şükela:  tümü | bugün
  • izmir büyükşehir belediyesi'nin vapur ve feribot işletmesi.
  • tüm yönetim ofislerini bostanlı iskelesinde bulunduran yalova-1, kordon, gölcük, ihsan alyanak(bkz: 25 temmuz 2011 izmir'de vapur kazası), 9 eylül, alaybey, bergama vapurları ve m/f esenköy, m/f eminönü, m/f salacak feribotlarının sahibi olan izmirin deniz taşımacılığından sorumlu şirketi.
  • kendi yazdiklari sefer saatlerine uymayan tasimacilik sirketi (bkz: beceriksiz)
  • 25 şubat 2014 izmir yolsuzluk eylemlerinde pasaport'tan binen vatandaşları neye dayanarak karşıyaka'ya gitmesi gerekirken, alsancak iskelesine yanaşıp polisin insanları gözaltına almasına sebep olan bütün gemileri batasıca işletmedir.

    size dokunmayan yılan bin yaşasın ama denize düşerseniz boğazınıza dolansın o yılan!
  • az önce attığım şikayet mailim.
    merhaba.
    defalarca güvenliğin köşe kapmaca oynayarak vapurlara sokmamaya çalıştığını ama bunda başarılı olamadığını gördüğüm 3-5 küçük çocuğun bugün ben mağduru oldum. sanıyorum 16.40 saatinde bindiğim karşıyaka konak vapurunda önce kantin çalışanlarını rahatsız ettiler. onların elinden "kaçan" bu çocuklar ardından gemide oturan bir adamı sözsüz taciz ettiler (bu kişinin ve tacizin fotoğrafları mevcut. ancak eski tip bir filmli fotoğraf makinesi ile çektiğim için size daha sonra banyo yapıldıktan sonra ulaştıracağım.) bu arada tekne içinde kimsenin de bu çocukları umursamaması ayrı bir rezillik tabi (vatandaştan bahsediyorum tabi) benim fotoğraf çektiğimi görünce yanıma gelen çocuığu kolunu çekerek diğer tarafa doğru uzaklaştırmam nedeni ile hedefleri oldum elbette. o andan itibaren konaktan metroya bindiğim ana kadar biber spreyini elimden bırakmadım. buna rağmen metroya kadar bacaklarıma taş ve toprak yemekten kurtulamadım.
    vapurdan indikten sonra iskelede sigara tellendiren iki güvenliğe bu kalabalık grup çocuğu (sanırım 5 kişi) gösterdim. ancak sigara keyiflerinden vazgeçmeyip "biz bıktık bunlarla uğraşmaktan" diyerek çocuklara bakmadılar bile. bu andan itibaren çocukların tacizi eşliğinde metroya kadar yürüdüm.
    sorularım:
    -bu çocukları güvenliğin engelleme becerisi yok mudur?
    -tekne ile iskele arasında telsiz bağlantısı yok mudur? cevap var olduğuna göre neden teknedeki görevliler iskeleye haber verip bu çocukları tekne iskeleye yanaştığında alıp polise veya ilgili kimse onlara teslim etmiyor? bu bu kadar zor mudur? teknede en az 2 deniz adamı mevcut (büfe vs hariç görevli olarak varsayıyorum) bu kişiler ile tekne yanaştığında tekneye binebilecek 2 güvenlik 5 çocuk ile baş edemiyorsa bu bir güvenlik açığı değil midir? ya teknede az yolcu olsa ve bu çocuk(lar) insanları daha fazla taciz etse? herkesin elinde biber spreyi yok ki? zaten biber spreyinin de yasallığı tartışılıyorken ben benim ödediğim ücretlerle maaşını alan bu güvenlik görevlilierine niye güveneyim? bunların görevi insanların sadece ücret ödemeden geçemsini mi engellemek? tamam öyleyse bile bu çocukların ücret ödemedikleri ortada.. ben binerken oturduğu yerden engelli geçişi için kart basan ve arkadaşı ile sohbet eden güvenlik görevlisi maaşını hak ediyor mu sizce?
    sorularıma politik olmayan açık cevaplar ve bundan sonrasında güvenliğin sağlanması için neler planlandığına dair ayıntılı cevap istiyorum.
    iyi günler.
  • 60 yaş üstü feribotları bostanlı'dan üçkuyular'a ancak 45 dakikada giderken, maksimum 20 dakikalık konak-karşıyaka hattına milyonluk fiber gemiler alan, bostanlı iskeleye yaptığı beceriksiz alan düzenlemesiyle trafiğin içine ederken iletilen hiçbir şikayeti dikkate almayan, maksimum 50-55 araçlık feribotlara 60 ve üzeri araç alacağım diye yırtınıp sıkış tepiş yerleştirilen araç şoförlerinin yine araçlarından inememeleri üzerine gösterdiği haklı tepkiye merdivenlerden 'inmeyeceksiniz o zaman' diye yanıt vermiş ve kavganın fitilini ateşlemiş vizyon sahibi genel müdürü olan büyükşehir belediyesi şirketidir.

