şükela:  tümü | bugün
  • (aramaya da inandım ama umarım başka bir başlığı yoktur)

    bildiğim kadarıyla parça parça olarak, inciraltı - öğrenci yurtları; üçkuyular iskele - alsancak arası, karşıyaka - bostanlı - doğal yaşam parkı arası olarak bulunan bisiklet yollarıdır.

    genelde sahilde mavi boya ile, pasaport iskele - alsancak arası da trafik içinde ince demir bariyerlerle ayrılmıştır.

    benim anlamadığım üzerinde koskoca bisiklet yolu yazmasına rağmen, mavi ve fark edilebilir bir renk ile hatta demir bariyerlerle ayrılmış olmasına rağmen neden hala bazı insanların inatla bu yolda yürüdüğüdür.

    arkadaş ego mu lan bu sizdeki? 'burada hiç yaya yok, ben en iyisi buradan mı yürüyeyim' diyorsunuz kendi kendinize? yoksa ayrılmış yoldaki koskoca bisiklet yolu ve bisiklet simgesini göremeyecek kadar kör müsünüz? ya da zil çaldığımız halde yoldan çıkmadığınızda kibarca hanımefendi/beyefendi bisiklet yolundasınız dediğimizde bizi tersleyecek kadar insanlıktan nasibinizi mi almadınız?

    her şey bir yana, bisiklet yoluna bitişik çimlerde oturan ailelerin el kadar çocukları bisiklet yolunda oynatmalarına mı küfretmeli, o yola tezgah açan - vergisiz iş yapan - işgüzar seyyer satıcılara mı sövmeli, kaderimize küsüp içimize mi atmalı, ne yapmalı lan bu ülkeye, bu insanlara

    bi deyiverin.
  • kent ormanı ile sahil yolu arasında bağlantı yokken hakkında kalkılıp izmirde bisiklet kültürünü kurduk vesair kelamlar edilmemesi gereken yoldur.

    ha bir de bu yolu işgal eden yaya, seyyarcı vs. para cezaları uygulanırsa her şey düzene girecektir.
  • ne kadar cahil ve aptal bir toplum olduğumuzun bir göstergesi olan yoldur.
    çünkü amacı dışında kullanılmaktadır.
  • kuş cennetinden bisiklet alma gafletinde bulundum. bisikletlerin hepsi örümcek ağı ile dolu. kartı bile okumuyor cihaz örümcek ağından. kuş cenneti içerisinde aşırı derecede sinek ve böcek var. rüzgar da çok etkiliyor sürücüyü. sürmek için gayet kötü bir yer.
  • bişeyede destek verin ey süserler! 7 yıldır antalyadayım okul iş derken, arada aileyi ziyarete gidiyorumda kendimi ingilterede zannediyorum bu uzun uzun bisiklet yollarını görünce. arada üzerinde piknik yapan ailerleri, piknik tüpünü, karpuzu falan görünce ingiltere havası kayboluyor biraz ama gene de olumlu bir şey. böyle olayların desteklenmesi lazım.
  • başka ülkelerde bisiklete binmedim. ancak kanada'nın bazı (toronto) yollarını ve bunlarla ilgili bazı haberleri okudum. gördüm.
    bisiklet yolları maalesef alternatif yollardır. sonradan yapılır, yapılmaktadır. tüm dünyada.
    2010 yılında sıfırdan kurulan bir şehir yoksa o şehirdeki bisiklet yolları sonradan yapılmıştır. burası hollanda veya danimarka vb olsa bile.
    türkiye'den bahsediyoruz ve bu uzunluktaki bir bisiklet yolu aslında bir mucize bile.
    hataları eksikleri sorunları var. bu kesin. ancak yayanı ağırlıklı olduğu ve geçişlerin olduğu bir yerde (kordon) "ne biçim yol lan ikide bir taşlık yerden geçiliyor" demek saçma. çünkü bisiklet yolu "otoban" değildir. ayrı bir şerittir. hız yapmak için değil yayalardan ayrı yolda gitmek içindir. yaya geçitlerini geçtim gündoğdu meydanında o "iri taşlı yola" girmeye mecbursunuz. burada ayrı bir şerit yapılamaz. bence yapılmamalı da zaten.
    bunun yanında geçen ilk kez bornova özkanlardan güzelyalı'ya geldim. bayraklıda yeni açılan üst geçitteki özel şeridi çok beğendim. yeni açılmasına rağmen (2-3 ay oldu) esnek delinatörlerin bazılarının kırılmış olmasında ise belediyeyi değil tabii ki vatandaşı kusurlu buluyorum.
    daha sonra aşağı indik ve gerçekten dar, 20-30 metresinde en az 6 hendek olan (bir şeyler döşenmiş ve öyle bırakılmış belki) bir yerden geçtik. aslında caddeden gidebilirdik grup olarak. ben göz sorunum nedeni ile caddeyi tercih etmedim... daha sonra da limanın paralelinden (arkasın önünde) üst geçitten devam ettik. burada da harika bir metal bisiklet yolu vardı. önceki hendekli yoldan sonra çok hoşuma gitti. yalnız olsam bir kaç kez git gel yapar biraz da limanı izlerdim.
    güzelyalı'da hem tramvay hem de altgeçit inşaatı nedeni ile bazı yerlerde sahil kapalı. ancak bitmiş bölümlerde bisiklet yolu hemen asfalt kaplanıp mavi çizgilerle ayrılmış bile.

