şükela:  tümü | bugün
13367 entry daha
  • “yaşamaktan mutlu olmak demek, paranızın karşılığını almayı öğrenmek ve bunun bilincinde olmaktı. insan parasının karşılığını alabilir. dünya, alışveriş etmek için iyi bir yerdi. çok iyi bir düşünce gibi görünüyor bu. beş yıl sonra, diye düşündüm, bütün öteki düşüncelerimin hepsi kadar saçma gelecek bu bana...”

    güneş de doğar-ernest hemingway
  • “ama bir özel kişi olarak ben, neden kendi isteğimle savcı rolünü üstlenmem gerektiğini bilmiyorum. savunma tarafında olmayı tercih ederim. şahsen, insanları yargılamaktansa onları anlamak beni daha çok mutlu ediyor.”

    bir kadının yaşamından 24 saat-stefan zweig
  • "... insanların evrensel olarak mutluluğun bir şans olduğunu, talihin yeterince iyiyse bulutların arasından açan güneş gibi ortaya çıkacağını düşünmeye meyilli olduğunu söylerdi. ama mutluluk böyle oluşmuyor. mutluluk insanın çabalarının bir sonucu. onun için savaşırsın, uğraşırsın, ısrar edersin ve bazen onu ararken tüm dünyayı dolaşırsın. sana sunulan nimetlerin ortaya çıkması da aslında senin de yorulmadan çabalaman gerekir. ve bir kez mutluluğa ulaştığında ipleri gevşek bırakmamalısın. o mutluluk içinde suyun üzerinde kalmak için sonsuza kadar yukarıya doğru yüzmen gerekir. bunu yapamazsan içindeki tatmin duygusu yavaşça kaybolur gider. kendini kötü hissederken dua etmek kolaydır ama kriz bittikten sonra bile dua etmeye devam etmek bir mühürleme işlemi gibidir. ruhunun eriştiği güzelliklere tutunmasını sağlar."

    ye dua et sev - elizabeth gilbert
  • “yasam ucurumlarla dolu, ama onlara suruklenmenin bu kadar kolay olabilecegini hic dusunmemistim.”
  • ''biz, her şeye hayret eden bir millet olduğumuz için albayım, sevinç ve şaşkınlıkla ellerimizi çırpıyoruz. zaten her zaman alkışlarız. beğensek de, beğenmesek de, oyumuzu versek de, vermesek de, her şeyi oyun sandığımız için durmadan ellerimizi çırparız. ruhbilimciler de öyle söylüyor: çocuk kalmak iyiymiş. biz de iyi kaldık albayım; medeniyet bizi bozamadı."

    -oğuz atay / tehlikeli oyunlar
  • "bu dünyadaki tüm gülünçlüklerin içinde bana en gülünç geleni, işi hep başından aşkın olmak, yemeği de davranışlarını da aceleye getiren bir adam olmak."

    (bkz: soren kierkegaard)

    ya/ya da