şükela:  tümü | bugün soru sor
  • en kısa zamanda izleyeceğim mini belgesel serisi.

    https://www.imdb.com/title/tt8344332/

    6 bölümlük ilk sezonda kimler var dersen:

    -ridley scott
    -steven spielberg
    -george lucas
    -christopher nolan
    -jonathan nolan
    -keanu reeves
    -arnold schwarzenegger
    -paul verhoeven
    -luc besson

    https://www.youtube.com/watch?v=dhjctzgozws

    (bkz: allah'ım sana geliyorum)
  • yok artık daha neler' dediğim mini seri.

    şu kadroya biri hakem 4'e 4 halı saha maçı yaptırsan yine izlerim.
  • bilimkurgu severlerin kesinlikle izlemesi gereken bir belgesel.
    kalabalık ortamlarda izlemeyin, ilk bölüm sonunda benim ağzımdan salya akıyordu.
  • her bölümünde bilim kurgunun yaslandığı temel öğelerinden birini anlatan, her bölümü birbirinden güzel mini seri. bütün ustaları tek bir yapımda toplamışlar, bilim kurgu adına yapılmış en güzel şey olabilir.
    bundan 100 yıl sonra izlendiğinde "acaba dünyada neler değişmiş olacak?" insan merak etmeden edemiyor. ve evet, 100 yıl sonra bile izlenecek bir yapım olmuş.

    imdb
  • nerde nasıl izleyeceğimi bilemediğim seri. şimdi youtube mu? vimeo da mı? netflikis mi? yoksa dvd'si mi satılacak?. bir bilsek.
  • koskoca sözlükte ilgi çekememiş, girilen son entry de "nasıl izleyebilirim" olmuş. ulan, google'a "james cameron's story of science fiction izle" yazmak bu kadar zor mu? ne kadar üşengeç, ne kadar armut piş ağzıma düş, ne kadar beleşçi insanlarsınız. torrent mi yok, altyazı mı yok, hadi onlara üşendin, dizinin adını kopyala yapıştır yapıp yanına "izle" yazacaksın hepi topu.

    çocukluğumdan bu yana her ay muhakkak uzaylı istilası temalı rüyalar görüp uyku felci geçiririm*. mars attacks'taki uzaylılar, war of worlds'teki o korkunç ses, özünde osuruktan bir film olduğu halde, sırf çocukken izlediğim için bilinçaltımın ağzına ağzına sıçmış independence day, ne zaman izlesem insanoğluna küfür ettiğim district 9, cismini aklıma getirirken bile gözlerimin dolmasına engel olamadığım e.t. the extra-terrestrial, artık bokunun çıktığını düşünsem de gönül bağımın bir türlü kopamadığı star wars'tan tutun, pek çok bilimkurgu filmine yer vererek, şu garip kulu sevindirdiler. hayır, yalnızca film de değil, allah'ım yarabbim, bi yerden george lucas fırlıyor, sonra steven spielberg konuşmaya başlıyor, ondan sonra christopher nolan çıkıyor, hepsi bitiyor sigourney weaver iki lafın belini kırıyor ve bunların hepsi bir dakika içinde gerçekleşiyor.

    george lucas, uzaylı tasarlamak için yapılması gereken şeyin akvaryuma gitmek olduğunu söylüyor. james cameron da ona katılarak, avatar'ı çekmeden önce dalış yaptığını belirtiyor. uzaylınız nasıl olsun? insancıl mı, sevimli mi, tipsiz mi, korkunç mu? hepsi için belli başlı hileler varmış. mesela, insanların en çok korktuğu şeyleri kullanarak, kendi uzaylınızı yaratabilirsiniz. fallik objeler kullanarak uzun, siyah yaratığınızı yapın, insanlar yıllarca konuşsun. *

    luc besson, the fifth element için 400 kelimelik bir dil yaratmış. bu dili, dünya üzerinde bir tek o ve milla jovovich konuşabiliyormuş. yönetmenlerin ve yazarların büyük çoğunluğu, çocukken okuyup izledikleri film ve hikayelerden etkilenmişler. george lucas'a star wars, vahiyle inmemiş. flash gordon, shichinin no samurai, the searchers vb filmlerden etkilenmiş, hatta bazı sahneleri birebir kopyalamış.

    thomas edison, 1910 yılında çektiği frankenstein filminde, frankenstein, elektrikle değil, kimyasal tepkime sonucunda doğuyormuş. elektrik yerine kimyasal tepkime kullanmasının nedeni, edison'un icadını kötü tanıtmak istememesiymiş*. filmler, yaşadığınız dönemin egemen ideolojisine göre şekilleniyor. 50'li yıllarda geçen remake'te frankenstein, atom bombasının artığı olarak gösteriliyor. war of worlds'te ingiltere'nin hindistan sömürüsü anlatılırken, district 9'da, güney afrika'nın zimbabweli sığınmacılara yaptığı zulmü uzaylı-insan analojisi kapsamında bambaşka açılardan gösterebiliyorsunuz.

