şükela:  tümü | bugün
1476 entry daha
  • üzerinde yaşayan ve buradan şikayetçi olan nankörleri kendi "mükemmel" ülkelerine geri yollaması gereken ülke.

    geçen gün facebook'ta türk-japon dostluk gruplarını dolaşırken rastgele gördüm, japonya'da yaşayan 'muhafazakar' kevaşenin biri video paylaşmış buradaki trenlerden şikayet ediyordu. (japonya'nın trenlerinden şikayet etmek de internet hızından şikayet etmekle aynı saçmalıkta bir şeydir bu arada.) bir de japonca yazmış, leş gibiydi tabii. "burada gençler yaşlılara yer vermiyor, öncelikli koltuklara bile kendileri oturuyor, bizde toplu taşıma araçlarında asla böyle bir şey olmaz bik bik" diye saçmalıyordu.

    sizde tabii böyle bir şey olmaz gülüm. en fazla şort giyen kadınlar tekme yer, yer vermeyen bıçaklanır, yanlış yerde indiren şoföre itiraz eden yolcu yumruklanır falan işte. o da eğer söz konusu otobüs, ülkeyi mesken edinmiş bilimum terör örgütleri tarafından bombalanmazsa.
  • tren hızı sorun olan ülke.

    saatte 300 km. hız yapan "şinkansen"ler şehirlerarası çalışır. zengin piçlere hizmet eder.
    hatta denemelerde saatte 500 km. 600 km. hız rekorları kırarlar. onları da sefere koyacaklardır.

    ama kentlerdeki trenler şanslıysanız saatte ort. 80-90 km. hız yapar.
    trenler zırt pırt durur. pik saatlerde alt alta üst üste seyahat edersiniz. cinsel taciz tartışmaları olur.

    japonlara "yav şunu arkadan kaktırsak da bir hızlansa" dediğinizde
    her zaman olduğu gibi suratınıza boş boş bakacaklardır.

    ayrıca arıza ve intiharcılar yüzünden yolda kalmalar ve sefer iptalleri olur.
    bu arada japonlar artık trende kitap okumuyorlar. telefon geldi mertlik bozuldu.
  • japonya denildiğinde her zaman roger adlı maceraperest amerikalı hatırlarım

    bir zamanlar üniversite sonrası dünyayı tanımak adına yolculuğa çıkan günlük olarak 5 usd harcayarak birleşik devletlerden başlayarak kimi avrupa ülkelerinden sonra türkiye ye gelerek karın doyurmak ve kişisel temizlik için wc kullanabilmek dışında bir şey istemeyerek karşılığında otelde çalışmak isteyen roger adında birisini tanımıştım. benden bir sonraki durağı olan kendileri için bir nevi hac ibadeti yerine geçen meryem ana evini ziyaret etmek adına kuşadası’nda ve selçuk’ta birkaç hafta hem çalışabileceği hem konaklayabileceği bir yerler sormuştum iyi kötü tavsiyede bulunmuştum. para harcama hedefinden, gezdiği yerlerden ve başına gelenlerden bahsetmiş belki biraz abartıyor diye düşünmüştüm, piçlik olsun diye japonya ya gittiği zaman kartpostal yollamasını istemiştim bir süre sonra kasım ayında japonların bilmem ne bayramına özel bir kartpostal adıma japonya’dan gelmişti.

    artık buna ayar yemek mi göt olmak mı nedir bilemem lakin gıpta etmedim değil
  • az da olsa "müslüman çoğunluklu ülkeler"den gelenlerin yaşadığı ülke.

    müslümanlar japonları övüyorlar suç; yeriyorlar suç.
    müslümanlar japonya'da müslüman gibi yaşamak istiyorlar suç; ortama uyup takiye yapıyorlar yine suç.

    müslümanlar ne yapsa suç olarak görülüyor. kimseye yaranamıyorlar.
    japonya'dan gitmeleri isteniyor. (açık veya gizli olarak)

    -ama bunları diyenler islam ülkelerine mal-silah satmaya veya oradan ihale almaya çalışıyorlar.
    islam ülkelerindeki anlaşmazlık ve savaşlara karışıyorlar. (ikiyüzlülük)

    neyse.. şunları yazayım.

