şükela:  tümü | bugün
  • yeşil bereli bir mortal kombat karakteri, kitana ve mileena ile çok benzeşir, mezdeke gibi etrafta debelenip dururlar. zor seviyelerde bilgisayara karşı oynadığınızda uzun bacaklarıyla sizi tekmeleye tekmeleye döver. can yakar. kan yapar.
  • adamlar on küsür yıl sonra tekrar bir araya gelip, yeni bir şarkı yapıyorlar ve bu şarkı eski şarkılarından aşağı kalmıyor. yine gözleri dolduruyor, yine tüyleri diken diken ediyor. x japan'i "en iyi" yapan tam da bu işte.

    http://www.youtube.com/watch?v=mrhy6rlm8ta

    aye, 'cause you are beautiful,
    your scars are beautiful, like the jade,
    you’ll still shine, when you sink into the sea,
    when the bleeding scarlet jealousy carves the way you believe,
    now and forever, you’ll be loved,
    let your destiny lead your heart
    my jade
  • starda çıkan garip bi dizide;tabuları yıkan,müslüman olupta bi hristiyan'a aşık olan,sonrada ailesi tarafından zorla biriyle evlendirilen,gözleri çok güzel bi kız bu jade.
  • (bkz: yeşim taşı)
  • cocukllugunuz cine 5 izlemekle gectiyse bu filmi hatırlayabilirsiniz.bu aralar moviemax ler de de gosteriyorlarmıs.cocukken ilk izledigim de soka girdigim , aman tanrım insanlar boyle mi cogalırlar diye dusunup , korkup travma gecırmeme neden olmus , cinayet , seks ,sıyah saclı kadın guzeldır inancinı kafamıza kakan bence kult bır yapımdır.
  • kuşadasında bir beach club. geceleriyse bar oluyor. adı jade cabaret oldu en son yanılmıyorsam.
  • 9 sene öncesinden çıkıp gelen her daim taptaze yazar. sözlük için the man from earth gibi bi'şey. benim içinse öyle biri ki..

    tarihin tozlu raflarında, cismimi ilk gördüğü an "bu ne be? çok çirkin bu, götürün bunu istemiyorum!" diye çemkirmiş olsa da,
    "yaa ben de seninle gelmek istiyorum!" dediğimde "şimdi olmaz, sonra hep beraber dolaşıcaz merak etme" diye başından savmış olsa da,
    çileden çıkardığım bir anda, sıcak suya daldırıp çıkardığı poşet çayı yüzüme fırlatmış olsa da,
    "hayatında en çok kime sesini yükselttin?" sorusunun cevabı olsa da,
    en pis işlerinde suç ortağı ve günah keçisi olsam da..

    ..gülüşü olmadan, öngörüleri olmadan, hayatıma kattığı mükemmellikler olmadan, karnıma gülmekten soktuğu sancılar olmadan, korkularımı 10 saniyede geçirebilen rasyonelliği olmadan, hayatıma hediye ettiği minik varlık olmadan ne yapardım bilmem..
    zırıl zırıl ağlarken güldürebilen, gülmekten ağladığım zamanların %80'inin altına imzasını atan kadın. sensiz bir hayat düşünemiyorum.
  • yonetmenligini william friedkin'in yaptigi 1995 amerikan yapimi aksiyon,polisiye ve drama turunde film. senaristligini joe eszterhas'in yaptigi filmin kurgusu, sex,para,guc ve carpik iliskiler uzerine kurulu. turkiyede mart 1996'da gosterime giren film ayni zamanda dvd olarak piyasaya cikmis ancak dunya capinda oldugu gibi turkiyede de ragbet gorememistir. film ozellikle loreena mckennitt'a ait olan "the mystic's dream" sarkisiyla dikkat cekmektedir. filmin basrollerini csi serisinden tanidigimi david caruso ve men in black,dogma gibi filmlerde oynayan amerikali guzel linda fiorentino paylasiyor.
  • "yalnızlık dünyamıza hoş geldin güzel yeşim... " diye başlayan bir şiir var. daha ilk doğduğu günlerde kendisine adanan ve ömür boyunca verilmiş en güzel hediyelerden biri olacak bir şiir.

    sonrasında birçok hediyesi oldu. sevdiklerinden gelen aşk şiirleri, bir türlü sevemediklerinden gelen aşk mektupları, onsuz çıkılan seyahatlerde aklından çıkamadığı insanların beraberinde getirdikleri, gecelerce düşünülüp uğruna hazırlanmış ona özel hediyeler, bir anda aklına düştüklerinin kapıp getirdiği çiçekler,

    neler neler...

    hayatına ne çok insan girdi bunca yılda bir bilseniz. delice sevdiği, köşe bucak kaçtığı, yıllar içinde tükettiği, yıllara ve yollara meydan okuyan, hayatından çıkarmak istedikleri, delicesine öfkelendikleri, uykularını kaçıranlar, özledikleri, imrendikleri, görmeye dayanamadıkları, değerini bilemeyenler, pamuklara saranlar,

    kimler kimler...

    neler yaşadı, neler hissetti kendini bildi bileli. bir gün o teyzesinde bir gün öbür yuvada geçirdiği ve her seferinde kızgınlıkla da olsa anne babasına kavuştuğu bebeklik günleri, çok zeki diye ilkokul öğretmenini zora soktuğu miniklik günleri, nerde akşam orda sabah yaz geceleri, aklına her geldiğinde 'en güzel yılları hayatımın' dediği, her günü yeni maceralara gebe üniversite günleri, hayallerini gerçekleştiren insanlar, hayatını karartan anlar, ikilemleri, tutkuları, pişmanlıkları, aşkları, takıntıları, bıraktıkları, tutundukları...

    bugün önemsiz bir gün aslında. şubatın on'u. herhangi bir gün, herhangi bir saat. ama gözlerini açtığı o yıl, o gün, ve o saat asla herhangi bir gün olmadı ve olmayacak. şubatın on'u. karların boyunu aştığı ve annesinin çığlıklarının martı çığlıklarına karıştığı o gün, iyi ki doğdu...
  • senaryosu basic instinct i de yazan joe eszterhas a ait olan, pek çok bakımdan basic instinct'e benzeyen 1995 yapımı film. yine tuhaf ilişkiler yumağına kapı açan gizemli bir cinayet, tehlikeli kadınlar, sorunlu bir dedektif, erotik sahneler, san fransisco caddelerinde geçen müthiş araba takip sahneleri ve ucu açık bir son.. jade, 90 larda bir furya haline gelmiş erotik-polisiye filminin başarılı örneklerinden.