şükela:  tümü | bugün
  • japonya’da yaşayan türkiye cumhuriyeti vatandaşları.

    genellikle belli başlı meslek dallarına mensupturlar.

    -türk restoranı, dönerci
    -fabrikada işçi
    -öğrenci
    -şirket çalışanı

    ancak ilk iki meslek grubu çoğunluğu oluşturmaktadır.

    özellikle dönerciler ciddi şekilde çoğalmıştır. son bir senede nereye baksam dönerci görüyorum. dönerci olmayan semt kalmadı gibi bir şey. döner’e karşı değilim ama önüne gelenin döner yapıp satmasına karşıyım. ne hijyen var ne lezzet.

    türkler japonya’ya 1980’li yıllarda gelmeye başlamıştır. 2000’li yılların başından itibaren neredeyse ise ipini koparan gelmiştir. dönmemek için ya iltica yapmakta ya da nefes alması yeterli bir japon kadınla evlenmektedirler. ( https://www.bbc.com/turkce/38967446 )

    genellikle bir gelen hemen peşinden amcanın oğlunu, kardeşini, eniştesini de getirdiği için dünyanın en gelişmiş ve en medeni ülkesindeki türk ve türkiye algısı ne yazık belli başlı kişilerin etkisi altındadır. örneğin nagoya’da ordulular, tokyo’da nevşehirliler gibi. yüzde doksanı japon kültürü ve hayat tarzı için değil de ona sağladığı imkanlar için bu ülkededir. adapte olmaya çalışmaz.

    (bkz: japonyada hizla artan issiz turk nufusu)http://tokyo.be.mfa.gov.tr/…ion/showinfonote/133696

    https://tr.m.wikipedia.org/…ki/japonya'daki_türkler
  • fetö ve ak parti destekçisi boldur. ekseriyeti tıpkı japonyadaki kürtler (ki çoğu pkklıdır) gibi üstünde yaşadıkları bu ülkeye, halka ve kültürüne sabah akşam söverek; sövmeyenler de bunları kendi değerlerinden daha aşağı görerek yediği kaba sıçma eğilimindedir. peki çok sevdikleri ve güzelledikleri türkiye'ye geri dönmeyi düşünürler mi? komik olmayın. bu orta doğu sıçanlarında riyakarlıktan ve şerefsizlikten daha bol bulunan bir şey var mı? (şiddet eğilimi, çocuk tecavüzü, hayvancılık, dolandırıcılık, hırsızlık vesaire hariç. onlar zaten fabrika ayarları.)

    bu zevatın aksine japonya'da beyaz yakalı ve öğrenci olarak bulunan azınlık türkler ise abd ve ingiltere'deki türklerin elit kesimi gibi eğitimli, hoşsohbet ve ekmeğini yedikleri japonya'ya müteşekkir insanlardır. bugün japonya'da türkiye hâlâ bir afganistan olarak görülmüyorsa (şimdilik) tamamen bu insanlar sayesindedir. ancak sayıca çok çok az olmaları (tüm ülkede böyle 200 kişi varsa büyük şans) ve çoğunun türkleri/türkiye'yi tanıtmak gibi bir misyon üslenmeyip aksine türkiye ile alakalı her şeye -haklı olarak- olabildiğince mesafeli yaklaşmaları ne yazık ki ilk paragraftaki çomar güruhun prim yapmasına sebebiyet vermektedir.
  • öğrencilik meslek değildir, şunu anlatamıyorum kimseye asla.
  • cogu pkk li ama ak parti derken hdp pkk kimle oy veriyor acaba,kimler kicini yirtiyor selo icin , simdi megri megriciler de toplanir
  • ahlaksız insanlarla dolu bir ülkede yaşamaktadırlar.

    japonya'da herkes ahlaksızdır. (utanç toplumu)
    ama japonlar bu ahlaksızlıklarını çeşitli düzeylerde gizlerler. (takiye)

    dahası japonya devleti bu ahlaksızlıkları çeşitli düzeylerde yasal hale getirir.
    yasallaştırılmış ahlaksızlıklar üzerine mafya tarafından işletilen koca endüstriler kurulmuştur.

