şükela:  tümü | bugün
  • özgür bıraktığı bir şempaze tarafından sarılılan efsane insan. video o kadar dokunaklı ve alışılmışın dışındadır ki kurgu olduğunu düşünmemek elde değildir.

    https://www.youtube.com/…w8uxdrtiw&feature=youtu.be
  • şempazelerin de insanlar gibi üzüldüklerini kıskandıklarını yeri geldiğinde kabadayılık taslayıp yeri geldiğinde el ele tutuştuklarını anlatarak hayvanları insanlardan ayıran belirgin bir çizgi olmadığını hatta hayvanların bazı konularda daha üstün olduğunu (bkz: ayumu) her konuşmasında dile getirip egomuzu yerlebir eden hayatını şempazelere adamış kadın antropologtur.
  • (bkz: jane)
  • kendisi, "dünya üzerindeki en uzun bilimsel çalışma"nın sahibi. hala çalışmasına devam etmektedir.

    orta halli aileden geldiğinden dolayı üniversite okumaya durumu el vermez. afrika'ya gitmek için garsonluk yaparak parasını biriktirir; antropolog louis leakey'in asistanı olarak afrika'ya gider, burada şempanzeleri gözlemler. louis leakey'in amacı ise, ilk insanların davranışlarını öğrenmek için şempanzelerden istifade edilebileceğini düşünmesidir. tabi daha öncesinde şempanzelerle temas kurabilen kimse yoktur, sadece haklarında bir kaç ufak tefek makale vardır.

    ilk yaptığı gözlemlerden çok fazla sonuç alamaz, zaten şempanzeler de insanlardan kaçmaktadırlar. bir süre onları gözlemledikçe şempanzeler de ona alışmaya başlar ve kısacası zamanla devamı da gelir. jane'nin kampının olduğu bölgeye bile gelirler. jane, onlar için de muz otomatları kurar, acıktıkça gelip buradan muz bile alırlar. zamanla aralarında samimiyet kurar ve şempanzeler onu bir dostu gibi görmeye başlar. oysa şempanzelerin biz insanoğlu gibi hırsları, öfkeleri, kıskançlıkları vardır; kendi aralarında ilkel savaşlar bile yapmaktadırlar, insanlar için oldukça tehlikeli olabilmekteler. tabi o dönemler hiçbir kaynak olmadığı için jane de bu gerçekleri bilmemektedir. ilk zamanlar bir kaç kez toplu olarak kamplarını basmışlardır, fakat yine de şempanzeler büyük bir tehdit oluşturmamışlar, jane'yi benimsemişlerdir.

    bu süre zarfında gözlemlediği şempanze grubunun başından iki büyük felaket geçmiştir: birincisinde, güneyden insanlar aracılığıyla gelen bir salgın hastalık şempanzelere bulaşmış ve büyük zararlara yol açmıştır. hatta bu salgında ilk temas kurduğu şempanze; önce iki bacağını, daha sonra da vücudunu kullanamaz duruma gelmiştir. bunun sonucunda, acı çekmesin diye silahla vurarak öldürmek zorunda kalmışlardır.

    ikinci felaket ise şempanze grupları arasında çıkan savaştır. bu savaşta jane'nin gözlem yaptığı şempanzelerin büyük kısmı ölmüştür. (evet, onlar da bizim gibi savaşabiliyor)

    belgeseli ile ilgili video
  • belgeseli ilk izlerken aşık olup kim lan bu kız derken 80 yaşındaki halini görüp haadee bee dediğim ve kadınların yillandikca sirkeye dönüştügunu gösteren belgesel de tanıdım kendisini
  • 2019'da nobel barış ödülü'nü alacağı konuşulan antropolog

    edit: alamadı
  • netflix'de muhteşem bir belgeseli olan (bkz: jane), şiir gibi bir hayat yaşamış ve harika yaşlanmış kadın.

    "jane" belgeselinde de belirtildiği üzere bahis konusu afrika görevine karakter özellikleri (hayvanlara karşı tutkusu, sabırlı ve sakin karakteri, evlenip çocuk doğurma gibi gelenekçi rollere ilgi duymayışı v.b.) nedeniyle seçiliyor.

    1965'de, cambridge üniversitesi'nden lisans ve yüksek lisansı olmadan doktora derecesi alan 8 kişiden biridir kendileri.

    belgeselde kendisinin de ifade ettiği üzere, araştırmasının başladığı tarihlerde bilim dünyası hayvanların duygularının olmadığı inancına sahip. jane'in amatörlüğü ve ilk temas kurduğu andan itibaren şempanzeleri duyguları bulunan varlıklar olarak görmesi onlarla iletişim kurmasını kolaylaştırmış ve çalışmalarını derinleştirmesini sağlamıştır.

    çalışmalarının basında sıkça yer alması, kısmen eski eşinin vahşi doğa fotoğrafçısı oluşu, national geographic tarafından fonlanması ve kimi zaman da araştırmalarına fon bulabilme çabası içerisinde oluşu ile açıklanabilir.

    şempanzelerle ilk temas ettiği dönemlere ait görüntüleri görmek isteyenler için şuraya bırakayım.
  • kitaplarını bulmakta epey zorlandığım, dün 85 yaşına basan primatolog, etolog ve antropolog. iyi ki doğmuş!
  • kendisi hakkında en ufak bir bilgim yoktu ta ki bu akşam netflix’te, “jane” adlı belgeseli izleyene kadar. eminim ki çoğu insanda kendisinden bi haberdir. sorun şu ki aslında hiç bir insanın kendisinden bi haber olmaması gereken muazzam bir kişilik.

    hakkında yaptığım kısa bir araştırmadan sonra hayranlığım bin kat daha arttı. sen ne güzel ne yüce bir insansın. önünde saygı ile eğilmekten başka elimden bir şey gelmez.

    buraya saatlerce yazabilecek kadar duygu yoğunluğu içerisindeyim fakat siz en iyisi “jane” belgeselini izleyin, aradığınız bir çok şeyi orada bulacaksınız.
  • bir antropolog olarak idolümdür kendisi.
    netflixteki belgeselini izledikten sonra bir kez daha hayran kaldım. böyle başarı dolu hikayeleri olan hem cinslerimle gurur duyuyorum.