şükela:  tümü | bugün
  • bir kadına aşık olma sebeplerinin kötümser bir tahminle %90'ını bünyesinde barındıran bilim insanı. aşık olduğum kadınla yaş farkını 15 yıla kadar esnetebilirim belki fakat kendisinin 1934 doğumlu olması, işleri bir haylı zorlaştırıyor.

    hayran olup, saygı duymakla yetinebiliyorum.
  • araştırmak için uzunca bir süre şempanzelerle yaşamış, koko üzerine uzun süre çalışmış, adına bir enstitü olan antropolog.
  • şempanzelerin alet yapma yetisine sahip olduğunu keşfeden ve bilimsel çevrelerde "insanın mı tanımını değiştirelim yoksa şempanzelerin mi" "yoksa şempanzeler az gelişmiş insan mı" sorunsalı yaratan bilim kadını. belgeselini çeken kameramanla evlenmişti galiba
  • özgür bıraktığı bir şempaze tarafından sarılılan efsane insan. video o kadar dokunaklı ve alışılmışın dışındadır ki kurgu olduğunu düşünmemek elde değildir.

    https://www.youtube.com/…w8uxdrtiw&feature=youtu.be
  • şempazelerin de insanlar gibi üzüldüklerini kıskandıklarını yeri geldiğinde kabadayılık taslayıp yeri geldiğinde el ele tutuştuklarını anlatarak hayvanları insanlardan ayıran belirgin bir çizgi olmadığını hatta hayvanların bazı konularda daha üstün olduğunu (bkz: ayumu) her konuşmasında dile getirip egomuzu yerlebir eden hayatını şempazelere adamış kadın antropologtur.
  • netflix'de muhteşem bir belgeseli olan (bkz: jane), şiir gibi bir hayat yaşamış ve harika yaşlanmış kadın.

    "jane" belgeselinde de belirtildiği üzere bahis konusu afrika görevine karakter özellikleri (hayvanlara karşı tutkusu, sabırlı ve sakin karakteri, evlenip çocuk doğurma gibi gelenekçi rollere ilgi duymayışı v.b.) nedeniyle seçiliyor.

    1965'de, cambridge üniversitesi'nden lisans ve yüksek lisansı olmadan doktora derecesi alan 8 kişiden biridir kendileri.

    belgeselde kendisinin de ifade ettiği üzere, araştırmasının başladığı tarihlerde bilim dünyası hayvanların duygularının olmadığı inancına sahip. jane'in amatörlüğü ve ilk temas kurduğu andan itibaren şempanzeleri duyguları bulunan varlıklar olarak görmesi onlarla iletişim kurmasını kolaylaştırmış ve çalışmalarını derinleştirmesini sağlamıştır.

    çalışmalarının basında sıkça yer alması, kısmen eski eşinin vahşi doğa fotoğrafçısı oluşu, national geographic tarafından fonlanması ve kimi zaman da araştırmalarına fon bulabilme çabası içerisinde oluşu ile açıklanabilir.

    şempanzelerle ilk temas ettiği dönemlere ait görüntüleri görmek isteyenler için şuraya bırakayım.
  • otostop yapa yapa afrikaya fosil araştırmalarına gider jane goodall. kenyalı ünlü antropolog louis leakey den yardım ister. lui amcamız bırak sen fosilleri git şu maymunlarla ilgilen der. jane teyzemiz ilk 6 ay sadece dürbünle takip eder maymunları. sonra yavaş yavaş beraber oturup pişti batak çevirmeye başlarlar. hatta orda bir çocuğu olur ve ufak şempanzelerle arkadaşlık eder. hayatını maymunlarla geçirmiş saygıdeğer bilim insanı....
  • 45 yıldır şempanzelerle ilgili çalışan jane goodall'ın hem yetişkinler hem de çocuklar için yazdığı birçok kitap ve yaptığı filmler var. yazdığı her kitabı okuma, hatta görme şansım olmadı elbette, ama through a window adlı kitabını okuma şansına erişmiştim. özellikle hayvanlara, biyolojiye, antropolojiye, paleoantropolojiye... ilgisi olanlara tavsiye ederim.

    ayrıca gorillerle ilgili çalışmalar yapan ve filmde sigourney weaver'ın canladırdığı kişi için (bkz: diane fossy)
  • bir arkadasin "my life with the chimpanzees" filmini izleyip de 50 yasindaki halini gordukten sonra hakkinda "jane goodall da guzelmis" dedigi kadin
  • gombe'de şempanzeler üzerinde yaptığı çalışmalarla orada yaşayan şempanzelerin hayatlarını altüst ettiğine inandığım araştırmacı. şempanzelerin çocuk felcinden kırılması onun oraya gitmesinden ve beraberinde insanları götürmesinden sonra yaşanıyor bu bir. sürekli muz vererek şempanzelerin bütün yeme avlanma düzenlerini değiştiriyor bu iki. zaten kendisi de açık yüreklilikle afrika'ya giderken hiçbir şey bilmediğini, konuda eğitimi olmadığını, çocukluğundan beri hayvanları izlemek ve onlara yakın olma hayali kurduğu için cesaret edip gittiğini söylüyor.
    sonuç olarak binlerce nesildir orada insanlardan uzakta yaşayan şempanzelerin arasına karışıyor. ancak kendini kabul ettirmek için uyguladığı besleme yöntemini bugün sanıyorum ki aklı başında hiç bir araştırmacı vahşi bir hayvan grubu üzerine denemez. özellikle şempanze gibi yüksek zeka ve karmaşık sosyal ilişkilere sahip hayvanların yaşamlarında meydana gelen bu dramatik değişimden nasıl etkileneceklerini önceden tahmin etmek imkansız. bu sebeple kimse bu riski alıp bu müdahaleyi yapmaz. ancak goodall bunu yapmaktan geri durmamış. iyi kalpli, kendini işine adamış biri gibi duruyor, yıllardır şempanzeler için yaptığı farkındalık çalışmaları da bunu destekliyor ancak o dönemde aldığı bazı kararların şempanzeler açısından dramatik sonuçları olduğunu düşünüyorum.
    şempanzelerin alet kullanmasını gözleyerek o döneme kadar yaygın olan alet yapabilen tek canlının biz olduğumuz düşüncesini değiştirmesi bakımından çok önemli olduğunu inkar edilemez ancak çıkan gombe şempanze savaşı ve çocuk felci salgınının sebebinin, kendisinin ve ekibinin oradaki varlığı, yaptığı çalışmaların, kullandığı yöntemlerin bir sonucu olma ihtimalini çok yüksek görüyorum.