şükela:  tümü | bugün
  • yaklaşık sayısı on,yüz,bin olan gelinlikçilerdir...

    bu başlığı okuyan evlilik arefesindeki sevgili hemcinsim, izmir'de gelinlik arama sürecine hoşgeldin diyorum. sen de o zulmü çeken biz fanilerin arasına katıldın demek ki; hoşgeldin, sefalar getirdin. bu zulüm sürecini yaklaşık 9 ay önce yaşamış ben, sana yardımcı olmak için bu satırları sözlüğe girmeyi kendime görev edindim. bu bir amme hizmetidir. okuyacakların benim bire bir karşılaştığım durumların ve yaşadığım deneyimlerin bir sonucudur ve pek tabi ki subjektiftir.

    öncelikle gelinlikçide ne vardır? gelinlik.
    ama izmir'deki gelinlikçide ne yoktur? gelinlik.
    hele hele farklı model gelinlik asla yoktur. ama her biri sana sözleşmiş gibi ne der? " senin istediğini yaparız" "he canım he yaparsınız" iyi de bünye ister istemez şu soruyu sorar: "e şimdiye kadar niye yapmadınız!"
    orta çağ döneminde, avrupa'da saray kadınlarının giydiği, içine çemberlerin geçirildiği, kabarık elbiseleri ben neden 21. yüzyılda sevdiceğimle hayatımı birleştirirken giymek zorundayım ! bu soruya ezberden cevapları hazırdır: "ee herkes öyle istiyor." ha şimdi de bünye kendini uzaylı ve dışlanmış hissetti! belki de siz gelinlikçiler bizlere hep aynı modelleri sunduğunuz için insanların da algısı o yönde gelişmiştir.. sadece etek modelinde aynılık değil, yaka modellerinin de hep straplez olmasına ne demeli, straplez gelinlik istemiyorsan bittin demektir.

    gidersin gelinlikçiye 10 tane gelinlik görürsen şanslısındır. bu 10 gelinliğin modeli birbirinde farklıysa sen müthiş bir gelinlikçi buldun demektir. gittiğin yerlerde teşhirdeki gelinliklerin zaten hepsi neredeyse birbirinin aynıdır. "ee bu kadar mı, başka birşey yok mu?" dersin yine o ezber cümle gelir, "yok ama biz senin istediğini yaparız." e ben nereden bileceğim ki bunu! sen 1 kısa nikah elbisesi modeli yap koy, 1 tane vintage koy, bir tane a kesim yap koy, 1 tane balık koy, dayanamazsın tabi 1 tane yine prenses koy, 1 tane elbise tipi etekli koy, 1 tane dayanamadın tabi yine straplez koy, 1 tane spagetti askı koy, yarım kol koy,uzun kol koy,kayık yaka koy,boyundan bağlamalı koy! koy da koy! herbir farklı modelden birtanecik koy ki ben senin bunu yapabileceğini bileyim. "senin istediğini yaparız" cümlesinin altını doldur. doldur ki, tüm gözlerin benim giydiğim entaride olacağı bir günde, hayatımda ilk kez gördüğüm birine güveneyim. tabi izmir'deki gelinlikçilerde bu olmadığı için gez anam gez, haftalar belki aylar süren bir süreç ve elde var sıfır. eve gelip düşündüğünde ya tamam hadi birine karar verip alayım dediğinde, hakikaten alacağın hiçbir şey olmadığını farkedersin, derin bir ümitsizliğe kapılırsın. ama bu yazının asıl amacı şikayet etmek ve seni daha büyük karamsarlığa sokmak değil sevgili gelin adayı. asıl amacı; o duyguya kapılmış ve sonunda başarmış bir gelin olarak sana bu işin altından nasıl kalkacağını anlatmak ve o "altın tavsiyeyi " vermektir.

