şükela:  tümü | bugün
  • hemen yaninda fevzi cakmak ilkogretim okulu ve polis okulu bulunmaktadır. ayrica fevzi cakmak ortaokuluna* giderken insaatina taniklik ettigim hastanedir.
  • bi yakınıma o hastane denen yerde tüm tahliller ve uzun araştırmalar sonunda parkinson dendi. ve bu hastalığın tedavisi yaklaşık 6 yıl uygulandı. kontrol için gittiği bigün doktorunun olmayışı ile ege üniversine gitmesi ve aslında hiçbirzaman parkinson hastası olmadığı ortaya çıktı teşhis ise şu troid bezleri çalışmıyormuş. vay benim insanım vay. daha neler gelir başımıza.
  • ilk açıldığında herkesin imrenerek baktığı, günümüzde ise bir gidenin bir daha gitmediği hastane.
  • serebrit tanısını koyabilecek kapasitede hocalara sahiptir ki diğer hastanalerde ölmek üzere iken can çekişerek geldiğim burada 3 ay boyunca günde 6 gr doğru antibiyotikle beni tamamen ve hasarsız iyileştirebilmiş hastanadir ki intaniye servisi hocalarına buradan selam çakıyorum
  • yeni adıyla bozyaka eğitim araştırma hastanesi. bir yakınımızı yatırdık 2 hafta önce.

    yatırılma nedeni: tansiyon, şeker, safra kesesinde tümör, böbreklerin iflası ayrıca bu yakınımızın zihinsel engeli var
    şikayetler: can acıması, yeme-içme zorluğu, düzensiz nefes alıp verme, şiddetli ağrılar,
    ilk müdahale: katater, oral beslenme, sonda ve malum idrar torbası
    sürekli uyku ilacı ve ağrı kesici veriliyor

    kronolojik olarak olayları detaya inmeden aktarıyorum.

    ilk gün: sabaha çıkmaz hazırlıklı olun
    ikinci gün: genel durumu kötü
    üçüncü gün: diyaliz gerekecek
    dördüncü gün: toparlanıyor
    beşinci gün: pazartesi taburcu ederiz
    pazartesi: çarşamba taburcu edeceğiz
    çarşamba: böbreklerden ameliyat olacak
    çarşamba : hayır safra kesesinden ameliyat
    nasıl yani?
    şöyle önce safra kesesinden ameliyat sonra böbreklerden birini alacağız
    hasta yakını bizler ayrıca yatan hastanın doktor kardeşinden ilk izlenimler: !?()!!?**?'!!
    son durum: bekliyoruz

    bu ülkede seni "yönetenler" bile, düşen uçakta önce ölü yok deyip ardından 5 ölü haberi geliyorsa, suriyenin düşürdüğü iddia edilen f4 pilotlarımızın birinin adını tespit edip diğerini daha bilmiyoruz gibi gerzekçe bir şeye inandırmaya çalışırsa hastane çalışanlarının bu yaptığı çok normal geliyor. ki içimde kanayan yaradır hala ve bence zaten aynı ya da 2. gün buldular cesetleri millet gaza gelmesin diye sustular, uyuttular ve 15 gün boyunca durulmasını beklediler, yalan söylediler iğrenç yüzleri ve salak ne yapacağını şaşırmış vücut dilleri ile... neyse yukarıdakiler böyleyse bunların da öyle olmalarına hiç şaşırmamak gerekiyor.
  • biraz önce acil olarak göz servisine gittiğim ve beni dumur eden doktora sahip hastane.
    iki gündür sol gözüm bir şeye içlendi kendi kendine akıyor, gece kaşıntı ve ağrı başladı ben de psikopatım ya gideyim de bir acile teftiş edeyim dedim.
    neyse yirmi dakikaya yakın bekledim sonra göz servisine çıkmam söyledi ama önümü göremeyecek şekilde bir kaşıtı ve akma var neyse doktor hanımkız muayene odasına git dedi, başımi cihaza yaslatti ve baktı sonra voliaaa '' acillik bir sey yok yarın polikilinige gelin '' dedi ve ben hala ''ama ilaç kem küm'' yaparken inatla acillik bir durum olmadığına kanaat getirmişti bile.
    sonra birbirimizin falına baktık, saçlarımızı ördük hatta güzel gözlerine nazar değmiş dedi ya canım benim ki tabii bunlar iki saniyelik güzel hayeller olarak kaldı.
    ardından nöbetçi eczaneden gerekli ama acil olmadığı için yazılmayan ilaçları aldık ve damlattik gözüme.
    şimdi ben ne diyem hakikaten ne diyem, hiç bir sey demezken allah düşmanımı dahi bu tip doktorların eline düşürmesin diyem.
  • halısahada bileğimi burkmam üzerine geldiğim hastahane. acilde bir röntgen çekip ayağımı alçıya alıp bayram sonrası ortopediye gelmem gerektiğini söyleyip çıkış yaptılar. bayram sonrası ortopedi doktoru röntgene bakıp ameliyat olmam gerektiğini söyledi. hastaneye yattım ameliyat gününü beklerken eş dost, tanıdıkları uzman doktorlara filmi göstermek için ısrar ettiler. gösterdikleri uzmanlar röntgende her hangi bir bulgu olmadığını zaten ameliyat kararı için bariz bir kırık olmadığı taktirde tek bir röntgenin yeterli olamayacağını söylediler. bende ege üniversitesine gidip bt çektirip ortopedi doktorlarından görüş aldım ve tetkiklerde ameliyatı gerektirecek bir duruma yine rastlanmadı. az daha deldiriyorduk postu
  • her çeşitten doktorların bulunduğu, acımasız bir başhekime sahip, hali hazırda stajyerlik yaptığım, büyük ama küçük, iyi ama kötü, hem teknolojik hem ilkel hastanedir. 2016 türkiyesi'ne yakışmayıp, 2016 izmir'ine yakışan hastanedir.
  • başkalarının da söylediği gibi bir gidenin bir daha gitmek istemeyeceği bir hastanedir.

    bir hastanede olması gereken hijyen, hiç yok. kalabalık odalarda, hasta yakınlarının sayısı 8i, 10u buluyor. odalarda yemekler yeniyor, sohbetler ediliyor. gürültü, patırtı hiç eksik olmuyor gece de gündüz de.
    hastane girişlerinde kontrol hiç yok. kimseye birşey sormadan istediğiniz yere çıkabiliyorsunuz. odaya giren üzerinde taşıdığı mikroplarıyla birlikte odada.
    hemşireler neredeyse hiç ilgilenmiyor. hayata zar zor tutunmaya çalışan hastanız bir başına yatakta yatıyor. acil durum olduğunda haber veriyorsunuz, çayını bitiren hemşire bakmaya geliyor, onda da oksijen tüpünü size taktırıyor, acil müdehaleyi size tarif ediyor. becerebilirseniz şanslısınız, hastanız hayatta kalıyor!

    ve en sonunda kendinizi oradan kurtardığınıza seviniyor hale geliyorsunuz.
  • ege ekpress gazetesi yazarlarından mutlu tuncer'in özel haberi olarak, babası ile ilgili birkaç gün önceki tecrübesine konu olmuş izmir'deki büyük hastanelerden biri. yazısının sonunda özellikle başta hastane başhekimine olmak üzere, devlet kodamanlarına da seslenişi var. içler acısı