    o kadar will smith'i konuk etmişsiniz, insan men in black'ten bahseder, ayıp be ayıp. otostopçu'nun galaksi rehberi'ni de bekledim, gelmedi.... georges melies de öyle üstünkörü bahsedilip geçilecek bir adam değildi, alacağınız olsun.
  • vaktiyle sinema dünyasının peygamberi olarak nitelendirdiğim cameron'un bilim-kurgu üzerine bir belgesel çekmiş olması muazzam derecede heyecanlandırıcı. üç oturumda tüm bölümleri izledim ve benim için yeni olan bilgilerle kısıtlı olmak üzere notlar aldım.

    -----------------------------------------------------------
    1. bölüm: "aliens"
    -----------------------------------------------------------

    • ilk bölümde the fifth element ve arrival örnekleriyle sapir-whorf hipotezini anıyoruz.

    • uzaylı işgalinde twilight zone'dan to serve man bölümü dilin esnekliğine güzel bir örnekti.

    • alien kostümünün içindeki bolaji badejo'nun 2.23 olduğunu öğrendik.

    • e.t.'nin tasarımı için spielberg, tasarımcı carlo rambaldi'ye bunalım yıllarında çekilmiş yaşlıların fotoğraflarını gösterip onları empatik, akıllı ve hüzünlü gösteren şeyi bulmaya çalışmasını ve bu özellikleri albert einstein ile birleştirmesini istemiş. ayrıca küçükken birlikte yıldızları izlediği babası "bir gün bilimkurgufilmi çekersen onların buraya barış içinde gelmelerini istiyorum." temennisinde bulunmuş.

    -----------------------------------------------------------
    2. bölüm: "space"
    -----------------------------------------------------------

    star wars açılış yazılarının daha önce flash gordon'da da kullanıldığını öğrendik.

    • bilim-kurgu yazarlarından john wood campbell'i tanıdık. editörlüğünü yaptığı astounding science fiction dergisinde robert heinlein, isaac asimov gibi kalemlere yer verdi.

    • astronomik sanat tanımlamasıyla uzay sanatının babası kabul edilen bilim-kurgu ressam chesley bonestell'in eserlerine ve verdiği esine değinildi.

    -----------------------------------------------------------
    3. bölüm: "monsters"
    -----------------------------------------------------------

    • önceki bölümde bahsi geçen campbell jr.'ın the thing'in uyarlandığı kısa öykü who goes there'i yazdığı hatırlatılırken,

    jurassic park'ın film haklarını cameron'un da almak istediğini ancak "steven az önce aldı" cevabıyla fırsatı kaçırdığını; "iyi ki öyle olmuş çünkü çocukların da izleyeceği bir film yaptın, ben aliens'vari +18 bir film düşünüyordum" yorumuyla bizim de bu fırsatı kaçırdığımızı öğrendik.

    ringling brothers circus'un bahsi geçti.

    gojira, goril (gorira) ile balina (kujira) bileşimi bir kelime imiş ve film stüdyosunda çalışan birinin lakabıymış. yapımcı bu lakabı duymuş ve godzilla'ya vermiş.

    -----------------------------------------------------------
    4. bölüm: "dark futures"
    -----------------------------------------------------------

    george a. romero'nun zombi filmleri için 3 farklı isimle sinemaya uyarlanan i am legend romanından esinlendiği belirtildi.

    • verhoeven, robocop'un katlinin ve yeniden doğumunun da isa metaforuna gönderme olduğunu söylerken, filmlerinde kullandığı şiddetin gerçek yaşamda zaten var olduğunu, asıl diğerlerinin neden kullanmadığının sorgulanması gerektiğinin altını çizdi.

    mad max road warrior için bilimkurgu yazarı j.g. ballard'dan alıntı güzeldi: "road warrior, punk'un sistine şapeli'dir."

    -----------------------------------------------------------
    5. bölüm: "intelligent machines"
    -----------------------------------------------------------

    bilgi açısından en doyurucu bölüm bu oldu.

    hal 9000 öncülü güçlü bilgisayarlarda yine robert heinlein'in the moon is a harsh mistress'i anıldı.

    • arnold'un terminator serisinde esasen kyle reese'i oynayacağını, daha sonra cameron ile senaryoyu müzakere ederlerken bu rol değişimine beraber karar verdiklerini keyifli anekdotlarla öğrendik.

    • 2001 bölümünde ipod'un ismini buradan aldığı söylendi, cameron filmi 18 kere izlediğini anlatırken bir seferinde seyircilerden birinin hal 9000 için "tanrı bu!" diyerek kollarını açarak ekrana koştuğunu aktardı.

    • asimov'un three laws of robotics'i.

    spacecamp, short circuit gibi 80'ler filmleri.

