şükela:  tümü | bugün
11691 entry daha
  • bazen bir insan "çok mutluyum" diyemeyecek kadar çok acı çekmiş olabilir.

    alexandre dumas - siyah lale

    yanlış hatırlamıyorsam kitap bu cümle ile bitiyordu. yıllardır yeri geldi hafıza problemim yüzünden çok kolay (sefillerin yazarı kimdir? gibi... ) veya çok önemli şeyleri bile (çocukluk arkadaşımın ismini vs.)unuttum. ancak bu cümleyi unutamadım. ve ne zaman bir yerlerde gerçekten mutsuz gözüken bir insan görsem bu cümleyi tekrar ederken buluyorum kendimi.
  • " insan mutsuzken dikkati hep kendine döner. kendini çok ciddiye alır. mutlular, yani kendilerini gerçekten sevenlerse, pek düşünmezler kendilerini. mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar. çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır. mutsuzluk, kendine düşkünlüğün varacağı son noktadır. "

    (bkz: parfümün dansı)
  • ...her şeyden ayırabilseydim kendimi. her şeyden, burjuva ya da küçük burjuva, allah'ın belası gündelik düzenin üstüme saldığı her şeyden...

    tezer özlü - zaman dışı yaşam
  • en iyi değilim, en kötü de
    en cömert değilim, en cimri de
    en kibirli değilim, en mütevazı da

    hiç kimseyi kandırmamış değilim, herkesi aldatmış da
    kimseyi yarı yolda bırakmamış değilim, herkesi satmış da
    hep iyiliğimden kaybetmiş değilim, kötülük yapa yapa kazanmış da

    çok başarılı olduğum günler de oldu, dibe vurduğum da
    sevgi dolu değilim, nefret dolu da

    biraz barışçıyım, biraz da savaşçı
    biraz güçlüyüm, biraz zayıf
    biraz iyiyim, biraz kötü
    hem iyi, hem kötü
    insanım!

    insan sevmeye başladı mı,
    yaşamaya da başlar!

    william shakespeare
  • "anlamak için, kendimi yok ettim. anlamak, sevmeyi unutmaktır. leonardo da vinci, insan bir şeye ancak anladıktan sonra nefret ya da sevgi duyabilir, demiş. bundan daha yanlış, aynı zamanda da daha manalı bir söz bilmiyorum."

    fernando pessoa / huzursuzluğun kitabı
  • iki kere iki dört formülü, yine de dayanılmaz şey doğrusu. bana kalırsa iki kere iki dört, büyük bir küstahlıktır ve etrafa tükürükler saçan, elleri belinde, yol kesen bir külhanbeyinin ta kendisidir. iki kere ikinin mükemmelliğine inanıyorum; fakat ondan daha üstün olduğuna inandığım şey, iki kere ikinin beş etmesidir.”
  • egon, seni huzursuz edecek, keyfini kaçıracak bir şey bulamadıysa o gün, eski sevgilini takip ettirir sosyal medyadan, şuradan buradan sana. ne kadar mutlu göründüğüne bakarsın adamın ya da kadının, deli olursun, kendine bakarsın enerjin düşer. işlem tamam.

    uçan tabut,
    pınar eğilmez.
  • bedeni beslemek, onun ihtiyaçlarını gidermek için bir sanat öğrendin; bir işin var, bir mesleğin var. ruhunu beslemek için de din san'atı öğrenmeye çalış !

    san'at ve meslek yüzünden dünyada giyinmiş, kuşanmış ve zengin olmuşsun; öte tarafa ahirete gidince ne yapacaksın ?

    daha bu dünyada iken bir san'at öğren ki, ahirette işine yarasın; sana ilahi marifet kazandırsın.

    öbür dünya da, yani ahiret alemi de pazarlarla, kazançlarla dopdolu, bir şehir gibidir. sen, kazancın yalnız bu dünyada olduğunu sanma !

    mevlana celaleddin rumi - mesnevi
  • ... kendi peşimi bile bıraktım...
    .
    .
    sait faik - lüzumsuz adam
  • " demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve mühitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?"

    sabahattin alı - içimizdeki şeytan
3482 entry daha