    1-müslüman ülkelerden gelen herkes müslüman değildir.
    örn. arapların yüzde 10'u hristiyandır.

    2-islam ülkelerinde deist, agnostik ve hatta ateist bir kesim vardır.

    bu nedenle çoğu islam ülkesi laik yönetimler altındadır. şeriata göre yönetilmez.
    örn. bangladeş ve mısır'da müslüman din adamları idam ediliyor. s. arabistan bir şii din adamını idam etti.

    3-hristiyan ülkelerde her ülkenin devlete ait veya ona yakın kiliseleri vardır.
    dahası on binlerce bağımsız kilise vardır. hiçbir kilise başka kiliselerin olumsuz yönlerini üstlenmez.

    islam ülkeleri de aynı durumdadır.

    her islam ülkesinde resmi bir dinsel hiyerarşi vardır. (örn. türkiye'de diyanet örgütü)(devlet islamı)
    ayrıca buna muhalif veya paralel binlerce islami tarikat ve yapılanma vardır.

    din yorumla ilerler. binlerce islami örgütlenme vardır. hatta siyasete de karışmışlardır.
    hepsi müslümandır ama hiçbiri birbirinin istemediği yönlerini üstlenmez.

    yani müslümanları eleştirirken "hangi müslüman" diye sormalısınız.
    hangi tarikat, hangi devlet , hangi fetva adına çalıştıklarını öğrenmelisiniz.

    4-sürekli olarak kuran'daki savaş-cihat ayetleri gösteriliyor.
    ama islam dini yahudilik ve hristiyanlıktan geniş ölçüde etkilenmiştir.

    yani incil ve tevrat'ta da ayrımcılık, şiddet, savaş, suikast ayetleri vardır. (örn. vahiy kitabında)
    ama hristiyan ülkelerde manyağın biri milleti taradığında "hristiyanlar terörist"demiyorsunuz.

    dahası araplar ve yahudiler aynı ırktandır. (sami) benzer bir dil konuşurlar. kültürleri de benzerdir.
    yani islam canavarsa yahudilik ve hristiyanlık da pir-ü pak değildir.

    5- laik düzen dünyaya huzur getirir diyeceksiniz.
    ama laik hukukta da savaş, suikast, yasal şiddetle ilgili yasalar var. (örn. abd'ye bakın)

    k. kore, g. kore, çin, tayvan ve japonya laik ülkeler.
    ama hepsi birbiriyle kavgalı. patır patır adam asıp silahlanıyorlar.

    6-marksist örgütler terör yaptığında "bütün ateistler ve marsistler teröristtir" demiyorsunuz.
    ama ideolojik şiddeti meşru ve haklı gören çuvalla marksist var.

    7-fkö gibi sovyet dostu sosyalist örgütlerin
    veya esat-saddam gibi baasçı sosyalistlerin veya kaddafi'nin yaptıklarını islam'a mal ediyorsunuz.

    8-islam ülkelerinde savaşlar var. bunun asıl nedeni din değildir.
    sınırların yanlış belirlenmiş olmasıdır. batılı ülkelerin bu savaşlarda taraf olup silah satmasıdır.

    9-islam ülkelerindeki geri kalmışlığın nedeni din değildir.
    savaşlardır, sıcak iklim ve coğrafyadır, bazılarında ise petrol gelirlerinin rahatlığıdır.

    sonuç:
    şunu diyorsunuz.

    islam kötüdür..dinler kötüdür.
    yabancılar kötüdür. vb vb.

    ama düşman bulup bütün kötülükleri onların kafasına yıkarak hiçbir yere varamazsınız.

    azcık aklınızı kullanın.
    korku ve nefretleriniz "algı yönetimleri" ile istismar ediliyor.

    medya ve siyaset tiyatrocularının size göstedikleri yalanların ardına geçmeye çalışın. hür ve özgür olun.
    birileri algı yönetimleri ile beyinlerinizi ele geçirdi. içinize korku ve nefret tohumları ekti.

    nefret etmek ve dışlamak kolaydır.
    bilgelik zordur.
  • neredeyse gidiyordum dediğim ülke. kapitalizm ah ahh ve tabi cesaret ahh ahh:-)
44 entry daha