şükela:  tümü | bugün
  • ya da bir başka söylenişle "izlanda'da kadınların erkeklerden daha düşük ücret alması yasaklanması" durumu.

    tam eşitlik.

    http://reelhaber.com/…cret-almasi-yasaklandi/14488/
  • tabii bu haberin gündeme geldiği gün türkiye'de de diyanet'in 9 yaşındaki kız evlenebilir açıklaması gündeme düştü. bu da önemli bir ayrıntı.
  • "no sexism" yani he.
  • kadınların "ay ben yoruldum" "ay regl oldum" diyerek işten kaytarması da yasaklanacak mı?
  • izlanda'da 1 ocak'tan itibaren işyerlerinin aynı işi yapan erkeklere kadınlardan daha fazla maaş vermesi yasaklandı. türkiye'de ise 9 yaşındaki kız çocuklarının evlenebileceğine dair fetva yayınlandı.

    http://siyasihaber3.org/…zla-maas-almasi-yasaklandi
  • şüphesiz 21. yüzyılın vebalarından birisi de feminizm ve benzeri sol ideolojilerin getirdiği eşitlik kavramıdır.

    salt eşitlik eşitsizliği doğurur. her konuda şartları eşitlemenin adaletsiz bir ortam yarattığı açıktır. bütün fırsatlar eşitlendiğinde ortada adaletsizlik oluşur.

    neden mi?

    salt eşitlik durumu vasıflı insanların vasıfsızlar arasında potansiyellerinin yok olmasına, vasıfsızların ise iyi pozisyonlara gelmesine yol açar. işte aristoteles bu gibi sebeplerden ötürü demokrasi kavramından nefret eder ve demokrasilerin cumhuriyetin bozulmuş ve kötü hali olduğunu savunur. doğru olan vasıflı insanlardan oluşan bir entelektüel elitist ortam yaratmaktır.

    edit: imla
  • erkek olmayı vasıflı olmak, kadın olmayı vasıfsız olmak sanan embesillerin yorum sıçtığı gelişme.
  • izlanda'da ayrımcılığın ayyuka çıktığını yasal düzenleme yapılmak zorunda kalındığını gösterir.
  • kadın erkek eşitliği için atılmış en önemli adımlardan biri olabilir. en azından parası var diye erkeklerle birlikte olan kadınların sayısı azalır. ekşi sözlük'teki bu tip başlıklardan da daha az görürüz. tabii izlanda'da.
  • aristoteles diye atıp tutan "entellektüel elitist [sic]" arkadaş* (evet hem entelektüel, hem elitist, hem de entelektüeli yazarken iki l kullanıyor) demokrasiyi örnek verirken neden onun bozulmamış formu olan politeia'yı örnek vermiyor?

    aristoteles'in "demokrasi" dediği şey salt çoğunluğun, ortak çıkar gözetmeksizin bütün topluma hükmetmesidir. ve politeia'nın, yani bizim bugün "demokrasi" dediğimiz şeyin temelindeki kavramın bozulmuş halidir. bugün biz demokrasi dediğimizde "çoğunluk ne derse o olsun"u kast etmiyoruz (türkiye tam da böyle zannetse de), aristoteles'in politeia ile tarif etmeye çalıştığı şeyi kast ediyoruz.

    peki, şehir-devlet (polis, koinonia politike) yönetimiyle ilgili olan bütün bunlar neden eşit işe eşit ücret başlığında gündeme getiriliyor? çünkü bu kişi zaten sövmek istiyor, ama sağdan soldan duyduğu iki bilgiyle harmanlarsa daha inanılır görüneceğini zannediyor. eşitlik kavramına sövüyor ama dünyadaki bütün cumhuriyetlerin kendilerini fransız devrimi'nden miras eşitlik* ve özgürlük* kavramları üzerinden meşrulaştırdığından haberdar değil. onu da geçtim; politik felsefe, siyaset bilimi ve sosyolojinin 2000 senedir bu konuları tartıştığından, aristoteles'in düşüncesinin birbirinden çok farklı anlayışların temelini oluşturduğundan falan da bihaber.

    geri zekalı, aristoteles diye atıp tutacağına bir alıntı, kaynakça falan ekleseydi bari.