şükela:  tümü | bugün
  • fakirlerin derdidir.

    ben bisiklet kullanıyorum.
    gönlüm de zengin.

    arkadaş anlatamıyoruz, şehri duman kaplamış, nefes alınamıyor egsoz kokusundan, kömür kokusundan.
    millet, patronların ödemesi gereken ulaşım maliyetini, benim vergimin kullanıldığı belediyeye yıkmaya çalışıyor. bunu da çevreyi kirleterek yapıyor.

    ulaşım maliyeti düşsün diye insanlar bir merkezde toplanıyor. kasabalar, şehirler, metropoller oluşuyor.
    ama millet torbalı'dan karşıyaka'ya işe geliyor. patron ödeyecek kardeşim ve suni trafik yaratılmayacak kentte.
    belediye de toplu konut projelerine para harcasın. adam da torbalı'dan gelmek zorunda kalmasın.

    yada alt merkezlerin gelişmesini sağlasın. oralara iş alanları, sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler geliştirilsin.
    basit bir hizmet sektörü işinde çalışmak için millet gitgel 3 saatlik yolu göze alıyor. o insanın yaşadığı hayattan ne anlayabileceğini düşünüyorsunuz. en az 9 saat çalışıyor. 1 saat öğle molası, 3 saatte yol. 1 saat yol yorgunluğunun atılması. en az 14 saat gitti. 10 saatle yaşasın uyku dahil hayatını. o 10 saati 13 saate çıkarmak mümkün.

    eylem yapacaksanız buna eylem yapın. ulaşım haktır. ama kent alanının içine sıçan gereksiz trafik hareketleri hak değildir, çevreyi kirletmek hak değildir, şehirlerin sağlıksız büyümesi hak değildir.

    ibb'de çalışan bi arkadaşım var. adam çiğli'nin örekesinden konak meydanına gidiyor hergün. soruyorum: yapacağın iş, oraya gitmenin şart olduğu bir iş mi? yok diyor. çiğli'de bir birim olsa, oradan yürütemez misiniz bu teknoloji çağında diyorum, haklısın diyor.

    belediyenin içinde bile yapılan işin şuur ve plan-program dahilinde yapılmadığı konusunda haklısınız. ama yapılan ücret planının yanlış olduğunu söylemek abes.

    petrol kuyularımız yok arkadaş. doğal gaz yataklarımız yok elektrik üreten.
    şehir yönetmek bunların planlamasıyla olur. ulaşım haktır. ama neye ulaşım, benim paramla, benim soluduğum pis havayla, ulaşım yapanın kendi mutsuz hayatıyla?
  • ben izmir'den ayrıldığım için beni etkilemeyen zamdır.
  • metrobüs için yıllardır uygulanıyor bu sistem. daha adil olduğunu düşünüyorum.

    girerken en uzak mesafe ücretini öde, çıkışta üzerini geri al. bunun “üstelik çıkarken kartınızı okutmayı unutursanız geçmiş olsun” şeklinde sunulması çok sempatik gelmedi.
  • (bkz: 15 şubat 2018 izban artı para sistemi/@sorun sende degil bende)

    belediyenin; izmir halkına değil, patron ve onların şirketlerine hizmet ettiğini gösteren uygulaması. ilk binişlerde en uzak mesafe ücretinin kart bakiyesinden düşüleceği, inilecek istasyonda da, kartın yeniden okutulmasının ardından, mesafeye bağlı para iadesi yapılacağı açıklandı. herkes ulaşım kartlarına, en uzak mesafeye göre bakiye yüklemek zorunda bırakılacak. örnekle; alsancak istasyonundan izban’a binen bir yurttaş, halkapınar’da ya da salhane’de inecek olsa bile, önce kartından en uzak mesafe düşülecek (11,44tl), sonra indiği istasyonda kuyruğa girip tekrar kartını okutacak ve artan ücret kartına iade edilecek. kimse ‘kartımda az bir bakiye var, ben de zaten iki durak sonra gideceğim, bana yeter’ diyemeyecek. bu bir dayatma olmasının yanında, vatandaşlar tarafından kullanılamayacak olan ve sistem tarafından bloke edilmiş bir ücrettir. ve bu ücret, ulaşım kartlarına yüklendiği andan itibaren, akıllı kart şirketinin kasasına girecek(!), şirket bu parayı istediği gibi kullanabilecek(!). gördüğünüz gibi bu hırsız düzenin çarkları yine vatandaşın tepesinde dönüyor.

