şükela:  tümü | bugün
  • 15. yuzyilda ispanyadan bu tarafa gocen ispanyol yahudilerinin torunlarindan olan kari-koca. antik bir huzun adli albumleri ve erkan ogurla beraber yaptiklari bir album ve belki -benim bilmedigim- bir kac albumleri daha var.
  • yumuşak sesleri, kaliteli müzikleri ve mütevazi tavırlarıyla beni benden alan çifttir.
    yıllar önce abimle ankara' da geçirdiğim bir yaz, mira albümleriyle keşfetmiştim onları. bütün yaz dinlediğim ve dilim dönse bütün şarkılarını ezbere söyleyebileceğim kadar yerleşmişlerdi genlerime notaları. sonra izmir' e döndüm; bir gün sevgi yolu 'ndan geçerken tanıdık ezgiler çarptı kulağıma. ezgiler' in geldiği yerle arkadaş olduk sonra, onun sayesinde diğer albümlerini tanıdım, dinledim, dinledikçe daha çok sevdim, sevdikçe daha çok dinledim.

    ankara' ya düştü yolum o yıllarda okumak için. nerden bileyim onlarla tanıştığım şehirde göreceğimi onları. ertese gün en önemli dersimin finali olması ve o akşam oyunumuz olduğu için konsere geç yetişecek olmam hiç umrumda olmadı. ucu ucuna olsa da yetiştim. belki de en güzel anlarından biriydi hayatımın o konser. en önde, gözlerinin içine baka baka dinledim, eşlik edebildim şarkılarına. konser bittiğinde yanlarına gidip, onlara sarılmak istediğimi söylediğimde şaşırmadılar. sanki yıllardır tanıyor gibiydim.

    neden mi anlattım tüm bunları.
    aldığım duyumlara göre nisan sonunda ankara' ya gelebilirlermiş, eskiyeni bar 'a. içimde bir şeyler uçuştu, ben de sizlerle paylaşmak istedim.

    ertese günki finalime mi ne oldu. kaldım o dersten ve okulum 1 sene uzadı bu yüzden.
  • almanya ve türkiye'deki konserlerin kayıtlarından oluşan ve nezih yeşilnil, erkan oğur, bülent ortaçgil, birol ağırbaş gibi enteresan bir kadroya sahip "birkaç sonsuzluk anı" adlı bir albümleri de vardır.
  • aton karimca'nın sayesinde elde ettiğim güzel müzik yapan topluluk.albüm kapağında nerdeyse ilk defa erkan oğur u gülerken görüyorum. demek ki var bişeyler. konser kayıtları olduğu için şarkı sonlarında alkış sesleride duyulmaktadır. ben de her şarkı bitiminde yanlız başımada olsa her birini ellerim şişercesine alkışlıyorum. aton karimca yada tekrar teşekkür ediyorum.
  • uluslararası müzik çevresinde oldukça iyi tanınan janet ve jak esim çiftinin ispanyol-seferad müziği yapan grubu. 1992'de "german critics award"ı kazanmışlar,zülfü livaneli'den sonra bu ödülü alan ikinci türk grup oluyorlar böylece ve avrupa'da en çok konser veren grup olmaları da cabası. ama hepsinden ötesi yaptıkları o mükemmel müzik.
    500 yıl öncesinin endülüs'ünden sürülen ispanyol yahudilerinin osmanlı kanatları altında kaldıkları dönemde ortaya çıkmış rönesansın,akdenizin, egenin, çok kültürlü osmanlının ve hatta latin amerikanın tınılarını taşıyan o müzik...
    çalıştıkları müzisyenler ayrı bir şükela :bülent ortaçgil,erkan oğur,nezih yeşilnil,murat özbey gibi... erkan oğur severler dinlediklerinde hemen tanıyacaklardır, onun kendine has ezgilerini.
    jak esim müzik hayatının büyük kısmını seferad müziği üzerine yaptığı araştırmalarla geçirmiş. günümüzde de bu araştırmaları sürmekte. zaten grubu kurduklarında esim çiftinin amacı uyuyan bu kültürü uyandırmakmış.
    janet' in mezzo soprano sesi ve jak'ın gitarı, bu ikisi arasında saklı melankoli,çok eskilerden gelen gözyaşları,mutluluklar,sürgünler...
    birkaç sonsuzluk anı (münih ve ankara konserleri)-albümü çok dinlenesidir. şiddetle tavsiye ederim seferad müziği meraklısı olan olmayan herkese...
  • soğuk bir bostancı akşamında tanıştığım grup. haldır huldur paldır küldür deniz otobüsüne yetişmeye çalışırken; bir de ne duyayım aman allahım ne güzel bir ses, o tınılar. direk içeri girdim. satıcıya dedim ki : " senin ağzını burnunu kırarım" . bir saniye, bu o hikaye değildi *.

    o tınıların beni içine çektiği müzik dükkanında ki arkadaşın da teşvikiyle birkaç sonsuzluk anı adlı konser albümlerini almıştım. o gün bugündür zevkle dinlediğim gruptur, ikilidir, ensemble 'dır. bazen de utanmadan quartet olurlar.

    dinleyiniz, dinlettirinizdir, kulaklarınızın pası silinsindir.
  • bahar vakti akşamüstü ve bütün aile denize bakan küçük bir balıkçıda toplanıyor.
    bütün aile bir arada. anne, baba, dayı; ölmüşleri bile orda ailenin.
    yemeğe başlarken herkes birbirine gülen gözlerle bakıyor. gülen gözlerin, ileride, sadece nostalji olacağını söylermiş gibi.
    mutlu akşam üstleri bir daha bu sıcaklığı asla veremeyecekmiş gibi.

    böyle bir his var, acı acı gülümsetiyor insanı. özletiyor.

    ve bu durumun müziğini yapan güzel varlıklara da janet & jak esim deniyor. ömürleri uzun olsun.
  • ilk kez gidilen bir şehrin alelade bir parkında çimlerin ve gecenin bilindik kokusu bilinmeyenin bilinmezliğini zedelerken en sevilenle birlikte dil döndüğünce şarkıları mırıldanılası ikili. her mırıldanılan şarkı sonrasında şehri bir uçtan bir uca koşarak katetmeyi gerektiren şarkıların sahipleri.
    koşmaktan yorulunduğunda durme durme eşliğinde rüyaya dalmak farz-ı ayndır.
  • zengin enstrumanlar ve kadife gibi sesleri ile yaz aksamlarina cok yakisan muzikleri yapan gruptur. yaninada kirmizi sarap ve huzurlu dost sohbetleri.
  • erkan ogur ve bülent ortaçgil gibi bir çok müzisyenle beraber de çalışan, ibranice yaptıkları ezgiler ile zihni dinlendiren, hoş bi esinti gibi müzik yapan çift.