şükela:  tümü | bugün
  • herhalde her bir yerde ogrenci olmaktan cok daha farkli oldugunu dusundugum aktivite. sizi eglendiren 120milyon entertainer ve ihtiyaclarinizi karsilayan saglam bir kapi * var ise, yapmaniz gereken tek sey verilmesi gereken raporlari zamaninda vermektir. derslerden kredi alacaginiz zaman devam zorunluluguna bakan hocalar coktur ama derslere devam etmisseniz, sinava girmenize bile gerek olmayan dersler vardir... haftada 20 saat istediginiz iste calisma hakkina sahipsinizdir, saati minimum 900 yen yani yaklasik 9 dolardan ayda 9x20x4 dolar eder... binbirturlu grubun konserleri her daim ayaginiza gelir ve bakanlik size ucuz bilet saglar hatta bazi konserlere bedava gidebilirsiniz.
  • hersene ankarada yapılan 1 mülakat sınavıyla japonyada neyi araştırmak istiyorsanız onu ingilizce anlatıp ve başvuranların da çoğunun kabul edildiği, burs alıp o yaban ellerde okuma fırsatına kavuştutktan sonra ortaya çıkan durum (ben arkadaşımın abisinin yalancısıyım)
  • (bkz: japon kultur ve enformasyon merkezi)nde master icin gitmek isteyenlere yardimci olundugunu gormuslugum vardir.
    ilkogretimde ise kanji ogrenmekle gecen yillariniz suresince bizim gibi hemen elinize gazeteyi kitabi alip okuyamazsiniz, sirf gazete okumak icin bilinmesi gereken kanji sayisi 2000 civarinda oldugu icin japonyada ilkogretim ogrencisi olmak ilginc bir hadisedir, abilerinizin ablalarinizin kitaplari yerine kana** okumaniz gerekir.
  • bati ulkelerinde ** ogrenci olmaktan zaman zaman daha guzel ve zaman zaman da daha kotu olan durumdur.
    elbette ki calistiginiz alana, sehre, milliyetinize gore gunluk yasaminiz degismektedir.. ve burada yazilan yorumlarimiz turk ogrencileri temel alarak yapilmaktadir.

    ilk olarak alanlara gore;

    doga bilimleri ve muhendislik alanlarinda ogrenci olmak demek; cesitli getiri ve goturulere sahiptir.
    ilk olarak, zorluklar, goturuler. sabahtan aksama kadar memur gibi belki de daha da fazla sure labratuvarda bulunmaniz gerekmektedir. isiniz olsun ya da olmasin bikac saatligine yok olursaniz goze batar.
    yabanci dil * bilmeniz getiridir ilk bakista belki. ama labratuvarda bulunan diger japonlardan goreceli olarak daha iyi yabanci dil bilmeniz cok buyuk olasiliktir ve bu size zaman zaman zorluklar da cikarir. ornegin, makale yazilacaktir ve hocaniz elbetteki ilk olarak size gelecektir. japonlar deneylerde uc bes bisey yapacak gerisi size kalacaktir. daha sonrasinda makalede 20 tane isim gececektir. *

    ama gel gelelim dogal bilimlerde yabanci ogrenci olmanin guzelliklerine..
    birincisi alet edevat olayinda sikinti cekmeniz zordur. genellikle istediginiz malzeme sart diye alinmaktadir. (beyin uzerine calisan bir turk arkadas gecenlerde bilmem kac bin dolarlik alet istemistir ve yakinda alinacaktir.)

    dahasi zirt pirt yurtdisi (japonya disi) seminerleri, konferanslarina katilarak hem akademik hem de turistik acidan bircok deneyim edinilmektedir.
    daha bircok yonden getiri ve goturulere sahiptir japonya da ogrenci olmak ama aklimiza gelenler simdilik bu kadardir.

    sosyal bilimler de calisanlar ise biraz daha farklidir.
    ilk olarak, zorluklar, goturuler.
    genellikle japonca bilinmesi gerekmektedir. yoksa is bayagi bir zorlasmaktadir. dersler, seminerle japonca yapilir. japonca bilmeniz dolayisiyla tam anlamiyla yabanci ogrenci olarak gorulmemeye baslarsiniz. bu ciddi anlamda sorumluluk ve sorunlari beraberinde getirir.
    butce olarak daha kisitli olan sosyal bilimlerde zirt pirt biseyler isteyemezsiniz. yani istersiniz ama pek de yerine getirilmez.. (ingilizce spss istedik bi senedir hala alinmadi...)
    ayrica yine kisitli butce dolayisiyla zirt pirt yurtdisina gidilemez.. siz yazar cizersiniz hoca gider sunar.
    tezlerini japonca yazacaklarin isi daha da bir zordur. cunku sizden japonca haricinde ingilizce de beklenmektedir. (elbetteki bilim yapiyorsan ingilizce bileceksin, ona bir sozumuz yoktur.)ama bu beklenti de sorumlulugunuzu arttirir. dogal bilimlere kiyasla sosyal bilimlerdeki japonlarin ingilizce bilgisinin daha dusuk olmasi bu yuku size yukler. okunacak, yazilacak yabanci metinler size yuklenir.

