şükela:  tümü | bugün soru sor
17114 entry daha
  • “-bir şapkayı beğenince onu kafana çiviyle çakıyor musun?
    -yani?
    -evlenme!”
    (korkma ben varım - murat menteş)
  • ben onu sevenlerden nefret ediyordum.
  • hayatın bir ateşli rüya olduğunu anlamıştı. gerçek denilen şey de uydurmalardan ve sanrılardan oluşan dipsiz bir dünyaydı.

    paul auster - yanılsamalar kitabı
  • “-aramızdaki temel fark ne, biliyor musun? sen insanlara baktığın zaman üniformalar, bayraklar ve din görüyorsun.

    -peki, sen ne görüyorsun bakalım?

    -insan, sadece insan. seven, acı ceken, acıkan, üşüyen, korkan bir insan.”

    (bkz: serenad)
  • çünkü geçmiş bir insanı kuran değil, yıkan şeydir. daha doğrusu bir yandan kurarken bir yandan yıkar. hep bir savaş hali... kapısız penceresiz binalar, devrilmiş sokak lambaları, yerlerinden fırlamış kaldırım taşları; bir enkaz olarak insan hayatı. evet, büyüyemedik ama çocuk da kalamadık. bir enkazız yalnızca.

    seyrek yağmur/barış bıçakçı
  • ikide birde, bir sözüme cevap olarak "sahi mi?" diyor, ve ben bu kelimeyi bir hastaya verilen ilaç gibi gözlerimi kapayarak içiyordum.

    çakıcı'nın ilk kurşunu
    sabahattin ali
  • "'evet jashe' dedi annesi ona: 'aslanlar ibranice konuşmayı öğrendiler. hikayeden faydalanmak istiyorsan sadece bu mucizeyi değil daha birçoğunu kabul etmen gerekecek. anılarda her şey mucizeye dönüştürülebilir. sadece dilemen yeterli, sert kış bahara dönüşür, üzgün odalar altın halılarla kaplanır, katiller iyiye dönüşür, yalnızlıktan ağlayan çocuklar merhametli hocalara kavuşur. bu hocalar aslında ilk yıllarına dönmüş yetişkin kendilerinden başkası değildir. işte böyle kızım, geçmiş sabit ve değişmez bir şey değildir. inanç ve istekle onu değiştirebiliriz ama bunu karanlığını silerek değil, yavaş yavaş güzelleştirmek için elmas işleyen biri gibi her defasında biraz daha aydınlık katarak yapmalıyız.'"

    donde mejor canta un pajaro *, alejandro jodorowsky
  • günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. herkesin bunda bir payı bulunur, herkes onu tanır ama pek az kimse buna kafa yorar. çok kimse onu olduğu gibi benimser ve hiç şaşkınlık göstermez. bu büyük sır zamandır.
    onu ölçmek için saatler, takvimler yapılmıştır. ama bunlar bir şey ifade etmez. herkes çok iyi bilir ki, bazen bir saatlik süre insana bir ömür kadar uzun gelir, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçer. zamanın bu garip kısalığı uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır. çünkü zaman, yaşamın kendisidir. ve yaşamın yeri yürektir.

    momo- micheal ende
  • "yıllar boyunca bir şeyin, yani her şeyin değişeceğini düşündüm ve klosterneuburg sokağından çekip gitmeyi, ama hiçbir şey değişmedi. insan yeterince erken gitmezse birden çok geç olur ve artık gidemez. birden, insan istediğini yapabilir, artık çekip gidemeyeceği açıktır. bu sorun, artık gidememek, hiçbir şeyi değiştirememek, insanı bütün yaşam boyunca uğraştırır, demiş karrer, sonra insan başka hiçbir şeyle ilgilenemez. sonra insan gittikçe çaresizleşir ve gittikçe zayıflar ve artık durmadan, zamanında gitmeliydim der ve kendi kendine zamanında neden gitmedim diye sorar. ama kendimize neden gitmediğimizi sorarsak ve neden zamanında gitmedik dersek, bu en son sınıra gelindiği anda gitmediysek artık bunu anlayamayız diyor karrer oehler’e…"

    thomas bernhard / yürümek - evet
  • yalnızca “çabalamaya değmez” demektir kendini öldürmek.

    sisyphos söyleni (albert camus)
127 entry daha