şükela:  tümü | bugün soru sor
9538 entry daha
  • belki de deli dedikleri tek kişilik bir azınlıktır.bir zamanlar dünyanın güneşin çevresinde döndüğüne inanmak nasıl delilik belirtisi olarak görüldüyse şimdi de geçmişin değiştirilemeyeceğine inanmak delilik belirtisi olarak kabul ediliyordu.bu inancı bir tek kendisi taşıyor olabilirdi ve eğer öyleyse, o zaman delinin tekiydi.ama deliliği pek dert etmiyordu, onu asıl ürküten yanılıyor olabileceğiydi.

    george orwell - 1984
  • "netice itibariyle ümidimiz büyüktür. zaten ümidimiz ne kadarsa tehlike de o kadardır. yahut tersinden ele almak daha doğru. bir işin tehlikesi ne kadar büyükse o işten doğan ümit de o kadar büyüktür."

    kırk hadis - ismet özel
  • "defineyi arıyorduk. ne çok define arıyorduk. her bulduğumuz define bir sonraki arayış kafilesini finanse ediyor, zarar hanesine düşülen her kayıt, yazılan her silik rakam, bizi daha da fakirleştiriyordu. zıtların birliğinden doğan cehlin, tecahülü arif marifetiyle uzanılan yüksek bir ilim olduğunu tam ölürken fark ettik. ben fark ettim. biz fark ettik. ancak bizim anlayacağımız bir ben’in kendi içine çökerek, titreyerek kapandığı bir mezar taşının üzerindeki yazıydı bütün mesele. bula bula definenin kendisi oluyorduk."

    kehf zamanı s.70 - ahmet kubilay *
  • "yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar."

    kör baykuş'un ilk cümlesi - sâdık hidâyet
  • aşk değil önemli olan, aşkın civarındakiler...
    aşkın hallerini anlamak için, aşkı yaşamaktansa bastırmak daha iyidir. bu bakımdan büyük anlam taşıyan el değmemişlikler vardır. hareket etmek tatmin getirir, ama aynı zamanda aklı karıştırır. sahip olmak, sahip olunmak, dolayısıyla kendini kaybetmek demektir. sadece düşünce, çürümeden gerçeğin bilgisine varabilir.

    huzursuzluğun kitabı
    fernando pessoa
  • "çünkü kadın gerçeği söylemeye başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçülmeye başlar; yaşam karşısındaki uyumluluğu yok olur. erkek sabah kahvaltısında ve akşam yemeğinde kendini boyutlarının en az iki katında göremezse, kararlar vermeyi, yerlileri uygarlaştırmayı, yasalar koymayı, kitaplar yazmayı, özenle giyinip yemekli toplantılar yapmayı nasıl sürdürecektir?"

    (bkz: virginia woolf)
    (bkz: kendine ait bir oda)
  • gecenin gündüzle bir olmadığını bilirim: geceleri herşey değişiktir, gecenin şeyleri gündüz anlatılmazlar, yokturlar gündüz çünkü; bir kez yalnızlıkları başladı mı, gece yalnızlık çekenler için korkunç bir zamandır.

    silahlara veda - ernest hemingway
  • "go take a flying fuck at a rolling doughnut", murmured paul lazzaro in his azure nest. "go take a flying fuck at the moon." kurt vonnegut, slaughterhouse-five (mezbaha no.5)
  • sürekli arzulamayan acı çekmez.
  • "ağzının, güzel dudaklarının kenarında bir gülümseme yaratmak için, ne uzun yollardan geçiyorsun. kendinden veriyorsun ve durmadan eksiliyorsun. oysa bazı insanlar oldukları gibi kalarak elde ederler tüm istediklerini. ben, kanımı damla damla süzerek veriyorum."

    tehlikeli oyunlar

    ***

    "yaşamak sadece yaşamak; ölüm ise hatıralarda, gönüllerde, tabiatta ve ebedî karanlıkta yaşamaktı. yahut da sadece hatıralarda, hatıralardan silindikten sonra tabiatta, tabiatta parçalandıktan sonra ebedî karanlıkta yaşamaktı. o karanlıkta kaybolmak, unutulmak ne güzeldi! dünyanın bütün güzelliklerine veda etmekte büyük bir fedakârlık vardı ve her fedâkarlık gibi bu da muhteşem bir şeydi."

    ruh adam
9413 entry daha