şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ansızın gelen,aşkla dayanmak ve hayatın bu yakası adlı eserlerin yazarı*
  • egemen'in annesi.
  • ilk öykü kitabı bu gece pera'da. ardından 1991 yılında ikinci öykü kitabı aynadaki yüzler can yayınları'ndan çıktı.
  • küçücük bir mekanı kocaman sıcacık bir sanatevine dönüştüren ,sohbetlerine doyum olmayan, güzel konuşan ,güzel insan . lale'nin de ablası :)
  • sıcacık bir insan, bir kadın , bir yazar, bir öğretmen... her atölyesi bir terapi...
  • 2014 yılı duygu asena kadının hâlâ adı yok roman ödülü'nün fırtına takvimi adlı romanıyla sahibi olan okunulası kadın yazar.
  • geçtiğimiz günlerde amatör birkaç edebiyatseverin kitapları tanıtıp eleştirdiği bir blogda; kendisinin yazdığı kitaba yapılmış eleştirileri bir yazara yakışmayacak bir üslupla karşılayarak, eleştiriye zerre tahammülü olmadığını göstermiş yazar. kitaplarını okumadım ama yazdığı o asabi, gittikçe dozu şiddetlenen ve seviyesi düşen, alt alta sıralanmış mesajlarını görünce okumayı da hiç düşünmediğimi fark ettim.

    her şeyden önce bir kitap ödül de alsa, yazarın nezdinde bazı okurların o kitabı beğenmeme/eleştirme hakkı olmayacak mı? kitabını eleştiren bir kişinin edebiyattan anlamadığını nasıl ölçebiliyor bir yazar? kaldı ki hakarete varan sözlerine yanıt gelmedikçe artan bir asabiyet, kendisi için de hoş bir üslup göstergesi değil. ayıpladım her şeyden önce, cık olmamış. bir edebiyatçı birilerini edebe davet ederken, aynı şeyden kendi de edinmeli.
  • hakkında yürütülmeye çalışılan linç kampanyasının hikayesinden anladığım kadarıyla sanat atölyesini amatörce ve içgüdüleriyle sahiplenmiş `:doğal neticedir, sanat atölyesi nihayetinde tamamıyla bir iş girişimi değildir`, bir katılımcı adayının bayram öncesi kurban pazarından düve alır üslupta fiyat - kalite sorgulamasına hiddetlenip muhtemelen o anki psikolojik durumunun da etkisiyle kompleksli bir kişiden çıkması beklenen tarzda tevazudan uzak bir tepki göstermiş romancı. kendisinin aslında demek istediği,

    (bkz: sen benim kim olduğumu biliyor musun)
  • kendisini küçük düşürücü sözlerle eleştiren ekşi sözlük "yazarı", hanımefendinin nick altını bir zahmet okusaydı "her atölyesi bir terapi" dendiğini görürdü. çok araştırmacı ya o açıdan.

    jale hanım'ın hatası, "para veriyoruz, tabii soracağız." üslubuyla sorular soran bir kişiye laf anlatması olmuş. bence -ki kendisi de anlamıştır zaten- bundan sonra bu tür sorular soran bir kişiyle görüşmeyi kısa süre içinde sonlandırmalıdır jale hanım. dersane mi canım bu?