şükela:  tümü | bugün
  • bugün yolda yürürken aniden karşıma çıkarak bana ufak çaplı bir afallama yaşatmış kişi. yolda karşıdan karşıya geçmek için beklerken karşıki kaldırımda beklediğini gördüm. önce benzetiyorum sansam da bariz bir şekilde o olduğunu anlamam çok sürmedi allahtan. o da ona baktığımı fark etti. yine de çok bi şaşkınlık nidası göstermediğim için durumu idare ettim sanıyorum.

    - jack white, right?
    - yes (sanki beni yalnız bırak ölmek istiyorum der gibi bir tonla)
    - listen, ı am not an obsessive, ı don't want to disturb you, the only thing that ı want to say is you have nice songs.
    - oh thanks (burda ne olduysa yüz ifadesi değişti aniden ve gülmeye başladı)
    - now, ı gotta go. cause ı have a story to tell
    - whats that?
    - ı saw jack white!
    - haha, ı gotta go too. bye
    - bye :)

    eve gelince benzeri birisinin beni işletip işletmediğinden emin olmak için netten kontrol ettim ve evet, konseri varmış elemanın bu gece yeni grubuyla.
    hayat bazen ne tuhaf, jack white falan.
  • "don't trust anybody who doesn't like led zeppelin" diyen karizmatik şahıs
  • tip olarak robert smith ve johnny depp karışımı, karizması sağlam müzisyen.
  • saçını kestirmiş allahsız vicdansız. kimse mi dur demedi jack, kimse abi yapma demedi mi? elleri kırılaydı, makasları kırılaydı da kesmeselerdi. bir de toromanlık gelmiş sanki böyle bir yüzüne. kortizon mu bastılar damardan sana ne yaptılar jack :(

    klibi*bir izleyin allaşkına, nejat işler mi söylüyor, emre aydın mı, jack white mı belli değil. neyse kökü sende nasılsa.
  • son on yılda rock dünyasına girmiş en yetenekli, en muhteşem insandır bana kalırsa. the white stripes'ta gitar çalar, şarkı söyler. the raconteurs'te aynı şekilde. the dead weather'da davul çalar yine şarkı söyler. cold mountain'ın müziklerini yapmıştır. yakın zamanda solo bir albümü de çıkacakmış herhalde. yine de en iyisi white stripes'tı şu ana kadarkilerin. yeteneğini bence şu parçada çok güzel konuşturmuştur.

    (bkz: ball and biscuit)

    ha bi de sesi çok ince ya da bana öyle geliyor. ama iyi böyle.

    klavye de çalıyor tabi. onu da eklemek lazım.
  • it might get loud belgeselinde jimmy page gitar çalarken tarkan görmüş liseli kız gibi bakan, yüzündeki gülümsemesi gözlerinin içine yansıyan adam. aferin lan sevdim seni.
  • müzik bağımlısıdır, madde bağımlısı değildir. başka türlüsü mümkün mü?

    adamın el atıp da batırdığı tek bir proje yok. jack white diyince the white stripes gelir akla hemen. ancak the raconteurs ve the dead weather bünyesinde çıkan albümler ortalamayı geçtim iyinin de üzerinde. üstüne 2 tane de solo albüm çıkardı. bu kadar üretim yaparken kaliteyi koruması; tamamen müziğe yoğunlaşması ile alakalı. yani evet yetenekli bir adam ama bu kadar çalışması onu kendi dönemindeki müzisyenlerden ayırıp özel bir konuma koyuyor.

    şu da amme hizmeti. hadi yine iyisiniz.
  • bu zat-ı şahanenin i'm shakin isimli şarkısına iki yaşındaki kuzenim bayılıyor ve çılgınca dans ediyor. küçücük çocuk bile fark etmiş belli ki adamdaki ışığı ve enerjiyi.
  • türkiye ye gelirse muhtemelen başbakanın cek ak olarak adlandıracağı şahıstır.