şükela:  tümü | bugün
14066 entry daha
  • psikiyatri bazı kimselerin akıllarını kaçırma nedenleriyle ilgilenir, ama asıl sorun insanların çoğunluğunun neden akıllarını kaçırmadığıdır.

    erich fromm
    psikanaliz ve zen budizm
  • kâinat ne kadar da uçsuz bucaksız! gezegenlerin doğuşunu görüyorum ve hızla geçip gidiyor. peki, onları sevk eden el nasıl bir şeydir öyleyse? dünyalar etrafımda dönüyor. ve ben bu kıpır kıpır kâinatın tam göbeğindeyim.

    oh, keyfime diyecek yok! kendimi altımdaki sonsuz uzaklıkta kaybolan o sefil dünyadan daha üstün görüyorum; gezegenler etrafımda hopur hopur hopluyor -kuyruklu yıldızlar harlı kuyruklarını savurarak yanımdan geçiyor ve yüzyıllar sonra dönecek, hem de hâlâ uzayda yarışan atlar gibi koşarak. bu enginlik bana huzur veriyor. evet, bu gerçekten benim için yaratılmış; sonsuzluk beni her tarafımdan kuşatıyor. büyük bir iştahla tadını çıkarıyorum.

    smarh- gustave flaubert
  • gerçeklerle çabucak kırılan yüreğimi düşlerinle sevince boğmayı nasıl da bildin ve hep başardın sen.
  • "zamanin inim inim inletilen köleleri olmamak için sarhos olun durmamacasina! sarapla, siirle, ya da erdemle, nasil isterseniz."
    * *
  • "en iyiyi ararken iyiyi kaybediyorsunuz."

    aforizmalar/franz kafka
  • zayıflığımızı belli etmek istemediğimizde, iyiyim, deyip geçiştiririz ya öyle söylemişti, hatta ölecek durumda olsak bile iyiyim deriz, kabaca buna yiğitliğe bok sürdürmemek denir, olayları böyle mantıksızca tersine çevirmek yalnızca insan türüne özgüdür.

    körlük - jose saramago
  • "insan olmak kolay değildir, hele 'insanca' yaşanabilecek bir toplum düzeni yoksa!"

    fareler ve insanlar, john steinbeck
  • sessizliğin bir güç olduğu söylenir; bambaşka bir anlamda, sevilen kişinin emrinde, korkunç bir güçtür. bekleyenin sıkıntısını artırır. bir kişiye yaklaşmaya insanı en fazla davet eden şey, kendisini ondan ayıran şeydir; sessizlikse, aşılması en imkânsız engeldir! sessizliğin bir işkence olduğu ve hapiste bu işkenceye mahkûm edilenleri delirtebildiği de söylenir. oysa sevilen kişinin sessizliğine maruz kalmak, suskunluktan da ağır, en ağır işkencedir!

    (bkz: guermantes tarafı)
  • "oyunmuş, kıçımın kenarı. oyun, öyle mi? tüm asların bulunduğu takımdaysan, tamam; kabul ederim. ya öteki takımdaysan, as oyuncu filan yoksa, oyunla ilgisi kalır mı bunun? hiç yani. yok oyun moyun."

    (bkz: çavdar tarlasında çocuklar)
  • "nasıl yaşanacağı, neyle yaşanacağı benim tek derdim oldu.
    dertlerin en temellisi, dertlerin en tedavisizi,
    tedavisi ölüm olanı, çaresi ölüm olanı geldi beni buldu.
    bulduğuna da memnun oldu ki, bir daha hiçbir yere gitmedi.
    ben hiçbir yere onsuz gidemedim.
    nereye doğru hafiften kıpırdasam onu bavuluma serili,
    nereye uzansam onu az evvelden gelip yanı başıma serili buldum.
    cam kenarında iken ben, o koridorda,
    masadayken ben, o çekmecede,
    olur da gülersem ben, o genzimde idi.
    bir şeyi sevecek olsam, o itirazı olandı,
    otursam bahanesi olan, yatsam uykusu kaçandı,
    ben acıkırken o ağzını siliyor olurdu,
    ayakkabımı giyerken çekeceği sallayandı,
    ben başlarken kitabı bitiren, çıkarken inendi.
    nasıl yaşanacak o biliyordu, yaşayamayarak diyecekti, onu da demiyordu."
    (bkz: öyle miymiş)
4 entry daha