    o altın tavsiyeye gelmeden önce yine neredeyse tüm gelinlikçilerin sorduğu klişe bir soruyu da eleştirmeden geçemeyeceğim. "düğün tarihi ne zaman" ilk 3 gelinlikçide gerçek tarihi söylemiş ben, bir süre sonra tam 4 ay daha öncesiymiş gibi cevap vermeye başladım. e baktım birşey olmuyor, ardından da "düğün 4 ay sonra ama ben gelinliği 1 ayda istiyorum" demeye başladım. ve eminim şaşıracaksınız hiçbiri de olmaz demedi. e o zaman tarihin ne önemi olduğunu anlamaya çalışan ben, konuştukça tüm gelinlikçilerin düğüne yaklaşık 2-3 hafta bazen 1 hafta kala gelinlikleri teslim ettiklerini öğrendim. yine sorgulayıcı bünye "iyi de neden"diye düşünürken,öğrendim ki bunun sebebi sizin oraya mecbur kalmanızı istemeleriymiş. çünkü düğüne çok çok az kala teslim aldığınız gelinliği beğenmeseniz bile almama şansınız kalmıyor. ne kötü dimi..

    klişelerden başladık, klişelerden devam edelim. bir diğeri ise "the fuar".
    şimdi düşününce bile ya sabır çektim. yahu bir gelinlikçi de fuar lafı etmesin. fuar aşağı fuar yukarı. yahu ben, düğününde giyecek bir entari arayan zavallı ben, sizin "the fuar" ınızı ne yapayım, bu beni neden ilgilendirsin! aman fuar is coming sizinle uğraşamayız, aman fuar is coming modeller oraya gitti, fuar da fuar, bir yer hatta "ay bu modeller fuara gidecek onları göremezsiniz" bile dedi. tabi ki koşar adım oradan kaçtık.

    bir diğer klişeye geçelim. "fotoğraf çekme"
    aslında çekmeme, daha da doğrusu çekmeye tenezzül bile etmeme durumu. yahu duyan da müthiş eksantrik, yaratıcılığın tavan yaptığı, bir elie saab, bir zuhair murad, bir zwillinger, bir jenny packham gelinlik modelin var sanır. yapmışsın bir straplez, altına bir dünya tarlatanı koymuşsun, üstüne de metresi 5 liradan hayal tülü dayamışsın, ama neymiş fotoğraf çekmek yasakmış! acaba senin stilistin google amcadan görsellere bakmadı mı, ya geçelim bunları, artık teknoloji ve iletişimin tavan yaptığı bu zamanda, tüm ünlü tasarımcıların koleksiyonlarının görsel olarak elimizin altında olduğu, onu bırak adamların el karakalem çizimlerine bile ulaşabildiğimiz bir noktada, senin dandik gelinliğinin fotoğrafını çekmek istememizin tek bir sebebi olabilir! o da akşam eve gittiğimizde o fotoğrafa bakıp, üzerimde nasıl durmuş, bunu alayım mı diye sakin kafayla kritik edebilmektir.

    genelden artık özele geçmemin zamanı geldi.şimdi gelelim gittiğim gelinlikçilerin değerlendirmesine:

    1. vakko wedding alsancak : yahu tabi ki almayacağım ama bir vera wang denemenin kime ne zararı olur ki diye gittim. ne vera wang'ı, orda gelinlik bulursan şanslısın! o ünlü tasarımcıların gelinliklerinin hiç biri yok. onlar müşteri isterse eğer istanbul'dan geliyormuş. hatta tüm şehirlerdeki vakko weddingleri geziyorlarmış. mesela 3 hafta adana, 3 hafta antalya gibi gibi.. bu, görevli kızın açıklaması. vakkonun kendi gelinliklerinden 2 tane denedim. heralde toplamda da 2 tane vardı. güzel değillerdi, birinin fiyatı 1850 liraydı. diğerinin fiyatını bile sormadım. pronovias'a gelince bir askı dolusu vardı ama hepsi aynı tip ve benim istemediğim tipte olduğu için ne ben denemeye yeltendim, ne kız bana gösterdi. vakko bu şubesini kapatabilir bence. kendi koleksiyonundan gördüğüm 2 gelinliğin de kumaşında özel birşey yoktu. ve bir bilgi daha; duvaklar ayrı satılıyor ve fiyatı 400 tl civarı.

