şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---

    sırlar odası bence serinin en kötü kitabı.
    --- spoiler ---

    --- spoiler ---

    kitapları bilemeyeceğim, okumadım.
    --- spoiler ---

    entry: #73556558

    bu iki cümle arasında sadece 4 cümle kurmuş.

    kusura bakma da, bu şekilde entry girersen başına bir şeyler gelir.

    tanım: harry potter serisinin yazarı.
  • fantastik romanlara yıllarını vermiş biri olarak rowling'in tolkien ile kıyaslanması kesinlikle hakaret filan değildir. tolkien'in romanları müthiş zengindir, diller, alt kültürler, ırklar, coğrafyalar, destanlar, şiirler... rowling'in romanları ise farklı bir çeşitlilik içerir. büyüler, eşyalar, mekanlar, isimler, karakterler.... ayrıca rowling'in dili daha basit olduğu için çok daha akıcıdır. son kertede tolkien'in eserleri ciddi anlamda ağır bassa da, rowling'in eserlerinin yaşattığı coşkun mutluluk duygusu da yabana atılamaz. bu nedenle iki yazarı da birbirleri üzerinden küçümsemek çocukça bir sidik yarışından başka bir şey değil. ikisi de iyi ki varlar.
  • tolkien ile karşılaştırmanın anlamsız olduğu yazar. farklı alanlar, farklı disiplinler... fakat bu rowling teyzenin kötü bir yazar olduğu anlamına gelmez. harry potter serisi, gayet karanlık, trajik ve dramatik olayların geçtiği soluksuz okunan bir polisiyedir. filmleri berbattır ve bu hikayeye böyle filmler çekmek kesinlikle hikayenin kendisine hakarettir. kitapları okumadan filmleri izleyip konuyla ilgili yorum yapmak da, recep ivedik izleyip "suç ve ceza kötü bir kitap, dostoyevski kötü bir yazar" demek gibidir.

    ayrıca, yazdığı kitapları hiç okumadığını söyleyip yazarlık yeteneğinin olmadığı iddia edilen yazardır. nasıl insanlarsınız lan siz.

    üstüne üstlük sırlar odası adlı kitabın serinin en kötü kitabı olduğunu söyleyip sonra aynı entry içinde kitapları hiç okumadığını itiraf etmek nasıl bir kafanın ürünüdür? yahu git yat, uykunu alamamışsın belli ki.

    not: aldım caps'ini, çocuklarına rezil edeceğim seni ilerde. çocukların harry potter okuduktan sonra "anne/baba sen de ne saçmalamışsın" diyecekler.
  • lily evans, james potter, sirius black, remus lupin, severus snape ve onların hogwarts'ta geçirdikleri yılları anlatan bi kitap yazacak olursa oturur sevinçten ağlarım ve benimle birlikte ağlayacak bir sürü insan tanıyorum. *
  • herif gelmiş kitabı okumadan film üzerinden yazarı eleştiriyor. türkiye'nin özeti resmen.
    bu arada adam gibi adamdır rowling ablamız.
  • harry potter serisinin yazarıdır. film serisinin yönetmeni ya da senaristi değildir, dolayısıyla kitapları okumayıp, yalnızca kitaptan uyarlanan filmi izleyerek kendisine tu kaka demek en kibar tabirle komiktir, bilgi yoksunluğudur.
  • gereksiz yere linç edilen kadın.

    trans bireylere nefret amaçlı tweet atmamış, yalnızca transların cinsiyet konseptini silme çalışmalarının saçma olduğunu söylemiş. translara karşı empatik yaklaştığını, onların haklarına saygı duyduğunu ve onları desteklediğini de söylemiş. bence söyleminde haklı. trans da, gay de, lezbiyen de, biseksüel de, panseksüel de olsanız bir cinsiyetiniz vardır. cinsiyeti desteklemek homofobiklik değildir, gerçekten de biyolojidir. lgbt bireylerin haklarını destekleyen bir insan olarak rowling'i ben de haklı buldum.

    işin kötü yanı bu olay artık o kadar politik doğruculuğa ve linç yemeye müsait hale geldi ki sadece bir tek doğru varmış gibi, insanların başka bir yorum yapması ve eleştirmesi inanılmaz derecede zorlaştı. kendi haklarınızı savunmanız başkalarının özgürlüğünü kısıtlamamalı, bu her düşünce için bu şekilde sadece bunda da değil. sadece tek bir fikir doğru değildir, tek bir doğru da yoktur, her fikir kendine has kusurları içinde barındırır.

    önemli olan cinsiyetlerimiz veya cinsel yönelimimiz değil ne kadar insan olabildiğimiz. erkek/kadın/heteroseksüel/panseksüel/lezbiyen/gay/transseksüel vb olmadan önce hepimiz insan olmalıyız.
  • elbette dünyanın en iyi yazarı değildir ama dünyada 7'den 70'e yüz milyonlarca insanın kalplerine en çok dokunmuş, en içten ve en samimi fantastik kurgu kitabını yazarak, bunu da tüm zamanların en şahane kurgu ustalıklarından birini sergileyerek, j.r.r. tolkien'in dünyasını harfi harfine kopyalayarak benzer kitaplar yazan (yepyeni diller, yepyeni hayali ülkeler, yepyeni ırklar ama niyeyse hep elfler hep cüceler, hep kaybolup gitmiş antik çağ dönemlerinde geçen kılıç-mızrak-büyü kitapları) sayısız yazarın ve sayısız fantastik kurgu eserinin önüne, özgünlüğü ve farklılığı ile haklı olarak geçmiş, bu nedenle de yeniliğe ve farklılığa zerre tahammülü olmayan dinozor metal müzik dinleyicilerinden beter fantastik kurgu takipçilerini - ve tahminen yazarlarını da - hasetlerinden çatlatmıştır. marifet tuğla kadar ciltler boyunca bitip tükenmek bilmeyen karman çorman, yer kabuğuna inecekmişçesine detaylandırılmış dünyalar, öyküler, diller, ırklar tasarlamakta değil (neyi kanıtlama çabasıdır acaba bu kadar çok detay üretebildiğini göstermek için çırpınmak, tolkien en âlasını yapmış işte), sayısız insanı gönüllü olarak peşinden koşturacak, "bu bizden" diyerek bağırlarına basacak bir dünya, öykü ve karakterler yaratmakta.

