şükela:  tümü | bugün
  • deja vu'nun tam tersi bir piskolojik gerilim.. kanimca sahane bir mutluluk..

    jamais vu'da daha once etut edilen bir deneyimi hic yasamadiginizi dusunebiliyorsunuz.. mesela her gün kosesinden dondugunuz apartmanin kosesinden sanki ilk defa donuyormuscasina tedirgin olabiliyor, her hafta sonu yediginiz cipura'nin tadina hayran kalabiliyorsunuz.. kisa süreli bir saskinlik olsa da yine de bir fenomen.. "ulan 6 yasindan beri metallica dinliyorum" dedikten sonra konserde birden hadiseye yabancilasmak da jamevu nun bir parcasi..

    ama sizofreniden öte olarak kısa süreli bir unutkanlik bu.. 4-5 saniyelik aldanma..

    bilimsel hikayesi de su ki, beyin bir hadiseyi duyular ile deneyimlediginde tak bilgileri depoladigi merkezi ariyor.. "bilader ben bişi yiyorum ama daha once yedim mi bilmiyorum. muz diyorlar.. nasildir sever miyiz?" falan diyor.. bir, bilemedin iki saniyede "ooo supperdir ya, saridir, anamurdakiler kücüktür, ilk kez 4 yasinda yemistik.. ilkokulda musa cantasinda getirmisti. canimiz cekmisti ama yiyememistik" gibi muz hakkindaki deneyimlerini gonderiyor o bilgi merkezi..

    ama an geliyor, bu bilgileri isteme, veya verme hadisesi gecikebiliyor.. işte o durumda jamais vu denen hadise gerceklesiyor.. hayat senleniyor..
  • chuck palahniuk'un "tıkanma"sından:

    "deja vu'nun bir de tersi vardır.
    buna jamais vu denir.
    sürekli aynı insanlarla karşılaşıp aynı yerlere gidersiniz,
    ama her seferinde ilk kez olmuş gibi hissedersiniz.
    herkes her zaman yabancıdır.
    hiçbir şey tanıdık gelmez."
  • olduğu yerden birden kendini soyutlanmış, oraya yabancı hissetme, varlığını anlık sorgulama anıdır. deja vu'dan daha çok rastlanır. pek de garip gelmediğinden deja vu kadar tartışılmaz. ama çok daha tırstırıcıdır.

    ancak en güzel tarafı, her dakika görmekten detaylarına bakmadığınız bir kişi/olay/nesne'ye, tamamen objektif ve dikkatli bir biçimde bakmayı sağlamaktadır.
  • deja vu, gibi bu da sıklıkla yaşanan zihinsel çelişkidir.

    mesela bir kelimeyi bazı zamanlar çok derin düşündüğünüzde kelimenin absürtleşmesi ve anlamsızlaşması buna örnektir. ya da yaşadığınız an, deja vu gibi saniyeler içinde size tamamen yabancı gelip neden o noktada olduğunuzu sorgulamaya başlarsanız jamais vu olursunuz.

    jamais vu entel depresyonlar gibi ya da nörolojik (alzheimer), psikiyatrik (şizofreni) gibi durumlarda ortaya çıkması şart değildir, çoğu insanın başına gelir fakat deja vu kadar ilgi toplamaz.
  • yasanan gercekliligin yasanmamis hissiyati
  • deja vu nun zıttı. genellikle yaşlı kişilerde görülür, bu kişi hergün aynı olayı yaşasa da her seferinde aynı tepkiyi vermektedir. chuck palahnıuk choke kitabında bunun güzel bir örneğini sunmaktadır.
  • fransizlarin "dilimin ucunda" deme yontemi.. bu piskoljik zamazingolari ilk fransizlar bulduklari icin tüm bilim dunyasinin dilimin ucunda deme yontemi "presque vu"dur efendiler.. yarin bi gün entel olursak dilimin ucunda demek yerine "presque vu" dememiz daha kolay sevismemize neden olacaktir..

    tabi bunun da bilimsel aciklamasi var.. "nasil olsa ispat edilmez mina koyiim" diye sallamis olabilirler bilimsel aciklamayi. ben deneylediklerini ettiklerini, gozleri ile neronlari gortuklerini, bir bir hücreleri saydiklarini zannetmiyorum.. uydur gitsin. nasil olsa kimse "bilader neroresoptor demissin ama yanilmissin" diyemez..

    her neyse.. şimdi beyne direk bir yerden veri giriyor.. goz olur kulak olur.. burun olur.. bunu algilayan yerler var.. bunu da net biliyoruz.. o algiyi aldiginda, onun ne oldugunu tespit eden zamazingolar da var.. ama bunlar arasinda baglanti direk degil. arada baska bir merkez var.. veriler o merkeze gidiyor, işleniyor ondan sonra ne olduguna karar veriliyor ona gore laflar hazirlaniyor..

    hah işte.. veriyi alip, inceliyip, laflarin hazirlanmasi bölümünde, bir aksaklik olustugunda presque vu gerceklesiyor.. genelde kısa süreli, bazen de baya uzun süreli olabiliyor.. disardan gelen bir yardimla 1 saniyede falan gecen bir hadise..

    kendime not: uzay yolundaki keltoş amcanin ismi jean luc picard.. bir daha dilimin ucuna gelip de soyleyemezsem diye..
  • aşk acısı gibi, ne olduğunu bilsen bile ilk kez yaşıyormuş hissi.
  • sıklıkla deneyimlediğiniz bir şeyi bir an için daha önce hiç deneyimlememişsiniz gibi hissetme. örneğin, her gün yürüdüğünüz bir yolun aniden yabancı gelmesi, 'burası neresi, noluyo lan' demeniz gibi. uzun sürenleri var mıdır, varsa da hayra işaret midir bilemem, ancak saniyeden kısa sürede ya da bir saniye gibi bir kısa sürede yaşananı da olabilmektedir.
  • deja vunun akrabası,psikolojik fenomen.daha önceden yapılan bir olayı hiç yapmamış sanmaya tekabül eder.