şükela:  tümü | bugün
  • aşağıdaki linkteki amerikan kültürü ile karşılaştırması ile daha iyi anlaşılacak toplum davranışı.
    http://www.waste.org/~xtal/red/jante.html
  • kazancı ve mevkisi ne olursa olsun, gösterişten kaçınan, yalakalığa pirim vermeyen, sınıfsal farklılıkları önemsemeden herkese karşı alçak gönüllülüğü ilke edinmiş bir toplum yaratmayı amaçlayan kural, misal: birçok ülkede sade bir araç aynı görevi yaptığı halde, 7 tane uçak, bilmem kaç tane zırhlı araç ve yüzlerce koruma taşıyan politikacılar; görgüsüz yaşam tarzlarını itinayla fakir halkın gözüne sokup halk üzerinde kıskançlık dalgası ve yetersizlik hissi yaratan ünlü, sanatçı ve sporcu takımı bu kuralları ziyadesiyle ihlal etmiş olurlar.

    yine iş hayatında gidip iş arkadaşınıza"bunu böyle böyle yapmışsın, bence çok iyi düşünmüşsün, çok dahice ama bir dahaki sefere bir de şu şekilde denesek?" demek yerine "bunu bok gibi yapmışsın, bir daha şöyle yap" derseniz bu kuralı ihlal etmiş olursunuz.
    aynı şekilde işini iyi yapmış birine iltifat edip onu poh pohlamanız iş yerindeki diğer çalışanlar üzerinde huzursuzluk ve kıskançlık dalgası yaratıcaktır. pek olmaz ya, hani olur da birinden iltifat duyarsanız takınmanız gereken tavır "evet hakikaten çok zordu ama başardım" demek yerine " ben görevimi yaptım, kim olsa aynısını yapardı ortada özel bir durum yok" olmalıdır.

    yani jante kuralı sınıfın en çalışkan öğrencisinden ülkenin en çok kazanan elit tabakasına kadar ayrım yapmaksızın, bireyin kişisel başarısının toplumun geri kalanı için bir şey ifade etmediğini, böbürlenmenin ve kendini diğerlerinden üstün görmenin kabul edilemez olduğunu ifade eder. kapitalizmin ve yalakalığın had safhada olduğu ülkelerde anlaşılması ve uygulanması oldukça güçtür.

    lakin herşeyin olduğu gibi bu kurallar bütünün de bir takım bugları mevcuttur: ortalamanın üstünde performans göstermek isteyen ve bunun için güdülenmeye ihtiyaç duyan bireyleri demoralize eder ve esas potansiyellerini kullanmaktan kaçınmalarına sebep olur.

    iskandinav insanının genelde olaylara karşı pasifize bir tablo çizmesinde de yine bu kurallar bütünü etkilidir. zaten dış ülkelerden gelen insanlar için bu kuralları anlamak oldukça zordur. misal almanya, fransa, hollanda gibi çeşitli avrupa ülkelerinde görev yapmış bir arkadaşım burda çalışmaya başladığında "bir şey yanlış gittiğinde niye sessiz kaldıklarını yada kibar olucam diye 10 saat döndürüp dolaştırarak anlattıklarını bilmiyorum, bu ben deli ediyor. keşke direkt sorunun ne olduğunu suratıma söyleseler" demişti.

    ilgilenenler için bu yazdıklarıma karşıt görüş olarak paulo coelho'nun da anti-jante hakkında şöyle bir yazısı var.

    [http://paulocoelhoblog.com/…2/03/the-law-of-jante-3 http://paulocoelhoblog.com/…2/03/the-law-of-jante-3]