şükela:  tümü | bugün
  • ing.jacaranda olarak afrikaans dilinden dönüştürülmüş, egzotik ağaçlar grubunda yer alan, şemsiye şekilli, trampet şeklinde açan mor çiçeklerinden birinin başınıza düşmesinin şans getireceğine inanılan avustralya, brezilya ve güney afrika'da çok görülen, latince adı jacaranda mimosifolia** olan, (bkz: jackaranda) ile tamamen ilgisiz bir güzel ağaç.
  • cicek actigi bahar sonunda buenos aires ve santiago sokaklarini eflatuna boyayan, cok guzel bir hale getiren agactir...oralarin erguvanidir.
  • antalya-adana coğrafyasında park bahçelerde örnekleri var imiş,

    evimin penceresini dolduran at kestanesinin sarı sonbahar yaprakları için -ne güzel dimi anne- soruma, annemin 'evin önü ağacı' olarak bir numaraya açık ara jakarandayı yerleştirdiğini sayesinde öğrendiğim ağaç. bize sadece resmine bakmak düşüyor o ayrı.
  • kitabı, çayı alıp bahçede yaşamayı göze almayı düşündürecek kadar mükemmel bir ağaç. eğer bir ağaç olsaydım kesin buna aşık olurdum.
  • sehre en guzel rengi veren agac. hatta , ilk kez bahceli bir ev kismet oldugunda, evin hemen yanina ekilince, farkina varmadan buyur. aile efradini bir muddet, eflatun bir bulut icinde yasatir...

    (bkz: https://www.google.com.au/…74#tbm=isch&q=jacaranda)

    (bkz: https://www.google.com.au/…qsaqima&biw=1920&bih=974)
  • guney yarimkurede, asya'da, avustralya'da yayilip serpilmis eflatun cicekli bir agac.
    koklerinin latin amerika'ya uzandigi dusunulur.

    ekim ayi simdi, baharin tatli gunleri.
    sidney sokaklarinda yer yer eflatun bulutlar kumelenmistir.
    misal, misal.
    boyle masalsi, siir gibi, guzel.

    uzaklardaki kardesi oteki cicekler gibi: (bkz: istanbul'da erguvan zamanı)
  • şüphesiz ki dünyadaki en güzel ağaçlardan birisi.

    keşke ülkemizde de anavatanı kadar güzel gelişim gösterse, öyle güzel açsa. ne yazık ki burada çok az çiçek açıyor.
  • güney amerika kökenli bir ağaç türü. güney afrika'nın ise sembollerinden birisi.

    vakti zamanında güney afrika'ya hakim olan beyazlar tarafından ülkeye getirilmiş ve özellikle pretoria ile johannesburg'a dikilerek ekim, kasım aylarında ortalık eflatundan geçilmez hale getirilmiştir.

    ancak bu ağaç çok yoğun bir şekilde yer altı sularını emmektedir. o yüzden güney afrika'da kuruyanların yerine yenisinin ekilmemesi kararı alınmıştır ki takriben 50 yıl içinde bu ülkedeki tarihini tamamlayacağı tahmin edilmektedir.