şükela:  tümü | bugün
  • 1950-1953,1955-1964,1964-1973 olmak üzere üç aşamada gerçekleşmiştir.( eylül 1951'de imzalanan san fransisco anlaşması ile caponya egemen ülke statüsüne kavuştu ve bundan sonra yeniden yapılanma başladı.
  • son teknoloji aletler icin kullanilan genelleme..
  • (bkz: sony)
  • aslinda taa 1600lu yillarda okuma yazma oraninin %95 oldugunu ve de bu donemin(bkz: edo) 200 kusur yil kadar disa kapalı olarak gecirilmesine ragmen, dehset bir basim endustrisine sahip olundugunu dusunecek olursak, japonya'nin bu sekilde gelismis olmasina degil de, ancak gelismememis olmasina mucize denmesi gerekirdi...
  • okuma yazma oraninin yuksekligi, teknolojik calismalarin taa 100 sene once de olmasi gibi nedenlerin yaninda, ii.dunya savasi sonrasi japonya dogru durust hic bir askeri harcamaya girmemistir. tanesi milyon dolar olan fuzelerden almamistir, teror vesaire ile ugrasmamis savunmasini tamamen amerikaya teslim etmis ve amerika icin uretip kendileri icin yasamistir. turkiye'nin de askeri harcamasinin hemen hemen sifir oldugunu dusunelim birden. sadece son 15 yilda terore harcanan para'nin 90milyar dolar oldugunu hatirlayalim. teror haricinde yapilan alimlar, bir milyona yakin ere harcanan paralar egitim ve ar-ge'ye aktarilsaymis dunya literaturune "turk mucizesi" de yazabilirdik herhalde. o zaman ne yok ben turk degilim bana ozgurlugumu verin diyen olacakti, ne de baska vizildamalar.
  • amerika'lılardan öğrendikleri iyileşme kavramını abartıp, sürekli (sürdürülebilir) iyileştirmeyle dünyanın en verimli fabrikalarına sahip olmak değildir de nedir.

    (bkz: toyota)
    (bkz: honda)

    japon'yada yönetici adaylarının gece 23:00'a kadar çalışıp, işyerinin bahçesindeki bungalovlarda uyudukları ve sabah 06:00'da işbaşı yaptıkları rivayet edilir.
  • japonlar takım çalışmasını en ileri seviyeye getirebilmek için her türlü yöntemi denemişlerdir.

    bazılarında, şirket kararları alınırken en aşağı basamaktan (hat işçisi) başlamak üzere herkesin görüşü alınır ve görüşler yukarı çıkar, en sonunda asıl yetkili kararı verir. böylece her çalışan "burası benim şirketim" diye düşünür, şirketini sahiplenir.

    ufak halkalar halinde çalışılır, bunlar kendi aralarında yarıştırılır, her iyileştirme fikri ödüllendirilir. böylece çalışanlar yaptıkları işi daha verimli biçimde yapmanın yollarını bulmaya alışırlar. demek ki bu adamlara döner yapmayı öğretsen, iki yıl içinde dünyanın döner üreticisi olurlar.

    asıl japon mucizesi, her taşın altından (başarıyla) çıkmalarıdır. dünyanın tüm turistik mekanlarında elinde sony ya da jvc taşıyan japonlara rastlanır.