    2. sisters wedding karşıyaka : elit (ne demekse) bir yer olarak kendinin konumlandırmaya fazlasıyla düşkün ki bunda hiçbir sorun yok, ama aynı zamanda elitist bir yer. bir kere denemeye başlamadan önce elinde ıslak mendille bir kız geliyor ve size koltuk altlarınızı ve varsa rujunuzu silmenizi söylüyor. ben gelinlik denemeye giden her kızın zaten epilasyon yapmış ve banyo etmiş olduğundan eminim. hadi varsayalım ki öyle değil, o zaten herkesin denediği bir numune. ver onu kurutemizleyiciye ama bunu yapma. bence hoş bir yaklaşım değil. dersen ki hayır biz bu herkesin denediğini satıyoruz sana, o ayrı bir sıkıntı zaten. elitist derken kastettiğim bu. onun gelinlikleri o kadar özel ki siz vücut sıvınızla zarar verebilirsiniz. hiçbir gelinlikçide bununla karşılaşmadığımı da ekleyeyim, vakko da dahil. denerken yanlışlıkla gelinliğin etek ucuna basarsanız, sahibesi hanım, siz orada değilmişsiniz gibi görevli kıza "aman dikkat et, gelinliğe basmasın" diyebiliyor. benim gözlemlediğim orada gelinlik sizden daha önemli. yani gelinliği, onu giyen insandan daha değerli. o intibayı bırakıyor sizde. halbuki ne olursa olsun bir kumaş parçası bir insandan daha değerli olamaz. buranın sıkıntısı yaptığı gelinliğe tapan, gereğinden fazla önem veren bir yaklaşım içinde olması. işini profesyonel yapmaya çalışmakta hiçbir sorun yok hatta takdir edilesi ama bu gelinlikçide bunun dozu kaçmış. yine olumsuzluklarından devam edeyim. hatta tutarsızlıklarından diyelim. burası yaptığı gelinlik modelinin orjinalliğinden dem vurup, diğer gelinlikçilerin çalmasından yakınıyor ama gider gitmez size pronovias kataloğu dayıyor. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ! e sen şikayet ettin ama aynı şeyi sen yaptın.. yukarıda da bahsettim global dünya, hatta dünya kocaman bir köy, artık şu model çalma paranoyasından kurtulun. şimdi gelelim gelinliklerine evet kumaşlar gerçekten daha kaliteli ve farklı modeller bulabilirsiniz. bunlar olumlu yanları. ama biraz daha deşince sonuç olumlu olmuyor. çünkü çok pahalı. benim baktığım gelinlikler 6000-7000 tl civarıydı. şimdi kaliteli kumaşı kullanmış dedim ama inceleyince onu sadece üst bölgede veya az bir yerinde örneğin 1 metre gidecek kadar kullandığını anlıyorsun. ama geri kalan kumaş ise metre fiyatı ucuz olan kumaşlardan. hesap kitap yaptığında görüyorsun ki taş çatlasa 1000 tl tutacak bir kumaşla yapılmış bir gelinliği 6500 liraya sattığı gerçeğiyle karşılaşıyorsun. yani olumluluk deşince olumsuzluğa dönüşüyor. fiyat ürün dengesi uyumlu değil. o yüzden de ne kadar beğenirsen beğen, bu gerçeği bilerek oradan gelinlik alamıyorsun. buranın tek bir avantajı var yalnız, gördüğün şey senin eline geçecek şey olacak. risk yok. çünkü hazır modellerden birini seçiyosun zaten ya da aynısını diktirtiyorsun.

    3. peri gibi bostanlı : gelinliklerini görebilseydim eğer gelinliklerini yorumlardım. ama kapıdan içeriye bile adım attırmamış, gittiğim yerler içerisinde en kötü davranışı sergilemiş gelinlikçi. müsait olmayabilirsin ama kapına gelmiş yanında da aile büyükleri olan bir gelin adayına "şu an prova var alamayız" deyip, yüzüne kapı kapatmış bir gelinlikçi. isterse en güzel gelinlik onda olsun, 2. kez oraya kim gidebilir ! eğer müsait değilse yapması gereken, önce bir içeriye buyur edip, "şu an müsait değiliz ama size randevu verelim şu tarih şu saatte gelin" demesiydi. ne diyelim bu da böyle bir yer işte..

