şükela:  tümü | bugün
  • asimov tarzı bk okuyucularının pek takdir etmeyecekleri inanılmaz hayalgücü olan yazar.
  • "yeni bir şeyler duymaya, görmeye aç ve bildiği şeylerden de umudunu kesmiş insanlar olarak, geçmişimizi ve geleceğimizi her gün talan etmekten başka çıkar yolumuz yok sanki...

    tıpkı bizden kendimizi, duygularımızı ve cinselliğimizi kolay pazarlanabilir ve cazibeli ambalajlar içinde her gün yeniden piyasaya sürmemizin beklenmesi gibi..." diyen adam...
  • "bilimkurgu uzayda değil insanın kendi içindedir, gelecekte değil bugünde aranmalıdır" diyen adam.
  • zamanında okulda kısa hikayelerini okuduğum sonraları crash la bana oha dedirtmiş yazar . başlıca kitapları high -rise , the kidness of women, cocaine nights, concrete island, millenium people dır , metaforu onun kadar iyi kulanan biri yoktur herhalde .
  • "gelecek sıkıcı olacak. gezegenin varoşlaşması devam edecek, ve bunu ruhun varoşlaşması takip edecektir." sözlerinin sahibi.
  • (bkz: super-cannes)
  • ayrıntı yayınları mayıs 2004'de beton ada'yı basmıştır. ballard'ın tüm kitapları gibi bu da sarsmıştır.
    umarım sinemaya hakkınca uyarlanır. çalışmalar sürmekte ...
  • guardian'ın writers' rooms köşesine konuk oldu:
    http://books.guardian.co.uk/…hic/0,,2030530,00.html

    my room is dominated by the huge painting, which is a copy of the violation by the belgian surrealist paul delvaux. the original was destroyed during the blitz in 1940, and i commissioned an artist i know, brigid marlin, to make a copy from a photograph. i never stop looking at this painting and its mysterious and beautiful women. sometimes i think i have gone to live inside it and each morning i emerge refreshed. it's a male dream.

    there are photos of my four grandchildren (one, along with a picture of my girlfriend claire, is just out of shot). the postcard is dali's persistence of memory, the greatest painting of the 20th century, and next to it is a painting by my daughter, which is the greatest painting of the 21st century. on the desk is my old manual typewriter, which i recently found in my stair cupboard. i was inspired by a letter from will self, who wrote to me on his manual typewriter. so far i have just stared at the old machine, without daring to touch it, but who knows? the first drafts of my novels have all been written in longhand and then i type them up on my old electric. i have resisted getting a computer because i distrust the whole pc thing. i don't think a great book has yet been written on computer.

    i have worked at this desk for the past 47 years. all my novels have been written on it, and old papers of every kind have accumulated like a great reef. the chair is an old dining-room chair that my mother brought back from china and probably one i sat on as a child, so it has known me for a very long time. a paolozzi screen-print is resting against the door, which now serves as a cat barrier during the summer months. my neighbour's cats are enormously affectionate, and in the summer leap up on to my desk and then churn up all my papers into a huge whirlwind. they are my fiercest critics.

    i work for three or four hours a day, in the late morning and early afternoon. then i go out for a walk and come back in time for a large gin and tonic.
    jg ballard
  • modern dünyayı yer yer kara mizahla eleştirmeyi başarılı biçimde başarmış bilimkurgu yazarı. insanın kapitalist toplumdaki tüketici patalojisini ortaya koyar. kahramanları genellikle ciddi ruhsal problemlere sahip olmuşlardır bir şekilde. bilinçdışı ve psikanaliz üzerine çok ciddi bir göndermeler silsilesi taşıyan hikayeler anlatır. bunlar mitolojik unsurlar da barındırır bazen. öykülerinde kişilerin tüketmeye programlanmış hal ve vaziyetlerinin aşırılığa doymazlığı göze çarpar. ama tuhaf bir masumiyet söz konusudur bu karakterlerde. onlar suçlu değil, yaşanılan dünya esas suçlu olandır. bilinçdışına işleyen reklam panolarının etkisi alltında deli gibi alışveriş yapanlara dair öyküsü sanırım bunu en iyi anlatanlardan.