    kendisine şöyle seslenmek istiyorum:
    https://www.youtube.com/watch?v=cexh5kz_zu0

    enerji sarfiyatıdır. iş giriş-çıkış saatlerim değiştiği için feribotlarıyla gün içinde ve akşam saatlerinde de seyahat ediyorum. hafta içi akşamları 20.30-21.30-22.30-23.10 seferlerinde feribotların 2/3’ü boş oluyor. maaliyet hesaplarını tabiiki bilemiyorum lakin dünyanın en pahalı benzin/mazotunun kullanıldığı ülkemizde bu seferlerin yakıt sarfiyatı/enerji kaybı yarattığı ortada. buralarda harcanan yakıt parasıyla 15-20 araçlık küçük bir feribotun kiralanması / satın alınması finanse edilebilir görüşündeyim. yoğunluğun yaşanmadığı gün içi ve akşam saatlerinde kiralanacak/alınacak ufak feribotlar rahatlıkla kullanılabilir . iş giriş-çıkış saatlerinde de dolan büyük feribotlar yine bu ufaklarla desteklenebilir. tüm bunları yazdım, daha neler neler. aldığım cevaplar komik komik..

    aileden sosyal demokrat ve izmir'liyiz. lakin izmir'in istanbullaşmasına artık tahammülüm kalmadı.. borçsuz , taşeronsuz belediye, köylü, üretici ve kooperatif dostusu eyvallah da, aç da şehir merkezinde yaşayan insanların eleştirilerine de kulak ver başkan..

    (bkz: izmir toplu ulasim duzenlemesi)
  • katamaranların sayısının artması nedeni ile hele tam da yaz gelmişken "vapur sefası" yapamadığımıza dair mail attım. ee dedim artık eski vapurlar olmayacak mı?
    cevabın özeti: olmayacak.
    ben katamaranda dış mekan küçük. açık alan da olmalı dedim. bana verdikleri cevap "sefer güvenliği nedeni ile kaptan uygun olmayan havalarda kapatıyor..
    e bunu anlayabilecek kadar bilgi birikime sahibim ki zaten sorum da bu değil.

    özetle izmir'i katamaranlar ile açık havada vapur sefasından mahrum edecek şirket. istanbul'da olsa bir sonraki aşamada "tur gemileri"ni devreye sokup ondan ayrı para kazanacaklar derdim ama... şimdilik demiyorum.
  • balçova, narlıdere, güzelbahçe taraflarından alsancak'a gideceklere açık açık bizi kullanma diyen işletme.

    şöyle ki sabah işe gidecekseniz 7:20 ve 7:50'de seferleri var.

    ben 8:30'da mesai yapıyorum ve 7:20'deki vapura binmem oldukça abes oluyor.

    7:50'deki sefere binsem de geç kalıyorum çünkü 8:35'te alsancak iskele'ye varıyor.

    otobüs + metro+ izban intihara sürüklüyor, götüyle genç bir kızı koltuğun önünde ittirip kendi oturan koca götlü bir primat aynı kıza, kızcağız '' bu yaptığınız doğru mu?'' diye sorduğunda '' sus şimdi ağzını yırtarım senin'' dedi. bu yaratıklarla muhattap olmak istemiyorum.

    bisiklet mi dediniz? hayattan o kadar erken vazgeçmek istemiyorum. insanlık vasfına haiz olmayan iki ayaklılarla aynı yolda bisikletimle var olma mücadelesi verecek kadar aklımı kaybetmedim.

    hususi otomobil ise dünya görüşüme kesinlikle ters olmasına rağmen diğer ulaşım seçenekleri insanlık onuruna ters olduğundan mecburen kullanıyorum.
  • iki rüzgar esmeyegörsün izmir'de, hemen vapur seferlerini iptal ediyor bu şirket. yahu boşuna mı aldınız o büyük vapurları? sanki taka ile sefer yapıyorlar da alabora olacaklar! neyden korkuyorsunuz bu kadar ya?