    4. agraf bridal alsancak : görevli kadın gayet nazik,kibar ama asla elitist değil, içten ve iyi niyetli. bu yerin artısı da bu işte. sizi hakikaten dinliyor, düşünüyor ve kesinlikle güven veriyor. elbette amacı gelinliği satmak ama bunu hissettirmiyor. gelinliklerine gelince malesef hayalkırıklığı.onun da sebebi kullanılan kumaşların alalade olması. model olarak malesef yine sayıca az var. 2 küçük duvar boyunca askıda gelinlikler var o kadar. yine istediğini yaparız diyor ama o kadar az model var ki, onlardan birine benzemiyorsa istediğiniz gelinlik nasıl güvenebilirsiniz. yine istediğin dantel ve kumaşı seçeriz diyor ama önüne kumaş topları koyamıyor. laflar havada kalıyor. fiyata gelince benim baktıklarım 3500 tl civarıydı.

    5.evlilik atölyesi alsancak : görevli kadın belki de sahibi gayet nazik, kibar, içten, sıcakkanlı. sizi dinliyor, üstüne kafa yoruyor, dergileri sizinle karıştırıyor, güven veriyor. buranın da artısı bu. gelelim gelinliklere; farklı modeller var, özellikle de ilginçtir ki yaka kısmında yani üst bedende orjinal şeyler yapmışlar. ama yine az gelinlik var teşhirde. ve bence üst kalıpları çok iyi oturmuyor, kumaş kalitesi ise standart. fiyat hatırladığım kadarıyla 3500 tl gibi..

    6. melek acar modaevi : randevusuz gittiğim ve o sırada bir prova olduğu halde bizi aldılar. bravo diyorum, teşekkür ediyorum. birden fazla çalışanı olduğu için de sizle ilgilenebiliyorlar. gelgelelim içeride sadece 8 belki 10 tane gelinlik var görebileceğiniz. hepsi neredeyse model olarak aynı, kullanılan kumaş kalitesi hakkında tam bir bilgi veremicem çünkü hatırlamıyorum fazla ama, beğendiğim vay be dediğim de bir şey yoktu. demek ki aman aman da bir gelinlik yoktu ki hatırlamıyorum. gelinliklere baktıktan sonra bir stilist geliyor ki benimle ilgilenen çok tatlı bir kızdı,sana anlattırıyor, birlikte dergileri karıştırıyorsunuz, fikir alışverişinde bulunuyorsunuz, iyi güzel ama ortada bir gelinlik yok ki. burada da laflar havada kalıyor. 2.kere gitmek için o motivasyonu bulamıyorsunuz. fiyatlar 5000 tl.den başlıyor.

    7. zeynep acar'ın karşısındakiköşedeki gelinlikçi :neden böyle yazdım çünkü el değiştirmiş, ismi yok. orada da sadece 1 askılık gelinlik vardı. içlerinden birini gerçekten hoş buldum ama deneyin demediler, o yüzden deneyemedim. fiyatı 7500 tl.ydi, geçiniz!!

    8. melek özyenilmez moda evi alsancak : yine doğru düzgün gelinlik çeşidi olmayan bir yer daha. biraz farklı model çalışıp biraz numune koyun ki biz de ha burada bu varmış diyelim. 1 tane denedim. fiyat 3500 tl. idi. ne kalite ne model açısından daha da yazmaya değer birşey yok burası hakkında.

    her gittiğim gelinlikçide deneyecek bir gelinlik bulmakta dahi zorlanan ben, büyük çok çeşidi olan bir yere gitmem gerektiğini hissettim ve araştırınca madam burcu'yu buldum.