    japon medyası, japon siyaseti, japon üniversiteleri sürekli yalan üretir.
    japonya'nın gerçeklerini o insanların yalan dünyalarında göremezsiniz.

    türkiye'den gelenlere hakaretler yağdırmanın anlamı yoktur. çünkü japonların ahlaki ve kriminal durumu berbattır.
    jap. da türkiye veya başka bir ülke için imaj tartışması yapmak saçmadır. çünkü tüm yabancıların imajı berbattır.
    bazı yabancıların az berbattır, bazılarının ise çok, daha çok veya en çok berbattır. berbat işte.

    cehennemin katları gibi düşünün.
    yabancılar aşağı görülür.

    sen yabancısın ve jap. da istenmiyorsun.japonlar sana tahammül ediyorlar.
    daha doğrusu kullanıp atıyorlar...japon kadınlar size çok mu aşıklar sanıyorsunuz? damızlıksınız hepiniz.

    sonuçta arkadaşın dediği gibi japonya'da çeşitli türkiye kökenli gruplar yaşıyor.

    1-ordu-fatsa grubu
    2-nevşehirliler
    3-adıyaman-antepli kürtler
    4-zazalar
    5-diğer kürtler
    6-batı anadolu ve avrupa kökenli etnik türkler
  • milatları 1988 yılı, öncüleri ise çorumlu isimsiz bir hurdacıdır.

    çorumlunun adını bilen yok ama 1988 yılında istanbul'da hurdacılık yaparken bir gün bir japon turist ile tanıştığı ve adamın onu ülkesine davet ettiği biliniyor. demir ustası olan bu japon, çorumluyu da yanına alarak japonya'ya gidiyor ve birlikte çalışmaya başlıyorlar.

    japonya'ya fatsalı hemşehrilerini ilk olarak dolduran "japonya fatihi" hayri atılgan ise o yıllarda bir gemide aşçı olarak çalışıyor. yalnız da değil; yanında çalışan bir ordulu, bir giresunlu bir de trabzonlu var. çalıştıkları gemi bir gün japonya'ya demir atıyor ve karaya ayak basınca çorumlu ile tanışıyorlar. çorumlu, atılgan'a ne iş yaptığını ve ne kadar kazandığını soruyor. atılgan da ona gemideki işini ve 400 dolar maaşını söylüyor. bunun üzerine çorumlu japonya'da yalnızlık çektiğini anlatıp burada onunla birlikte çalıştıkları takdirde onlara 1000 dolar maaş vermeyi teklif ediyor. böylece atılgan ve diğerleri japonya'da çalışmaya başlıyor. yaptıkları iş ise kaza yapan veya eskiyen arabaları parçalamak.*

    aradan bir yıl geçiyor. atılgan japon bir kadınla tanışıyor. daha sonra evleneceği bu kadın, laf arasında ona ne iş yaptığını ve ne kadar kazandığını soruyor. atılgan da japon kadına bunu anlatınca gerçekler ortaya çıkıyor. öyleki atılgan ve arkadaşlarının çalıştığı kaitai işini yapanlar ayda en az 3 bin dolar kazanıyormuş.* çorumlunun kendisini kazıkladığını ve üzerinden para kazandığını anlayan hayri işi bırakarak kendisine yeni bir iş buluyor. daha sonra da maddi sıkıntı çeken dört kardeşini japonya'ya yanına alıyor. yıllar içinde kardeşler arkadaşlarını, onlar yakınlarını çağırıyor derken fatsa'dan japonya'ya bir vasıfsız istilası başlıyor. sadece hayri atılgan'ın japonya'da iş bulduğu fatsalı sayısının yaklaşık 500 olduğu söylenir.

    "sayanora fatsa" belgeseli
  • japonya'da yaşayan bir ahlaksız olarak favorim gunma şehri civarında üreyip türeyen kütahyalı türklerdir.
    varlıkları çok bilinmese de türkiye'den gelen piskopat ihtiyacının önemli bir bölümünü gidermektedirler.
    uzun vadede ordulu ve güneydoğuluların rakibi olma potansiyeli yüksektir.
  • dil sorununu nasıl çözdüklerini merak ettiğim türklerdir.