şükela:  tümü | bugün
22434 entry daha
  • "herkes kendi yolunu izler. insan bir ağaç gibidir. neden kiraz vermiyor diye incir ağacını hiç azarladığın oldu mu?"

    zorba the greek, nikos kazancakis
  • insanlar arasında susuz kalıp ölmekten kim korkmuyorsa, o bütün bardaklardan bir şeyler içebilir; kim insanlar arasında temiz kalmayı isterse kendisini kirli su ile bile yıkamasını bilmelidir.

    (bkz: böyle buyurdu zerdüşt)
  • sayfasına, kahve ya da çay dökülmüş tüm kitap cümleleri iz bırakır.
    malum, kitap okuyan sayısı az, yayınevleri de, ekonomik olsun diye, teksir kağıdı gibi kağıda basıyorlar, haliyle mürekkep de kalitesiz, en basit sıvı temasında, dağılıyor, o sırada bi yerine değerse, eyvah ki eyvah, yandı gülüm keten helva.
    iz bırakır.
    aman diyim.
  • ingilizce özgün adıyla "whitney, my love" olan, judith mcnaught'ın yazdığı ve 1985 yılında yayımlanan içinde aşk saklı adlı romandan;

    clayton: beni seviyorsun demek... eğer doğruyu söylemiyorsan, tanrı
    yardımcın olsun. çünkü seni bir daha asla bırakmayacağım.

    whitney: evin nerede?

    clayton: sen neredeysen orada ...
  • "somut gerçekler, inançlarımızın yaşadığı aleme nüfuz edemez, bu inançları doğurmadıkları gibi, öldüremezler de; onları sürekli olarak yalanlasalar da, zayıflatamazlar; ardı arkası kesilmeyen bir felaketler veya hastalıklar silsilesi, bir aileyi tanrı'nın iyiliği ya da aile doktorunun yeteneği konusunda şüpheye düşüremez."

    (bkz: marcel proust)
    (bkz: swann'ların tarafı)
  • sabah sabah şunu okudum bayıldım:

    “geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. özlediğin, arzuladığın şeylerin hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini, bilmek istiyorum.

    kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, aptal gibi görünme riskini göze alıp alamayacağını bilmek istiyorum.

    saklamaya, azaltmaya ya da düzeltmeye çalışmadan kederlerimizle yüzleşip yüzleşemeyeceğini bilmek istiyorum.

    yüreğin doğanın ritmi ve yaşama sevinciyle dolu bir sevdanın sınırlarına vardığında, o sınırları feda edip edemeyeceğini bilmek istiyorum.

    anlattığın hikâyenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor. kendi ruhuna ihanet etmemek için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratmayacağını bilmek istiyorum. ihaneti göze aldığın her seferinde, sonuçlarını ayakta karşılayıp karşılayamayacağını bilmek istiyorum.

    ‘güven’ kelimesinin senin için ne ifade ettiğini bilmek istiyorum. bazen sana karanlık gibi görünse bile, gelen günün içindeki o büyülü ışığı görüp göremeyeceğini bilmek istiyorum.

    nerede yaşadığın ya da neye sahip olduğun beni ilgilendirmiyor. keder ve umutsuzlukla geçen bir gecenin ardından, kırılmış, yorgun ve bitap, ayağa kalkıp kalkamayacağını; ‘çocuklar’ için yapılması gerekenleri yapıp yapamayacağını bilmek istiyorum.

    kim olduğun, buraya nereden ve nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor. birlikte bir ateşin ortasında düştüğümüzde, gerektiğinde yanmayı göze alıp alamayacağını bilmek istiyorum.

    yalnız kalmaya katlanıp katlanamadığını bilmek istiyorum. içinde yüreğinden başka tutunacak hiç bir şeyin kalmadığında, o amansız varlığını sevmeye devam edip edemeyeceğini bilmek istiyorum.

    bugüne kadar ne öğrendiğin, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor. diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum…”

    oriah mountain dreamer - “ invitation ”
  • ''aforizma belki bilmek demek değildir ama bilmek çabasıdır, ona en azından bir başlangıç önermesine verilen değeri vermek gerekir. şu da yeteri kadar açık değil mi: aforizma modern insanın kullandığı bir ağrı kesicidir. hiç olmanın ağrısını dindirir. sonra ağrı yine başlar.''

    sinek ısırıklarının müellifi-barış bıçakçı
  • "dehşet... dehşet artık alışılagelmiş, hatta basmakalıp bir şeye dönüştü. bizler de öyle çok değiştik ki, bugün ekranlarda gördüğümüz dehşetin dün gördüğümüze oranla daha da ürkütücü olmasını bekliyoruz. aksi takdirde, o kadar da korkunç gelmiyor bize bugün gördüklerimiz. bu anlamda çizgiyi aştık."

    svetlana aleksiyeviç 'in çernobil duası adlı derleme kitabından liliya mihaylovna kuzmenkova'nın satırları.
  • ''bir şeylere üzülüyorsam, tuvalete gitmem gerekse bile gitmem. üzülmekten gidemem. üzülmeyi bırakıp gidemem.''

    (bkz: çavdar tarlasında çocuklar)
    (bkz: jerome david salinger)
2342 entry daha