    9. madam burcu çamdibi: al sana sayıca fazla gelinlik. girdiğinizde elinize bir liste ve kalem veriyorlar. 3 tane yazabiliyorsun, daha doğrusu deneyebiliyorsun. showroom gibi içerisi belki 100 belki daha fazla gelinlik var. tüm gelinlikler mankenlerin üzerine giydirilmiş, askıda değil, o yüzden hepsini net görebiliyorsun. hepsinin üstünde etiketi var, fiyat yazıyor, kodları var beğenirsen elindeki kağıda yazıyorsun. görevli senle dolaşmıyor, sen rahat rahat dolaş, incele, fiyatı gör. bunlar olumlu yanları. gelgelelim gelinliklerin malesef hepsi kesim olarak aynı, hep kabarık tüllü ve biraz da dantelli balık kesim o kadar. kumaş kalitesi de en düşüğünden. fiyatlar ise 1500,1800.2200,2500. benim tüm gelinlikleri gezmem 10 dakikamı aldı. listeye de hiçbirşey yazmadan çıktım. ve çıktığımda da sinirliydim. onlarca gelinlik koymuşsun ama bunların aslında hepsi aynı, birinde taş var diğerinde dantel. fakat sonradan düşününce aynı kumaş ve modeli kullanıp 3500-5000 hatta daha fazla isteyen alsancak gelinlikçilerindense, buranın aslında o kadar da sinirlenilecek bir yer olmadığına karar verdim. çünkü en azından fiyatı gerçekten düşük. sanki diğerleri farklı kumaş mı kullanıyorlar en azından alsancaktaki gibi fiyat çekmemişler, o yüzden burası gereksiz bir yer değil. estetik ve kalite yok ama fiyat performans uyumlu.

    şimdi sıra geldi çankaya'ya:

    10. pierre cardin/ aysıra : bir kere telefondaki kadın görevli hala orada çalışmakta mıdır eğer ki çalışıyorsa bu kendisi için büyük bir başarıdır. çünkü sizin oraya gelmemeniz için elinden geleni yapmaktadır. ben işyeri sahibi olsam bir kadın arkadaşıma randevu alacakmış gibi orayı aratır, hoparlörü açar dinlerdim. çünkü tam bir rezalet. uzun süre telefonda cebelleştikten sonra artık randevu alamayacağıma ikna olunca telefonu kapattım. fakat sonra şeytan dedi ki hiç randevuyla uğraşma direkt git. ve öyle de yaptım. gittiğimde kimse yoktu çalışanlar da çay kahve muhabbetteydiler. içeri girdiğimde tabi hemen telefon başındaki kızı merakla inceledim. mutsuz asık suratlı ve evet kadın değil genç kızmış, amatör bir çalışan işte..gelinlik bakmak istediğimi söyleyince beni bir kadına yönlendirdiler. ve oh be dedim. burasıyla ilgili ilk izlenimim çok olumsuzdu ama sizle ilgilenen, giydiren görevli çok nazik ve tatlı bir kadın. ayrıca tam bir profesyonel. iyi ki yılmamışım gelmişim dedim.
    neyse önce pierre cardin'in sonra aysıranın gelinliklerini gösterdi. hepsi mankenlerin üzerinde, onlarca gelinlik. ancak modeller klişe. kumaş kalitesi ise fena değil. en azından yerlerde sürünmüyor. geze geze beklentimizi azalttığımız için buna da şükür diyoruz. burada bir kaç tane benim istediğime yakın gelinlik buldum ve denedim. ama o da ne! üst beden kulplarında sorun var. bedenime büyük olduğundan değil, göğüs kısmının gelinliğin üst kısmına oranı çok fazla.bu yüzden abes ve kötü duruyor. yani bir orantısızlık var. onu hallederiz dediler ama..tatmin olmadım. fiyatlar 3750 civarı. ama tekrar oda ne! demek istiyorum. duvak yok! duvak ayrı satılıyor ve 400 tl! bildiğin sert naylon tül! e tamam duvağı ayrı sattın fiyatına da 400 dedin bunun karşılığında o dandik şeyi almak istemiyorum ki ben.. e gelinliği burdan duvağı başka yerden alayım desem ya rengi tutmazsa fotoğraflarda ton farkı olursa..sonuç geçiniz geçiniz...