    ama gel gelelim sosyal bilimlerde yabanci ogrenci olmanin guzelliklerine..
    ilk olarak surekli japonlarla birliktesinizdir. dogal bilimlere kiyasla japonlar ve japonyayla daha bir icicesinizdir. ozellikle japonca bilenler icin bu olay daha bi derin gerceklesir.
    ozellikle uygulamali alanlarda calisan ogrenciler icin labratuvar disarisidir. dag, bayir,koy, mahalle gezilir, yenilir icilir, eglenilir. (arada calisilir da tabi..) bol bol gezilir gorulur. kitaplarin dunyasindan cikilarak gercek japonya ile temasa gecilir ki bu belki de en guzel yonudur. bol bol insanla tanisilir.

    diger bir etken de yasadiginiz sehirdir. elbetteki bu goreceli bir durumdur. kisacasi buyuk sehirde yasamak isteyenler oradan, kucuk sehirde yasamak isteyenler ise oradan mutluluk duyarlar. ya da tam tersi gerceklesir. sonunda japonyadan nefret edilir.
    ancak sahsi kanaatim olarak japonyada yasayan ogrencilerin kisa bir sure bile olsa kucuk sehirlerde yasami gormesi, gercek japonyaya yaklasmak icin en iyi yontemlerden birisidir.

    ve son olarak diger bir etken de milliyetdir. yani nereden geldiginizdir.
    asyali, ozellikle de cin ve koreli olmaniz biraz da olsa yasaminizi zorlastiran etken olabilir. buna en guzel ornek ise almanyada turk olarak ogrenci olmak olabilir.
    japonlarin batili olarak gordukleri, amerika ve avrupadan geliyorsaniz el ustunde tutulma olasigiliniz cok yuskektir. ozellikle de amerikali iseniz. hem normal yasamda hem de akademik yasamda. turk olmak ise arada bir yerdedir. dis gorunus olarak genellikle batili (bu da ne demekse) gorununuse sahip olmamiz dolayisiyla ilk etapta kotu bir imaja sahip degilsinizdir. ayrica japonlarin turkiye hakkinda cok fazla birsey bilmemeleri sebebiyle yine ilk etapta en azindan notr olarak iliskilere baslamaniza yardimci olur ki gerisi sizin insanliginiza kalmistir.

    yukarida yazilanlar her nekadar belirleyici etkenler gibi gozukse de aslinda caliskan, iyi niyetli, iyi iliski kuran biri iseniz japonyada zorluk cekmezsiniz. japonlarin cok buyuk onyargiya sahip olmamalari bu konuda size yardimci olur. akademik alanda caliskan, sosyal yasamda iyi niyetli ve iyi iliski kurabilen biri iseniz acikacasi, milliyetinizin, konustugunuz dilin, derinizin renginin, gozunuzun cekiklik oraninin cok da buyuk bir onemi kalmamaktadir. bu acidan belki de diger ulkelerde ozellikle bati ulkelerinde ogrenci olmakla farki vardir.

    not: yukarida yazili bulunan "batili" kelimesi, japonlarin yabancilari tanimlamaya yonelik kullandiklari bir kavram olup, "asya kokenli olmayan insan", "amerika ya da avrupadan gelen kisi" gibi cok yuzeysel ve somut kriterlere gore olusturulmus bir kelimedir. sosyolojik, kulturel, dinsel bir baglamda ele alinmamaktadir. uzun lafin kisasi, yuzunuze bakip gozlerinizin cekikligi ve derinizin rengine gore ya batilisinizdir ya da degilsinizdir. bu baglamda, yukarida yazili olan batili kelimesi japonlara ait olup, alintilanmistir.
  • yabanci oldugunuz icin ozel bir muamele (ozel muamele derken bizdeki normal duzeydeki misafirperverligi kastettim) beklemeyin, yapilmaz (amerikaliysaniz ya da avrupa'nin bagrindan kopup gelmisseniz o baska). size geldiginizde bir hosgeldin diyip sonra tum bagini kesen japon ogrenciler, italya'dan ve amerika'dan kopup gelmis ogrencilere fahri tur rehberlirligi bile yaparlar. cunku ileride onlarin da oralara gitme ihtimali vardir ve bu baglantilar bir gun islerine yarayacatir.

    hocalar genellikle empati kuramaz. yabanci bir ulkede, ozellikle de okumasi ve yazilmasi zor olan bir dile sahip bir ulkede hicbirseyi bilmeden gelmis birinin nasil hissedecegini anlamaz. elinizde var olan tek sansiniz olan japonca kursuna da "nasil olsa dersler ingilizce, ben de ingilzice konusuyorum, labdakiler de biliyor, gerek yok" diyerek yok edebilir, siz yine de bastirin ve o kursa mutlaka gidin.

