şükela:  tümü | bugün
  • seni iyi tanıdığını sanan herkes yanılıyor. başta ben. "meğer bu konularda neden konuşmamışız senle daha önce" insanı. üstelik fiziksel olarak hep uzakken hep yakın olduğu belirtilen insan.ne kadar da dogru. ne kadar çok kişiye aynı şeyi hissettiriyorsun böyle? ve nasıl?
  • 1.5 yildir seviyeli muhabbet ettigim ve nice yillara demek istedigim abi.
  • ozellikle bilim-kurgu edebiyati konusunda sohbet edilmesi pek bir keyif veren kisilik.
  • doktoradan sinif arkadasim, ceviri grubumuzun editoru, cefakar dergici, kaliteli -ve kidemli- ogrenci. ceviri konusunda sordugum sorulara verdigi cevaplarla yeni birseyler ogrenmemi saglayan, hatta bende “ceviriye giris 101” aliyormusum hissi uyandiran, turkce’yi cok iyi kullanan basci. bir gun iron maiden calacak bana, soz verdi *
  • ilk günlerden beri yazdıklarını takip ettiğim kültürlü, ve müthiş hisli, akıllı yazar. jazzbass ayrıca. fender yani. eminim süper de çalıyordur. bu bilgi başka türlü olmaz der insan kendi kendine. güzel yazılmış entry'lere de şapka çıkartır, bir de türk kahvesi yapar, yanında suyuyla..
  • gayya kuyusuna indiğinden beri göremediğim...ip sarkıtsam ?
  • istanbul'dan demirini almış, adasını bir taşım köpüklü dümen suyuna emanet etmiş, önümüzdeki yıllarını geçireceği başkente doğru karadan pupa yelken yol alan, başaltı harcanmış sevgilerle tıka basa dolu bir cümbüş teknesinin iki yanında ismi yazandır.
  • artık bize ankara bölgesi haberleri aktarmakla mükellef güzide bir üniversitemizin yeni mütercim tercümanlık öğretim görevlisi.

    zaten öğreten adamdan daha cok sey bilirdi, simdi resmiyete döktü bir de, tam oldu :)

    yeni görevinde ve yeni hayatında cokca sans dliyorum ihtiyac duymadıgını bilsem de.
  • hiç de iyi hissetmediğim bi dönemde tanıştığımızdan eminim ama rengarenk hatırlıyorum uzuun mesajlaşmalarımızı. kısa süre içinde, her yeşil çay içişimden önce içimin ürpermesine sebep veren kişi olduğunu öğrenmiştim, sonra yaptığı pasta gibi kutuları rüyalarımda kovalamaya başladım, ama onun başını daha komplike rüyalarımla ağrıttım. şimdi ankara'ya dair national geographic'ten fırlamış gibi görünen fotoğraflar, bi de çizimler bekliyorum, arada şımarıp "şimdi bir dryad çizelim" demek, işine karışmak istiyorum. insan koskoca dünyasını sırtına yüklenip başka bir şehre taşınırsa kim endişelenir ki arkasından..

    (bkz: kaplumbağa) :)
  • zamaninda ankara'dan istanbul'a gocerdik biz. orada okur, is icin istanbul'a gelir yerlesirdik. guzel gunlerdi onlar. simdi ise istanbul'dan ankara'ya gocmeye basladi insanlar. bu yil ankara'ya yar ettigim ikinci arkadasim oldu kendisi. zamaninda bizi sevmis o sehir, simdi jazzbass'i bagrina bassin.