    11. vivian angel : yine 10 tane gelinlik ya var ya yok. görevli sıkıntılı, sevgilimin elinde telefon vardı, annesi aramış, duymamışız, arayayım mı yoksa çıkınca mı arayayım diye konuşurken dik dik bakmalar, fotoğraf çekmek yasaktır diye girişmeler...ya sabır dedik yine. orada da 2 tane denedim. tek hatırladığım gelinliklerin çok sert olmasıydı. kullanılan kumaşın dokusundan kaynaklı ya da bedene öyle balenler dikmişler ki çok rahatsız. bir de görevli sıkıntılı dedim ya, giydirirken konuşmadan duramayanlardan. beden de çok sert olunca beni rahatsız etti, biraz gevşetsek mi dedim, bana panik atak mısın dedi!! ya sabır diyorum tekrar. fiyatlar 4000 civarıydı. renkler kreme çok kaçmıştı o kötüydü. kırık beyazdan koyuydu e bir de çok rahatsız gelinlik olunca bana düşünecek birşey kalmadı.

    12. relactive : yine estetik yoksunu modeller, kalitesiz kumaşlar.. ne fiyat hatırlıyorum ne de başka birşey, geçiniz.

    13. bianco vita : relactive gibi, söylenecek hiçbirşey yok.

    14. viktoria marrie : burada sayıca fazla gelinlik var. artısı bu. kalite ne felaket ne iyi. diğer çankaya gelinlikçilerinden bir tık değilse bile yarım tık daha iyi. benim sorduğum gelinliğin fiyatı 2500 tl idi. ama kendi istediğim gibi bir gelinlik olmadığı için geçtim.

    15. anna perenna : görevli kadın nazik, kibar, inanılmaz saygılı, gerçekten de gelin adayını mutlu etmek isteyen, onları insan olarak önemseyen, size istediğinizi vermek için çabalayan biri. bu da buranın artısı. içeride mankenlerin üstünde gelinlikler var alt katta 15 tane vardır,üst katı da var ama ben çıkmadım.modeller yine yeniden aynı, kullanılan kumaş kalitesi ise malesef iyi değil. iyi değil derken çankaya'daki diğer gelinlikçiler gibi, standart kumaşlar işte. buranın da eksiği malesef modellerde zerafet yok. o naylonumsu sert tül üstüne tül kabarıklık da kabarıklık.. halbuki güven veren bir görevli vardı. yine dikime ve özel modellere açıklar. belki kumaşı kaliteli seçer ve modeli tam olarak anlarlarsa umut olabilir. fiyat sormadım ama çankayadakilerden çok pahalı, farklı olacağını sanmam.
    ve o caddedeki sağlı sollu tüm gelinlikçiler: sağdakinin soldakinden, ortadakinin baştakinden hiçbir farkı yok. varlıkları gereksiz.

    buraya 15 gelinlikçi yazdım. toplamda 20 tane yere gitmişimdir. size fazla gezme kafan karışır diyen bir gelinlikçi olursa oradan kaçarak uzaklaşın. ben tam tersi gezerek gelinlikçilerle sohbet ederek bir gelinliği iyi yapan detaylar hakkında bilgi sahibi oldum. yani amatör alıcıdan yarı profesyonel alıcıya geçtim. ve gödüm ki; izmir her ne kadar gelinlikçilerin şehri olsa da, yurtdışına gelinlik de gönderse, o meşhur "the fuar" ını da yapsa, içi boş bir balon. tüm kullanılan kumaşlar aynı kalitede. sadece dükkan nerede ise ona göre fiyat artıyor veya azalıyor. konakta 2500, alsancakta 3500 bazen 5000 bazen 7500,karşıyakada ise 6500.. eğer tüm kullandığı kalitesiz kumaş içerisinde 1 metresini kaliteli kullanıyorsa fiyatını 3 'e katlıyor. halbuki gelinliğin bazında kullanılan kumaşlar aynı..