    kendisi bir shakespeare olmadığını zaten bilmekte ve söylemektedir. "ileride nasıl hatırlanmak istersiniz" sorusuna "sahip olduğu yetenekle elinden gelenin en iyisini yapabilmiş biri olarak" diyecek kadar alçakgönüllü, ne olduğunu bilen bir insandır. bir yazar olarak söz söylemeyi, etkileyici cümleler üretmeyi ve lafı gediğine oturtmayı çok iyi becerir. insanlar neden hemen tolkien'le karşılaştırıp aşağılama tepkisi göstermek için kurulmuş saat gibi hazırda beklemekteler bilemiyorum ama tahminen tolkien'in yarısı kadar edebiyat bilgisi olmayan biri olarak, aynı tolkien'in eseri gibi fantastik edebiyatta bir dönüm noktası olmuş ve tarihe adını yazdırmış bir kitap ve dünya yarattığı için büyük ihtimalle. onca ıncığına cıncığına kadar detaylandırılmış ama özünde hepsi birbirinin aynı kılıç-mızrak-büyü high fantasy kitapları dururken günümüz dünyasının içine saklanmış, o dünyayla ilişkileri mükemmelen detaylandırılmış yepyeni bir ikincil fantazi dünyası tasarlayarak özgünlüğü ve hepsinden de öte ruhuyla tolkien'inkine çok benzer bir tat verebilen, bu yüzden de en az orta dünya kadar sevilen yegâne öyküyü yazdığı için çatladı resmen insanlar hasetinden. zira dediğim gibi marifet alternatif dünya tarihi yazıyormuş gibi sonu gelmeyen boğuculukta detaylarla doldurulmuş kitaplar yazmak değil, yarattığın dünya görece daha hafif olsa dahi okuyucunu avucunun içine kıskıvrak almanı sağlayacak kadar samimi bir ruh katabilmek. millet "rowling, tolkien'in boku olamaz" diye birbirini yiyedursun, merhum tolkien mezarından kalkıp gelse, şu 7 kitabın hepsini bir okuyabilse, tahminen en önce kendisi saygılarını sunardı rowling'e muazzam başarısı için. harry potter severler için can sıkıcı bir şey olsa bile allah vermiş de bu serinin filmleri de yüzüklerin efendisi üçlemesi gibi tartışmasız bir başyapıt olamamış. olsaymış herhalde insanlar iyice çete gibi toparlaşıp adam dövmeye geleceklermiş hasetlerinden. tolkien'in kitabı gibi sürüyle kitap var fantastik kurguda ama bir tane harry potter var. iyi ki de var.

    https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/…4126031_n.jpg
  • kadına neden transfobik iftirası atıldığını anlamıyorum.

    ingiltere’de mevcut yasaya göre cinsiyet değiştirmek için önce bedeninizin psikolojik kimliğinizden farklı olduğuna dair tıbbi değerlendirme, akabinde medikal operasyon, sonra 2 sene yeni cinsiyetle yaşama, varsa eşlerinden onay alma ya da boşanma, ve 180 pound gibi bir miktar ödeyerek devlete başvurmanız gerekiyormuş.

    translar da “bu süreç çok bürokratik ve aşağılayıcı, tıbbi müdahale olmaksızın cinsiyetimiz olarak neyi deklare ediyorsak o olarak kabul edilmek istiyoruz” diye buna karşı çıkmışlar.

    bazı feministler “kadın olmak o kadar kolay değil, kadınım diyen herkes kadın kabul edilirse kadın hakları diye bir şey kalmaz insan hakları kalır. kadın hakları zaten default insan erkekler kabul edildiği için ortaya çıkmıştır. translar bu şekilde kadın kabul edilemez.” demişler ve iki yüzlülükle suçlanmışlar. “bunu kabul ettiğiniz anda kadın sığınma evi diye bir şey kalmaz, cinsiyetim kadın diyen her erkek sığınma evine girebilir.” diyorlar. mesela “adım buse, erkeksi bayanım, lezbiyenim” diyen doğuştan erkek şahsın kadın sığınma evine girebildiğini düşünün.

    maya forstater diye bir radikal feminist kadın da “translar biyolojik cinsiyetini değiştiremez” dediği için işten çıkarılmış https://www.google.com/…bc.com/news/amp/uk-50858919 işe dönüş davası açmış, mahkemeyi kaybetmiş.

    j. k. rowling de şu tweet’i atmış: “ istediğiniz gibi giyinin. kendinizi istediğiniz gibi tanımlayın. sizi isteyen ve rıza gösteren istediğiniz yetişkinle yatın. huzur ve güven içinde hayatınızı en iyi şekilde yaşayın. ama kadınları cinsiyetin gerçek olduğunu belirttikleri için işlerinden çıkarmaya zorlamak mı? #mayayıdestekliyorum”

    şimdi kadın transfobik mi olmuş oluyor?
  • bize, özellikle koskoca dünyada türkiye gibi sorunlu bir yerde yaşarken ikinci bir dünya yaşamamızı sağlayan yazardır. yarattığı bir kitap değil apayrı bir dünyadır. 28 yaşına geldim hogwartsdan mektup gelsin gitmezsem şerefsizim.