şükela:  tümü | bugün
  • yaratanın yolu üzerine

    kardeşim, aşağılanmak kelimesini ve seni aşağı görenlere karşı adil olmanın acısını tanır mısın? senin hakkındaki düşüncelerini değiştirmeye herkesi zorladın. bunun intikamını alacaklar. onlara yaklaştın; fakat yine de önlerinden geçip, gittin. bunu sana hiçbir zaman bağışlamayacaklardır. sen onları geçtin. fakat sen yükseldikçe kıskançlığın gözü, seni o oranda küçük görür. en çok, uçandan nefret edilir. demelisin ki: bana karşı nasıl adil olabilirsiniz? ben kendime sizin haksızlığınızı yakıştırıyorum. onlar, yalnız olana haksızlık eder ve çamur atarlar. fakat kardeşim eğer bir yıldız olmak istersen böyle yaptılar diye onları daha az aydınlatmamalısın.

    böyle buyurdu zerdüşt
    friedrich nietzsche
  • kırılgan bir köprüden sana doğru yürüyorum. sana ulaşamazsam, sesim ve kelimelerim sana değmezse ve sen bana bir daha dokunmazsan, işte o zaman, korkarım sonsuz ve sensiz bir boşluğa yapayalnız düşeceğim. beni tut, beni her şeye rağmen tut.
  • lütfen biraz gülümse , ilaç alacak param yok çünkü ...

    çerçi
    oğuz bal
  • çocuğunun, kardeşinin, annesinin veya babasının ölümünden otuz kırk yıl sonra o insanı düşünüp hala aynı boşluk hissini yaşamak da mümkündür, bazılarının yeri asla doldurulamaz... bazen öldüğünüzde bile.

    (bkz: stephen king)
  • insanların çoğu, en iyi arkadaşını alçalmış görmekten mutlu olur. genellikle arkadaşlıkların bu temele inşa edildiğini de söylemek abartı olmaz. bütün düşünen insanlar, bu eski gerçeği bilir.

    dostoyevski - kumarbaz
  • bir idam mahkumu idamından 12 saat önce hükümetin emriyle son isteğini yerine getirecek olan askeri yargıcın önüne çıkarılmıştı. asıl amaç, ifadesini değiştirmesi koşuluyla suçlunun bağışlanmasıydı. hazırcevap sanık, "son isteğim bir çocuk yapmaktır" diye yanıt vermişti. "olur" diyen soruşturma yargıcı da iyi bir şaka yapıyor kanısıyla bir orospu getirtmişti. sanık, hiç ilişmediği kadını yine geri göndermiş ve yargıç yanına gelince ona şunu söylemişti: "yeteri kadar orospu çocuğu var dünyada..."

    (bkz: miguel angel asturias)
    (bkz: sayın başkan)
  • tanrım, artık bir ateist olduğum için beni bağışla, ama nietzsche'yi okudun mu? ne kitap!

    john fante - toza sor.
  • “parmağına çekiç vurmuş bir insanın,elini deli gibi sallayıp zıplaması,söz konusu acıyı asla geçirmez..”
    atilla atalay-geliş gidiş
  • çok kalabalık bir yalnızlık içerisindeyim.
    ne tarafa dönersem mendime çarpıyorum.
  • yalnızlığınızın büyüklüğünü de duyumsarsanız buna sevinin; çünkü diye sorun kendinize, büyüklüğü içermeyen bir yalnızlık neye yarar? topu topu tek bir yalnızlık vardır, o da büyüktür, kolay katlanılacak gibi değildir. dolayısıyla, herkesin yaşamında öyle saatler vardır ki, insan yalnızlığı verip ne denli yavan ve ucuz olursa olsun bir beraberliği almak ister karşılığında; iyi kötü ilk rastlayacağı kişiyle, en sıradan bir kişiyle sözde birazcık bir anlaşma uğruna yalnızlığı elden çıkarmak ister. ama belki de yalnızlığın büyüdüğü saatlerdir bunlar; çünkü onun büyüyüşü de tıpkı oğlanların büyümesi gibi birtakım acı ve sancılarla gerçekleşir ve baharın ilk günleri gibi hüzünle dolup taşar. ancak, şaşırtmasın bu sizi. bizlere gereken yalnızlıktır, büyük, içsel bir yalnızlık. kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak... işte erişilmesi gereken şey bizler için.

    rainer maria rilke - genç bir şaire mektuplar