    gelinlik bakmaya başlayan gelin adayı, ilk önce internette bakıyor. ve nette çok değişik farklı modellerle karşılaşıyorsun, sonra araziye çıktığında şok yaşıyorsun. nerede bu gelinlikler diye diye sokaklarda yürüdüğümü bilirim. ve malesef çoğu zaman gelinliği dikecek kişi, senin muhattap olduğun kişi olmuyor. bu büyük handikap. sen anlatıyorsun, anladı zannediyorsun, ama o dikmiyor ki! belki dikişten bile anlamıyor. hatta o alsancaktaki moda evlerinin dikişlerini çankaya,kemeraltındaki atölyelerdeki emekçi terziler dikiyor. arada bir aracı ona gelinin beden ölçüsünü veriyor, dikeceği modeli anlatıyor. vay serhat vay neler dönüyor. ne kadara mal edip ne kadara satıyor, sen bunu hesapla izmir'deki gelin adayı..alsancak'taki, karşıyaka'daki dükkan kiralarını veriyorsun belki de, düşün sorgula..

    ve artık tüm bu analiz yazımın can alıcı kısmına geliyorum, sonunda o altın tavsiyeye, ne yapacağına:

    gelinlikçiye değil kumaşçıya gideceksin. giderken istediğin gelinlikten emin olarak git. nasıl emin olacaksın işte burada gelinlikçilere gidebilirsin. sende hangi formdaki, hangi kalıptaki, kesimdeki gelinlik güzel duruyor, taşlı mı dantelli mi, drapeli mi, kollu mu straplez mi, a kesim mi vs..yani gelinlik dene. dene ki kumaşçıya giderken kafan netleşsin ne istediğin ve hangi tip gelinliğin içinde güzel hissettiğin konusunda. yeteri kadar deneyip forma karar verdikten sonra gel eve inernete gir. seçtiğin formdaki gelinlikleri arat. burada gelinlikçi aramıyorsun dikkat! sadece fotoğraftan sende güzel duracağına inandığın ve deneyerek de test ettiğin formdaki sınırsız modellerden görsel seçiyorsun. bunları telefonuna kaydet. dünyaca ünlü tasarımcıların 30000 euroluk gelinlik görselleri de olabilir sorun yok. bugünlük işin bu kadar.

    ertesi gün kumaşçıya gidiyorsun. hangi kumaşçı nereye dediğini duyar gibiyim. çankayada bir sürü kumaşçı var, ara sokaklara da gir. ben tesadüfen vitrinde bir kumaş dikkatimi çekti ve girdim. gelinlik kumaş arıyorum de. ne tip birşey gelinlik belli mi diye soruyorlar. işe telefonundaki görselleri gösterme zamanı. umarım burada tek bir taneye indirmiş olursun istediğin gelinliği. kumaşçıda "ben işte bu gelinliği istiyorum" dediğimde onun birebir aynısını buldular. ben ve yanımdakiler aynı anda oha vay diye bağırmışız. aynısıydı çünkü! müthiş kumaşlar var buralarda işli, taşlı, çiçekli, yumuşak ve kaliteli. istersen görevlinin sunduğunu değil, tüm dükkanı gezerek karar ver.

    artık kumaşı görevlinin de yardımıyla buldun, e ama terzi ne olacak.. orada kumaşçıdan yine yardım iste. anlat derdini. ben bilmiyorum de, tavsiyeniz var mı de.. onlar kumaşçı; gelinlikçileri, terzileri bizden daha iyi biliyorlar. sana mutlaka önerecektir diye tahmin ediyorum, ki benim öyle oldu. burada artık moda evi gelinlikçi değil, birebir senin seçtiğin kaliteli kumaşla, birebir senin seçtiğin gelinliği dikecek bir terzi arıyorsun. arada aracı yok risk yok. zaten terzi önerdiğinde seni onunla görüştürecek veya seni oraya yollayacak. orada da konuşup yaptığı işleri görüp beğenirsen, olay bitmiş demektir.

