şükela:  tümü | bugün
  • siyasal ve askeri bir strateji olarak izolasyonism, uluslararası sistem ile ilgili sorunlara alt düzeyde bir katılım, öteki siyasal birimler ya da toplumlar ile en alt düzeyde dipomatik ya da ticari ilişki ve de öbür devletlere karşı herhangi bir asgari girişimde bulunma ya da onlara herhangi bir ayrımcılık tanıma konusunda isteksiz olmakla ortaya koyulan dış politika stratejisi.
  • kapitalist,komünist veya teokratik ne şekilde yönetiliyor olursa olsun , bir ülkenin kendini dışarıya kapatması.siyasi ve ekonomik olarak dışarıdan bağımsız davranma şeklindedir.kapitalistlerden;isviçre ve türkiye, komünist olarak sscb,kuzey kore vs.. zamanında izolasyon politikası uygulamış ve uygulayan ülkelerdir.izolasyonizmin en güzel örneği ise abd'nin kıtasında kalma politikasıydı.avrupa'nın işlerine karışmasını kesinlikle istemeyen zamanın abd başkanları ülke dışındaki her olay karşısında sessiz kalmayı yeğlemişlerdir.1. ve 2. dünya savaşlarında da aynı politikayı güden abd doğudan gelen tehlike karşısında yayılmacılığa yönelmiş, bir daha gitmemek üzere avrupa kıtasına yerleşmiştir
  • otarşiyi de beraberinde getirebilir.
  • günüzmüzdeki en iyi örneği türkmenistan'dır. kendilerini birleşmiş milletler de " daimi çekimser " statüsüne çekmişlerdir. kimse onlara ne birşey soruyor ne de onlardan birşey istiyor. kendi yağında kavruluyorlar.
  • diger adi "yalnizcilik" olup, mantik ve ongoru cercevesinde uygulanirsa, zarari degil faydasi olur. buna en guzel ornek, amerika birlesik devletleri'dir.

    abd icin iki bolumde ortaya cikan ve olgunlasan bu politika, ilk olarak george washington'in 1796'da kongre'de yaptigi veda konusmasinda temellenmistir. gorev suresinin sonunda konusma yapan washington; "avrupa ile mumkun oldugunca az iliski kurun ve yabanci ulkelerle surekli ittifaktan kacinin" diyerek, amerika'nin izolasyonizm politikasina dair yol gostermisti.

    politikanin tam olarak olgunlasmasi da, 1823'te james monroe tarafindan ilan edilen monroe doktrini ile gerceklesmisti. bu doktrinle birlikte, basta ispanyollar olmak uzere despot avrupa'ya siktir cekilmis ve guney amerika ulkelerinin [meksika, sili, brezilya, kolombiya, arjantin, venezuella, ekvador, uruguay, paraguay, bolivya] bagimsizliklari desteklenmisti. bu ulkelerin bagimsizlik kazanmalari, avrupa'nin doymak bilmeyen emperyalist istahini kapatip, avrupa yerine abd'nin bu ulkeleri rahatca somurmesini saglayacakti; oyle de oldu.

    bu politika ile, avrupa'da devrimler(1830, 1849) olup, kibirli avrupa ulkeleri birbirlerini yerken, tum hepsinden uzak kalan ve ekonomisini guclendirmeye calisan abd, izolasyonizm politikasini soguk savas donemine kadar surdurmustur. tam da suskunlugunun asaletinden kaynaklandigi dusunulmeye baslanan abd, sscb-turkiye geriliminde sahneye cikmis, "abd sinirlari kars ve ardahan'dan baslamaktadir" diyerek, artik saga sola salca olacaginin ilk sinyallerini vermistir.
  • tüm stratejiler içinse (bkz: dış politika stratejileri)
  • bir devletin askeri ve siyasi anlamda düşük seviyede izlediği stratejidir. izolasyon izleyen bir devlet diğer devletlerle ilişki kurarken genellikle daha dar alandadır. daha az devletle ilişki,konsolosluk ya da elçilik kurar. bunu yapmaktaki temel hedefi dış müdahalelere ve savaşlara karşı korunmak içindir. dışarda olup bitenden mümkün olduğunca daha az etkilenmek ister. güç mümkün olduğundan çok devlet arasında dağıldığında izolasyonik politika izlenir. devletlerin izolasyonik politika izleyebilmesi için ekonomik ve sosyal olarak kendilerine yetebilmeleri gerekir. izolasyon doğrudan ya da dolaylı olarak algılanan bir tehdidin varlığıyla yakından ilişkilidir. bu tehdit ekonomik, sosyal ya da kültürel olabilir. izolasyonizm savunmacı bir yaklaşımdır. özetle izolasyon bir devletin kendini dolaylı bir tehdit altında hissettiğinde kendini korumak için uyguladığı savunma stratejisidir.