şükela:  tümü | bugün
  • çok kalabalık bir yalnızlık içerisindeyim.
    ne tarafa dönersem mendime çarpıyorum.
  • yalnızlığınızın büyüklüğünü de duyumsarsanız buna sevinin; çünkü diye sorun kendinize, büyüklüğü içermeyen bir yalnızlık neye yarar? topu topu tek bir yalnızlık vardır, o da büyüktür, kolay katlanılacak gibi değildir. dolayısıyla, herkesin yaşamında öyle saatler vardır ki, insan yalnızlığı verip ne denli yavan ve ucuz olursa olsun bir beraberliği almak ister karşılığında; iyi kötü ilk rastlayacağı kişiyle, en sıradan bir kişiyle sözde birazcık bir anlaşma uğruna yalnızlığı elden çıkarmak ister. ama belki de yalnızlığın büyüdüğü saatlerdir bunlar; çünkü onun büyüyüşü de tıpkı oğlanların büyümesi gibi birtakım acı ve sancılarla gerçekleşir ve baharın ilk günleri gibi hüzünle dolup taşar. ancak, şaşırtmasın bu sizi. bizlere gereken yalnızlıktır, büyük, içsel bir yalnızlık. kendi içine yürümek ve saatler boyu kimselere rastlamamak... işte erişilmesi gereken şey bizler için.

    rainer maria rilke - genç bir şaire mektuplar
  • ve sen daha demincek,
    yıllar da geçse demincek,
    bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
    ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
    yaran derine gitmiş,
    fitil tutmaz, bilirim.
    ama hesap dağlarladır,
    umut, dağlarla.

    ahmed arif.

    leylim leylim
  • insanı delirten, gerçeğin dışında yaşamak oluyor. gerçek dehşet verici. insanı öldürebilir. yeterince zamanı olursa kesin öldürür. gerçek acıdır-bunu sen söylemiştin! ama insanı delirten yalanlar, gerçekten kaçışlar.

    mülksüzler-ursula k. le guin
  • ben bir acayip oldum. gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. dünyanın en sevimli insanları olan posta müvezzilerinin bile.
    ...
    bineyim bir boğaziçi vapuruna günün birinde. bebek'le arnavutköy önlerinde arka taraftaki oturduğum kanepeden kalkayım, etrafıma bakayım; kimseler yoksa, denizin içine bırakıvereyim kendimi.

    sait faik abasıyanık - lüzumsuz adam
  • sokağa karşı. karşılaşma yeri mi? belki de, ama hangi karşılaşmadan bahsediyoruz? yüzeysel karşılaşmalardan. sokaklarda insanlar karşılaşmazlar, birbirlerine yaklaşırlar. onu beraberinde götüren 'biz'in varlığıdır. sokak bir grubun, bir 'öznenin' oluşmasına izin vermez, bir şeyin peşinde gelen insanlar yığınını taşır. peki bu insanlar neyinn peşinndedir? meta dünyası sokakta açılır.

    henrı lefebvre- kentsel devrim
  • insan ne isterse onu yaparmış. istediğinin farkında olmadan da yaparmış. kimswden izin almadan, kendine bile kızarak yaparmış. kendine bile engel olamayan, insanmış.
  • iz bırakan kitap cümlelerine adam direk kitabı yazmış
  • dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim sana,birşeyler anlatacağım bütün kulakladan gizli.herkesin ortasında konuşacağım,fakat senden başka duyan olmayacak söylediklerimi.
  • "rıfat da o günden sonra kuytularda, tenhalarda birikiyor, kendisine yaklaşan insanların imgelerini pırıl pırıl bir biçimde onlara geri vermek için sakin, durgun ve kıpırtısız olmaya çabalıyor."

    barış bıçakçı - seyrek yağmur