    ogrenci oldugunuzu aklinizdan cikarmayin. hocalarinizdan dinlediginiz buyulu japonya hikayelerini, ogrenci oldugunuz ve labinizin maili oldugunuz icin yasamaya firsat bulamayabilirsiniz, bulsaniz da surekli akliniz labinizda olacaktir. hoca ogrenirse de surat asar zaten... yani hocalar gelince elbette guzel karsilaniyorlar, ama siz ogrencisiniz, o dereceye ulasmis degilsiniz, o yuzden yerinizi bilin *, fazla beklentiye girmeyin.

    insanlar mesguldur, her ne sartta olursa olsun, sasirmayin. ararsiniz gelmezler, gezmezler, etmezler, "lan bu bana sinir oluyor galiba" diye dusunmeyin. calisiyorsa senede 3 gun * tatil hakki olan bir insandir. yabanci arkadaslariniz bol miktarda olacaktir, hatta arkadaslarinizin cogu yabanci olacaktir, garipsemeyin. evet hala japonyadasiniz. bu belki de kucuk sehirlerde farkli olabilir, ama tokyoda durum boyleydi. bol miktarda japonla iletisim kurmaniz gerekiyorsa, ornegin sosyoloji ya da japonca dil bilimi ogrencisiyseniz, kucuk sehirleri tercih edin. hem yasam buyuk sehre oranla ucuzdur, hem de bol miktarda japon vardir, hem de bunlar batinin etkisinde kalmanin suyunu cikarmamis olacaktir ki boylece siz de gercek japonlari tanimis olursunuz.

    eger tokyoda okuyorsaniz 12 metrekare bir odaya (icinde mutfak ve banyo da var) ayda 60.000 yen (650ytl civarinda bir para eder) vermeyi goze alin. tabi ki biraz daha uzakta oturup 25 metrekarelik yere de bu parayi verebilirsiniz, ama o zaman yolculuk sureniz gidis-donus 2 saat olacaktir. evinde daha rahat calisan biriyseniz, biraz merkezden uzak ama ferah olan evi; eger ki labinizdan cikamiyorsaniz, deney yapmaniz gerekiyorsa, o zaman yakindaki kucuk oda tam size gore. kucuk odada kalmaniz durumunda alienizden birini mezuniyetinize cagirmayin, zira kucucuk kuflu odaniza (zackin verdigi futonun alti yesermisti en son) ailenizin bireyi girmekte bir sure zorluk cekecektir, gozlerinde yaslarla. sonuc olarak ogrenci palasta yasamaz, trdeki ogrenci evlerinden de beterdir durum, hazirlikli olun (detayli bilgi: http://white.ap.teacup.com/japonya/)

    sonuc olarak en iyisi eglenmenize bakin, zaten sinirli bir sure icin oradasiniz, olaylari cok fazla kurcalamayin, akisina birakin gitsin.
    dondukten sonra guzel anilarinizi hatirlayacaksiniz, nasilsa kotuleri geride birakmis olacaksiniz.

    not: iyileri yazmadim, nasil olsa yasarken eglenerek de ogrenirsiniz, sadece kotu kismina hazirlikli olun

    edit: insanlarin mesgul olmasi kisminda ogrenci arkadaslarinizdan bahsetmemisim. universite ogrencileri kendi yasamlarini kendileri kazanir. ailelerinden kucuk bir miktar yardim alanlar olabiliyor arada. mutlaka part-time bir is yapmalari gerekir. ekmek elden su golden bir hayatlari yok ogrencilerin, anlayisli olun, ama eger ki bu dumbelek avrupali ya da ameriali gelince farkli davranilar gosteriyorsa kesin iliskinizi, ondan arkadas olmaz
  • yüksek lisans seviyesinde türkiye'de öğrenci olmaktan farklıdır. hafta içi hergün sabah 9,10 dan akşam 9-10 a kadar laboratuarda olmanız beklenir. tabi sadece "sabah 10dan önce gel istediğin zaman git" şeklinde bir muamele vardır fakat raporlarınızı yetiştirmek için başka şansınız yoktur. ayrıca erken ayrılırsanız kimse size bir şey söylemez ama seminerde sunum yaparken size sorularla harakiri yaptırırlar. kısacası çalışmadan, yan gelip yatarak mezun olmak zordur.
    öğrenciliğin en güzel kısmı okula gitmediğiniz zamanlardır ve japonya'da da durum farklı değil. kişiliğinize göre istediğiniz hayatı yaşayabilirsiniz*.
    japonlar çok kibar, eğlenceli, saygılı insanlardır fakat genel olarak utangaçtırlar veya çekingen. yani siz gidip konusmazsanız gelip sizinle konusmazlar çok fazla. hatta tanıştıktan sonra "lütfen beni görürsen gel benimle konuş" diyenler bile olur.
    yabancı olduğunuz için saygısızlık dışındaki her şeyi "benim ülkemde bu normal" diyip yapabilirsiniz.
  • (bkz: #43714247)