    izmir belediyesi artık ciddi şekilde bisiklet için emek harcıyor. yani hobi olsun diye bisiklete binenleri mutlu etmek için değil bunun şehire ve trafiğe faydasını da bildiği için yapıyor. tabii ki eksikler var. bunları da izmir'deki belki onlarca bisiklet grubundaki gönüllüler belediyeye bildiriyor. düzeltilene kadar sürekli çaba gösteriyor. hatta bu konuda ben de bir kez bir grupta "şurada hendek var. düzelten yok." denilerek paylaşılan fotoya "hep mızlanıyorsunuz, bildiren ileten çözüm öneren var mı?" demiş ve bunların hepsini düzenli olarak yaptıklarını öğrenmiştim. bu konuda bisiklet gruplarının emekleri de çok. zaten bu iş karşılıklı. bisikletçiler istemezse belediye niye yapsın. belediye yapmazsa bisikletçiler niye istesin. (talep omadan arz olur mu? bunu bir otobüs hattı için bile düşünebilirsiniz. sefer sayısı az ise bunu kimse dile getirmezse nasıl düzeltilebilir ki?)

    yer yer kötü yollar da var. bazı kısımlarda da yaya ile ortak yollar da. ama sonuçta izmir'de bir bisiklet bilinci ankara veya belki antalya'dan bile daha fazla. belki buca tarafında bu imkanlar pek yok ama balçova/kent ormanı civarından yola çıkıp neredeyse durmadan sasalıya kadar bisikletle ve trafiğe çok az noktada girerek gidebilirsiniz. bu mesafeyi bisikletle giden birisi zaten laylay bisiklet binicisi değildir. meraklıdır. meraklı adam da her zaman bisiklet yolu aramaz. arasak izmir'den çıkıp urla'ya gitmeyiz. selçuk'a gitmeyiz.
  • bisikletliden çok yaya bulunduran yoldur. insanların çimlerde yoğunlaşmaya başladığı 20.00 ve sonrasında yayaların yoğunluğu öyle bir artıyor ki, yolda yürüyen ve tüm yolu kaplayan grupların içinden biri diğerlerini kenarı çekmese geçilemeyecek duruma geliyor. yanda yürüyüş yolu var ve kesintisiz olduğu söylenen bisiklet yolundan daha az kesintili, ne diye bebek arabasıyla bisiklet yolunu kapıyorsun?
  • son belediye çalışmalarından sonraki hali için;

    http://i.hizliresim.com/889qya.png
  • insan işgalinden kurtulması için kamuoyu oluşturmaya çalıştığım yol. 30 40 kişilik gruplar ve içindeki bir sözcünün yolu işgal edenleri uyarması geliyor aklıma. bir de devletin işgalcilere yaptırım uygulaması için imza toplamak.

    sözlükçülerin mesajlarına açığım. kız arkadaşım ve ben bireysel olarak uyarılarımızı yapıyoruz. ancak birlik olursak bu sorunu kökten çözebileceğimize inanıyorum.