirlarim.
    kardeslerimi hatirlarim.
    hayvanlari hatirlarim.
    iyi insanlari hatirlarim.
    onlarin varligi beni iyi olmaya davet eder.

    ama yine de iyilik ve kotuluk aslinda birdir.
    herkes kendi capinda iyi ve kotudur.
    sadece cap daraldikca insancik olmaya meyl edersin o kadar.
  • (bkz: dualizm)
  • bu ayrımın mutlak olanını, psikoloji ve çağdaş edebiyat gibi türk mitolojisi de kabul etmiyor.

    bay ülgen bir dişi ve bir erkek insan bedeni yaratır. ancak onlara verecek ruhu bulmak için kayra kan'ın yanına gitmelidir. yokluğu sırasında bedenlerin başına bir şey gelmemesi için köpeği bekçi olarak bırakır ve yola çıkar.

    ülgen gittikten bir süre sonra, erlig kan* gelir. köpeği, ona altın bir post vereceği vaadi ile uzaklaştırır. bedenlere yaklaşır ve onları tükürükleri ile kirletir.

    ülgen geri döndüğünde olanları görür. köpeği, insanlar tarafından aşağılanacak bir hayvan olarak yaşamak üzere dünya'ya gönderir. ancak bedenlerin temizlenecek bir hâli kalmamıştır. ülgen de bedenlerin "içini dışına çevirir" ve onlara ruh verir.

    hikâye böyle.

    bakalım okuduğumuzu anladık mı? hepimiz ülgen'in yarattığı bir bedene, kayra'nın verdiği bir ruha sahibiz. ancak hepimizin içinde erlig'in tükürükleri var.