    şimdi gelelim maliyetlere: benim seçtiğim kumaşın metresi 350tl civarıydı. tüm altta olacak kumaşları da yine kumaşçıyla birlikte en kalitelilerinden seçtim. tül bile yanlış hatırlamıyorsam ipek tüldü. hiçbir gelinlikçide o kadar yumuşak tül ellediğimi hatırlamıyorum. zaten duvağım o yüzden de çok güzel oldu ve kuaför bile "işte benim sevdiğim tip duvak, duvak böyle olur" dedi. neyse tüm kumaşlar 1500 tl. civarı tuttu.
    gelinlikçi de benden 1500 tl aldı dikim için. bu arada 4 kez de provaya gittiğimi belirteyim. yani haute couture se bu da haute couture. yani 3000 tl ye çok çok güzel, kaliteli, zarif (kumaştan kaynaklı) bir gelinliğe sahip oldum. hala beni gören gelinliğimle ilgili soru sorar, övgü söyler. hiç tanımadığım kızlar bile işyerinde fotoğrafını gördük, geliniğin çok güzeldi diyorlar. aynı şekilde bütün düğün boyunca hep "gelinliği çok güzelmiş" şeklinde konuşmalar duydum özellikle de ilk giriş yaptığımda yürürken hep kulağıma övgüler geldi.

    evet sevgili gelin adayı, sana altın tavsiyem budur..
  • ankarada dayın olmasa bile, daha önce evlenen ve sosyal hayatta yüksek mevkilerde bulunan yakın arkadaşın yoksa sağlamca kazık sokacak gelinlikçilerdir.

    ve ayrıca, hazır yeri gelmişken aklımdaki soru işaretini de dökeyim ortaya, izmir/çankaya'da site pastanesi gibi iğne atsan yere düşmeyecek yoğunlukta çalışan bir restoranın karşılayamadığı kira gelirini sen nasıl karşılıyorsun arkadaşım. ofisin karşısında olduğundan biliyorum, müşteri sayısı da yoğun değil. kaça satıyorsun sen bir gelinliği.
  • bütün müşterileri başlığı açan yazar gibiyse başları büyük belada olan gelinlikçilerdir.
  • kemeraltı, çankaya ve mimar kemalettin caddesinde bolca bulunan tiplemeler.

    bakmayın öyle şaşaalı isimleri ve janti vitrinleri olduğuna. bunların hepsi konfeksiyon makineciliğinden gelinlikçi oldu.

    yani dikmeyi bilirler belki ama modadan anlamazlar.
  • evlilikten, evlenmekten vazgeçiren başlıktır.

    (bkz: karı dırdırı)
  • hatırlamak istemediğim anılarımı canlandıran başlıktır.
  • çankaya'daki işhanlarında fason dikim yaptırır bazıları.
    o fason dikim yapan yerleri (biri kapalı otopark karşısında, iki çeşmelik yolu) bulursanız, komik bi paraya diktirebilirsiniz istediğiniz bi gelinliği. ben yıllar önce 400 vermiştim.

    tabii kumaşa, tüle, dantele, taşa çok takmayacaksanız... (gerçi takarsanız onları alıp da gidebilirsiniz)
    duvağı ve akseuarları da tamamen zevkten kendim yapmış, makyajımı arkadaşa yaptırmış, saçı da kuaföre gelin olduğumu söylemeden yaptırıp, tüm işi 500 e kotarmıştım.
    ekonomik ve keyifli bi çözüm oluyor. illa izmir gelinlikçilerine doğrulmak zorunda değilsiniz yani.
  • kemeraltının ilgili bölümünde gelinlik aramak için gezerken sayılarının abartıldığından çok daha fazla olduğunun rahatlıkla farkedilebileceği gelinlikçilerdir.

    bir de anlamadığım, hepsi mi kazanıyor da dükkanları açık kalabiliyor? senede yaklaşık 500-600 bin evlenmenin olduğu bir ülkede, dükkan başı kaç gelinlik düşüyor da o kadar personel o kadar dükkanda barınabiliyor?

    kesin ip var.
  • (bkz: tl dr)