şükela:  tümü | bugün
  • (ing.) yayanın kırmızı ışıkta karşıya geçmesi. amerikan ingilizcesinde kullanılan, konuşma diline ait (colloquialism) bir sözdür.
  • yaya trafik kurallarına uymadan dikkatsizce hareket etmektir. abd de 20.yy başında ortaya çıkmış bir kavram olduğu varsayılmaktadır. büyük britanya ve hindistan gibi ülkelerde hiç bilinmez. jay-walk kelimesini incelediğimizde jay eski ingilizcede aptal, manasız anlamına gelir. kırsal kesimden gelip araçları, trafik lambaları ve işaretçilerini tanımayan; özetle şehir yol-yordamına ayak uyduramayan kişilerle dalga geçmek için de kullanılır.
  • amerika'da ve kanada'da yasalara aykiridir. polis isterse jaywalker'lara ceza yazabilir.
  • yayaların trafikte uymaları gereken kuralları çiğnemesi.
    örn. kırmızı ışıkta geçme gibi...
    bu işle iştigal olan kişiye de jaywalker denir.
    usa'de kimi yerlerde ciddi ciddi ceza yemenize neden olabilir,
    dikkatli olmak lazım.
  • 1920'lerde araba ureticilerinin lobi ve reklam calismalari sonucu sokaklarin sahipliginin yayalardan motorlu tasitlara gecmesinin sonucudur. hikayesi surada: http://www.vox.com/…1/15/7551873/jaywalking-history
  • insanların kıçına plaka veya deri altı -uydu bağlantılı- çip takılmadıkça yeni dünya dışında pek uygulanamayacak olan kabahat türü.

    not: bu arada brad pitt'in yerine yossi kohen'in nasıl geçtiğine ilişkin gizem de bu entry kapsamında çözülmüştür.
  • ülkemizde değil dünyanın her yerinde yapılandır.

    hatta philadephia'da tillahı yapılmaktadır. hem de köşede bekleyen polislerin gözünün önünde. kimseye ceza kesildiğini de görmedim.

    büyük şehirlerde kimse kırmızıya falan bakmıyor yol boşsa geçiyor karşıya. ha medeniyet ne derseniz bu adam jaywalking yaparken eğer bir araba gelirse arabadaki adam yavaşlıyor duruyor gayet sakin hiç kornaya basmadan.
  • han kanalda gördüğüm oyundur. kendim'de oynadım. bence güzel oyun