    "izmir büyükşehir belediyesi kime hizmet ediyor?

    izmir büyükşehir belediye meclisinin 14 aralık 2017 tarihli oturumunda, toplu ulaşım tarifelerine yüzde 10 oranında zam yapılma kararı alındı. ayrıca, izban hatları için, kartlara 4 kontör (11.44tl) yüklenmesini zorunlu kılan ve mesafeye göre biniş ücretinin arttığı yeni bir uygulama başlatılması da kararlaştırıldı.

    chp’nin, ekonomik başlıklarda, akp zihniyetinden bir farkı olmadığı artık açık.

    aralarındaki kavganın, sermayenin çıkarlarını temsil etmek konusundaki bir yarıştan kaynaklandığı da.

    bu yarışta chp, kalesi olarak gördüğü izmir’deki icraatlarıyla, zihniyetiyle, tuttuğu yol ile sermayeye göz kırpıyor.

    izmir büyükşehir belediyesi, izmir halkının çıkarlarını gözeten bir kamu kurumu olarak değil, ticari bir şirket gibi yönetiliyor.

    kadro hakkını kazanan işçileri kapı önüne koyarken de durum böyle...

    kültürpark'tan ayrı düşünülemeyecek olan ve “basmane çukuru” olarak anılan arazide, mesut sancak kaybetmesin diye planlar yapılırken de…

    tablo böyle olunca; ulaşımda da, izmir büyükşehir belediyesi, “ince hesaplar” peşine düşüyor. ulaşım ücretlerine yapılan zam yetmiyor, bir de “diğer büyük kentlerde de bu uygulama var” denilerek mesafeye bağlı ek zam yapılıyor.

    zaten sorunlu olan ulaşım, şimdi, daha pahalı bir sorun oluyor.

    gelinen noktaya bakın:

    izmir’de sermayeye teşvik yapılıyor, yatırım desteği yapılıyor. kaynaklar seferber ediliyor.

    ama sıra emekçilere gelince; toplu taşımanın maliyeti oluyor…

    bu yaklaşım asla kabul edilemez.

    ulaşım ücretlerine yapılan zamlar, emekçilerin yoksullaşmasını arttıran nedenlerden biridir.

    emekçi ücretlerini gasp etmenin, başka bir adıdır.

    bu nedenle, toplu ulaşımda yapılan zam ve yeni ücretlendirme sistemi hemen geri çekilmelidir.

    toplu ulaşım emekçiler için ücretsiz olmalıdır."

    tkp izmir il örgütü
  • katıldığım slogan. memleketin boka batmayan daha neresi kaldı merak ediyorum.

    bu arada (bkz: izmir ekonomi üniversitesinde yapılan kedi eziyeti)
  • boyun eğmeyenler tarafından protesto edilen, karşı mücadele verilen, halk düşmanı uygulama.

    uygulama başlamadan önce izmir’de durak durak çalışma yapan komünistler, bugün de boyun eğmemiş.

    aynı zamanda chp belediyesinin, chp’yi teşhir ettiği bir gizli zam uygulamasıdır. düzen partileri böyledir; piyasacıdır, patron yanlısıdır. işçiye, öğrenciye, emekliye, memura düşmandır bunlar. bunları sınıf yener, sınıf mücadelesi yener, herkesin sınıfını bilmesiyle biz yeneriz kardeşler.
  • insan neden diye sormadan edemiyor.

    artı para istasyonları yetersiz, izdiham oluyor deyin hepberaber katılalım ama benzinin anasının amı, elektriğin dayısının damı olduğu ülkede 130 km'yi 280 kuruşa kimse istese de götüremez.

    hergün çocukların sikildiği cemaatlerin bulunduğu ülkede yarım dolara 1000 km yol yapmak isteyen tipler izdeniz'in vapurları 1 dk gecikince de hemen şikayete başlıyorlar. sanki atom parçalıyor pezevenk az bekle belki körfezde manevra yaptı adam başka bir gemi yüzünden ne bu dalyaraklık?

    chp belediyesinden hazzetmeyen bir eski chp'li olarak diyorum ki bu hizmet fazla bunlara. saat başı koyacaksın eski ikarusları, balık istifi gibi gitsin pezevenkler nereye gideceklerse. sürekli herşeye bir muhalefet. az bi susun amk motorunuz soğusun.

    son söz; kademeli ücrete ve açık zamma evet, insanları bekletmeye hayır.