şükela:  tümü | bugün
  • don't worry be happy'yle full metal jacket kıvamında başlayıp jesus walks'la platoon ve three kings kırması etkileyici görüntülerle biten bir fragmana sahip olan sam mendes filmi.
  • guzel bir soundtrack ile yakinda karsimiza cikacak film.
  • fragmanındaki harika müziği yalnızca filmin sonunda duyabildiğiniz film
  • sam mendes'in kötü filmi.

    bir kere film ordu, askerlik vs. üzerine yeni hiçbir şey söylemiyor. amerikan deniz piyadelerinin eğitimlerinin çok zorlu olduğunu, üstlerin piyade adaylarını sürekli aşaüıladıklarını, deniz piyadelerinin diğer ordu birimlerindne farklı bir ethosları olduğunu bilmeyen kalmadı artık. jarhead bunları tekrar ediyor.

    askerlerin savaş döneminde en çok sıkıntıdan ve bir şey olmasını beklemekten dolayı delirme noktasına geldiğini ve bir çatışma olduğunda bunu sevinçle karşıladığını da vietnam savaşı kitap ve filmlerinden biliyoruz. jarhead bunu da tekrar ediyor.

    filmin en sorunlu tarafı siyasi konumlanışı. birinci körfez savaşı'nı hiç bir çekince olmadan meşrulaştırıyor. ırak'ın kuveyt'i işgali haberinden sonra kuveyt büyükelçisinin amerika'yı yardıma çağıran acıklı mesajı var. o kadar. tamam, bir holywood filminde tutarlı bir bağlamsallaştırma beklemiyoruz ama meseleye başka türlü bakılabileceğine dair bir ipucu ver be adam!

    ikide bir bir yolunu bulup saddam'ın kürtleri ve iranlıları kimyasal silahla öldürdüğü hatırlatılıyor. saddam'ı iran'ın üzerine kim saldı, kürtlerin katline kim yeşil ışık yaktı, hiç birine dair en ufak bir şey yok.

    pespaye bir oryantalizmin de izleri var filmde. sürekli çöl, çöl, çöl. iraklılar neredeyse hiç gösterilmiyor. abdlilerin ırak gibi dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden birini çölden ibaret zannetmelerinin zavallılığı burada da var.

    filmin bir yerinde bir subay aslında senede 100 bin dolar kazanıp, çok mutlu bir hayatı olabilecekken niye bu mesleği seçtiğini, "seviyorum bu işi anlıyor musun" tarzında gülünç biçimde anlatıyor. evet, biz abd ordusuna katılanların etnik ve sınıfsal geriplanlarını bilmiyoruz, biz aptalız, tüm askerler kahramandır masalını yeriz.

    yönetmenin bir yerde "attırdığı" yabancılaştırma efekti dışında hiç bir akılda kalacak yeri olmayan, kötü çekilmiş, siyaseten fazlasıyla muhafazakar, zaman zaman gerici bir film. son olarak düşünelim, bu zamanda niye birinci körfez savaşı hakkında bir film?
  • mesaj vermekten cok bir askerin gozunden orduyu ve sava$i yalin bir $ekilde anlatan (ki zaten kaynagi gercekten bir askerin ya$adiklari oldugu icin burda bir terslik yok) anlamak isteyene yeterince net mesajlar veren gayet kaliteli bir film.
  • genç adamımız ırak'a gitti, eğitildi, aşağılandı, pislendi, çoştu, öğrendi, geri geldi. annesi babasıyla derdi neymiş, silah ortağı neciymiş, işimiz olamadı. korkak ama sevimli çocuk bir kahraman olarak ölmedi, cıvıtıp ortalığa atılanlar salaklıklarının bedelini ödemedi, düşman ıraklılar neredeyse hiç görünmedi; seyirciyi yakalayacak bir patlama noktası, bir duygusal zirve hiç gelmedi. niye seyredilsin bu film öyleyse? anthony swofford ve arkadaşlarının savaş esnasındaki mallıkları için mi? bir kez bile ateşlememiş adam tüfeğini. nerede bu savaşın bize vah vah dedirtecek korkunç yüzü?

    bu dönenlerin mallığında.

    bildik savaş filmlerinden, kahramanlık hikayelerinden değil jarhead. seyirciye biraz uzak duruyor, parçalarının birleştirilmesini istiyor. çıkan, söylenen çok yeni ya da gerekli bir şey değil, günümüzde yankılanan geçmiş sadece. bir de kişisel nefretlerini kusabilmek için öldürmeyi bekleyen askerlerin vahim durumu. bunlar sallanmayıp petrollerin yandığı sahneler için bile görülebilir. ellerine sağlık roger deakins.
  • propaganda
  • daha önceki g.i'lı savaş filmlerinde anlatılmamış hiç birşey anlatmayan bir film. the thin red line, full metal jacket, saving private ryan, biraz platoon, çok az born on the 4th of july vb. hatırlyamadığım birkaç filmi seyretmiş olanlar için çok yavan ve oldu bittiye getirilmiş bir film. hatta kendisinden fersah fersah görkemli kalan bu filmlerin adını sayarken bile tereddüt ettim, "ulan kıyaslanır mı be o filmler bununla?" diyenlerden özür diliyorum.

    --- spoiler ---
    elemanlarımız bir türlü güvey olamıyor cinayet işleme hissiyle, kazanda bok karıştırıyor, eşlerini, kız arkadaşını başkalarına kaptırıyor, insan öldürme özlemiyle yanıp tutuşurken petrole bulanmış hayvanlara acıyor, hababam sınıfı sakarlıklarına maruz kalıyor vesselam.
    en garibi ise artık amerikan savaş filmlerinde default olarak beklediğimiz abd'nin işgalci politikasına hissedilir bir eleştiri yok.
    --- spoiler ---

    seyredecek, kadınlar için esas oğlanın kaşı gözü kalıyor, erkekler için birşey bulamadım ben.
  • --- spoiler ---

    kahramanimiz anthony swofford un atmaya nail olamadigi o tek oldurucu kursun misali sam mendes in uzatip, dolandirip, dallandirip budaklandirtan sonra bir turlu o oldurucu vurusu, mesaji, hikayeyi ve duyguyu aktaramadigi 2005 yapimi modern apocalypse nowdir.

    --- spoiler ---