şükela:  tümü | bugün
  • akademik kariyer yapan genelde "makale bilimciliği"nden çıkma bir tiptir.
    https://en.wikipedia.org/wiki/japanese_studies

    "japon bahçe sanatında su kullanımı" teziyle yüksek lisansını tamamlar.
    "edo döneminde fuji peyzajı" teziyle doktor ünvanı alır.

    bazen"fukuoka bölgesindeki yatırlar" adıyla post doktoral çalışma da yapıp bir ünv. ye kapağı atar.
    yani kariyerleri kendilerinden başka kimseye yaramayan tiplerdir.

    japonya ve japonlar konusunda kara cahildir.
    doğru düzgün kanci bile bilmez. ingilizcesi veya "angaryaya zorladığı öğrencileri" ile iş kotarır.

    bu nedenle ya ortalıkta görünmez
    ya da cahilliğini örtmek için ingilizce literatürü tarar.

    zaten yaptığı bilimsel araştırmalar da geçmiş literatürün tekrarı niteliğindedir.
    hiçbir yenilik ve katkı yoktur.

    ayda bilmem ne kadar maaşın ve japonolog ya da akademik ünvanının keyfini yaşarlar.
    japon hükümetinin verdiği japonya'ya ve japon kültürüne üstün hizmet gibi ödülleri sırıtarak alırlar.
  • pozitif bilimler dışındaki bir alanda akademik kariyer yapan (türkoloji, psikoloji, arkeoloji vb. fark etmeksizin) her sosyal bilimcinin olduğu gibi "makale bilimciliği" yapan insandır. o da ne demekse artık.

    alanının gerektirdiğini yapar ve olayla alakası olmayan cahiller tarafından hasetle eleştirilirler. özellikle japonya'da yaşayan türk dönerciler veya japonya konusunda kuyruk acısı olan suserlar tarafından hedef alınıp yalan yanlış bilgilerle karalanırlar.

    "japon bahçe sanatında su kullanımı" da "fukuoka bölgesindeki yatırlar" da japonolojinin inceleme konuları olmakla birlikte bu tarz antin kuntin konulardan ziyade -bunları genelde hayatında üç kere japonya'ya gidip kyoto'ya aşık olmuş japonolog olmayan ve muhtemelen japonca dahi bilmeyen batılı tarihçi, sosyolog vs 'akademisyenler' yazar- japonologlar genellikle "japon romanında kırsal ve kalkınma olgusu-risk, sürdürülebilirlik ve değişim" veya "karşılaştırmalı dilbilim açısından türkçe ve japoncada edilgenlik buyurmayan edilgen yapılar" gibi konularda makaleler yayınlarlar. (bunları japonca olarak da yazdıklarını söylemeye gerek yoktur.)

    japonya ve japonlar konusunda -çoğu zaman japonlardan daha fazla olmak üzere- en donanımlı kimselerdir. doğru düzgün kanji bilmeyi geç, ortalama bir japonun hayatı boyunca duymadığı japonca terim ve kavramlara hakimdirler. dünya çapındaki japonologların yaptıkları bilimsel araştırmalar özellikle "japon mucizesini" anlattıklarından ekonomi ve altay dil ailesi saçmalığını çürüttüğü için filolojiye büyük katkılar sağlamıştır.

    ayda bilmem ne kadar maaşın ve akademik ünvanlarının hakkını sonuna kadar verirler, diğer alanlardaki otuz yıl önce hasbelkader doçent/profesör vs olmuş olmasına rağmen aynı sürede beş tane makalesi yayınlanmamış gevşeklere benzemezler.