    • robotlara ılımlı yaklaşan arketip eserlerde lester del rey'in kısa öyküsü helen o'loy'un romantizmi.

    • insan olmak isteyen star trek androidi data'ya pinokyo benzetmesi.

    • işçi anlamına gelen robot terimi 1920 tarihli sahne oyunu r.u.r. (rossum's
    universal robots) ile literatüre kazandırılmış.

    blade runner ile voight kampff testini hatırlarken, finalde okunan şiiri rutger hauer'in son gece kendisinin yazıp scott'a getirdiğini öğrendik.

    -----------------------------------------------------------
    6. bölüm: "time travel"
    -----------------------------------------------------------

    • terim -time traveller ile- ilk kez h.g. wells'in the time machine'inde kullanılmış (1895). yeniden çevrimi çeken de romanın ilk basımını elinde bulunduran kendi torunu imiş (simon wells).

    a connecticut yankee in king arthur's court romanı ve film uyarlaması.

    • nolan'ın selfie yorumu.

    • çoğumuzun bildiği grandfather paradox * ve twin paradox terimleri.

    • pas geçtiğim primer filmi yine bayağı yer buldu.

    • kelebek etkisi'nin en iyi örneği olarak sinemaya da uyarlanan ray bradbury'nin a sound of thunder'i verildi.

    • predestination ile sinemaya uyarlanan robert heinlein'in all you zombies öyküsü 1959 playboy'unca ensest başta olmak üzere "aşırı" cinsel öğeler içerdiği sebebiyle reddedilmiş.

    • bill ve ted'i * kimin oynayacağı henüz belli değilken mcdonald's sırasında haylazlık eden iki tip göze çarpmış, ekip "işte bunlar gibi olmalı" dedikten sonra aynı gün sette rastladıkları keanu reeves ve alex winter'ten bu ikilinin onlar olduğunu öğrenmiş.

    peter capaldi'nin dr. who'nun neden sevildiğine dair "ölüm" yorumu.

    • nolan'ın geçmişe yolculuk temasını teleskopla metaforlayışı.

    -------------------------------------------------------------------------------
    gelelim eleştirilere.

    • yazar, eleştirmen tayfasının her yorumundan önce (genelde ilk seferde isimleri yazar) yavaş çekimde yüzlerine odaklanılan anlar hem ürkütücü hem motivasyon düşürücüydü. aralarında john lennon'un oğlu sean ne arıyordu çözemedim.

    • cameron maalesef yakın dönem yapımlarına sürede fazla iltimas geçmiş. diziler bir yana, filmlerde kalite çıtası ilerleyen bölümlerde maalesef korunmadı. ayrıca öncüllük ilkesi de hiçe sayılarak, groundhog day'in yanında 12.01, her'in yanında electric dreams anılmadı. hadi bunlar sinemaya damga vurmamış filmler. ya 70'lerin ürkütücü ve ironik taşlaması the stepford wives'a ne demeli? dark futures'te handmaid's tale uzunca yer bulurken ne burada ne yapay zeka'da bu klasiğin yeni seyirciye tanıtılma şansı kullanıldı.

    the boys from brazil ve moon gibi filmlerle klonlama bölümünün düşünülmemesi de bir eksiklikti. su gibi akıp geçen 6 bölüm daha geniş bir konseptte, daha verimli söyleşilerle işlenebilirdi.

    • gereksiz yancılar yerine del toro, scott, nolan gibi mevcut isimleri daha uzun dinlemeyi, the truman show'u, andrew niccol'u, peter weir'i ve diğer başka sinemacıları belgeselde görmeyi tercih ederdim.

    • scott ve cameron karşı karşıya gelmişken scott'un aliens yorumunu duymamak en büyük handikap oldu benim adıma.

    sinema üzerine çekilmiş belgeseller veritabanı arşivimde sunduğum üzere, çok daha doyurucu belgeseller çekilmişken (mark gatiss'in korku sineması üzerine yakın dönemde çektikleri buna güzel bir örnektir) hem sektörün en büyüklerini hem en güncel yapımları konuk etme şansına sahip bu yapımın eşsiz potansiyelinin altında kaldığını düşünüyorum. hele ki bizler cameron'u mükemmeliyetçi bir kişilik olarak bilirken. yapımın öyküsünü bilmiyorum, ısmarlama mı yoksa kendisi mi bu işe soyundu, ama 7-8 puanlık değil 11/10'luk bir hazine olması şansı maalesef tepilmiş. bu haliyle bile her sinefilin arşivinde muhakkak yer alması gerektiği su götürmez. izleyin, izletin.

    -------------------------------------------------------------------------------
    gelecekteki kendime not: sözlükteki faydalı başlıklar ve terimler havuzu güncellemeleri için bu yazıya tekrar bir göz atıver.
  • bilimkurgu kulübü tarafından altyazı çevirileri de yapılmış olan belgesel.