şükela:  tümü | bugün
  • iskender pala tarafından yazılan ve istanbul devlet tiyatrosu tarafından sahnelenecek olan jennifer'ın düğünü - (osman gazi) 22 nisan cuma akşamı ilk gösterimini cevahir salon 1'de gerçekleştirecekir. hidayet erdinç yönetiminde sahnelenecek oyunun kalabalık oyuncu kadrosu ise şu şekilde; fatih kahraman, nihal tercan, göker ersivri, erdoğan aydemir, rezzak aklar, hakan onat , bahar yanılmaz, can sözeri, cenk dinçsoy, eray cezayirlioğlu, metehan kuru, emre akarsu, özcan akgöz, ibrahim cem tek , ozan uz, zekayi metin, hakan güngör , mehmet pala, emre avşar, mehmet konu, özden dindar, mehtap gündoğdu, büşra ilay tiryaki, merve akaydın, ipek şen, burçin yıldırım, aslı sarınç, arda kaptanlar, murat ceylan, arif mustafa güney, bulut mesci.

    diğer gösterim tarihleri ise; 23-24-26-27-28-29 ve 30 nisan.
  • bugün gittim cevahirde ilk gosterimini izledim. sahne ışıklandırması süperdi. ışıklandırma bir oyunu ne kadar değiştirebilir ki diyorsun ama işte ancak bu kadar değiştirebilir. adına bakınca jennifer'in çılgın düğün partisini izleyip sürekli türk tiyatrolarında abes duran yabancı isimler duyacağınızı sanıyorsunuz ama tamamen alakasız farklı bir oyun. yani bir osmanlı kurulma hikayesi beklemiyor insan. isim insanları yanlış yönlendiriyor ama bir bakıma da iyi bir şoke ediyor. hatta ne alaka acaba yanlış salona mı girdim dedirtiyor, tabi sonunda iyi ki girmişim dedirtiyor. 8/10
  • prömiyerinde izleme şansı bulduğum, devlet tiyatrolarının 2015-2016 sezonu tamamlanmak üzereyken sahneye koyduğu tek perdelik oyun.

    nejat birecik yönetiminden sonra akp politikalarının etkisi, devlet tiyatrolarında her sezon daha çok hissedilmeye başladı. dini* , milli * , ümmetçi * oyunlara bir de osmanlıcı oyun eklenerek rabia'nın muhteşem 4'lüsü tamamlanmış oldu.

    akp'ye desteği ile bilinen din, tasavvuf ve osmanlı devleti üzerine araştırmalar yapan ve eserler üreten divan edebiyatı araştırmacısı iskender pala'nın devlet tiyatrolarının seçici kurul heyetine atandıktan sonra devlet tiyatrolarında sahneye konan eseri. osman gazi'nin beylikten büyük bir imparatorluğa doğru uzanan yolu, bu yolda karşılaştığı tehlikeleri ve bizansla ilişkilerini anlatan, din ve milli duygularla harmanlanan oyun.

    bu kadar eleştiriden sonra, oyuna dönecek olursak; oyun kötü mü ? elbette değil, kalabalık oyuncu kadrosu ile büyük bir emek harcandığı ortada ama dediğim gibi devlet tiyatrolarının bu gidişatı hiç hoşuma gitmiyor. seyirciler arasında yer alan tecrübeli bir oyuncunun, ki o da bu gidişattan memnun olmasa gerek, nejat birecik'in oyun bitiminde konuşmaya başladığı sırada gürültü bir biçimde salonu terk etmesini protesto olarak yorumladım.

    bersisa oyununun kadrosundan pek çok ismi bu oyunda da görmek mümkün. oyunun ilk gösterimi olmasına rağmen, hata yapmadan istekli ve başarılı biçimde oynadı oyuncular. hakkını yemek istemem ama bir tek orhan gazi'yi canlandıran oyuncuyu beğenemedim içlerinden. oyunculuklardan ziyade, bana göre oyundaki esas etkenler; oyunun mutfağında, devlet tiyatrolarının başarılı isimlerinin yer almış olması. dekorda şirin dağtekin yenen, ışık tasarımında yakup çartık , kostüm tasarımında nalan alaylı , kareografi de yeşim alıç ve müzik de ise can atilla gibi kendi alanlarında oldukça başarılı ve ödüllü isimlerle çalışılmış. özellikle dekor ve ışık tasarımı gerçekten de oyunun en başarılı öğeleriydi. farklı ışıklarla ve dijital görüntülerin yardımıyla, aynı dekor kimi zaman bir bizans sarayı, kimi zaman bir bozkır, kimi zaman da bir otağ ve türbe haline dönüşebiliyordu ve bunu başarılı bir biçimde gerçekleştirmişler. kostümler de, dönemin kıyafetlerini başarıyla yansıtıyordu ve müzikler, oyunu bütünleştiren nitelikteydi.

    oyuna dair, bir ufak eleştirim daha olacak o da ; bazı sahneler çok yavaş ilerliyor ve ağır işleniyor. zaten ağır bir oyun, bir de üstüne yavaş yavaş oynanınca dikkat dağılabiliyor. bazı yerlerinde ufak düzenlemeler ve kısaltmalar olursa oyun daha başarılı olacaktır. ilk gösterimiydi zaten, iyileştirmeler olacaktır muhakkak.

    oyun, dekor ve ışık tasarımı hatrına güzel sayılabilecek bir oyun ama genel itibariyle değerlendirdiğimizde orta, belki de dekor ve ışık tasarımı için ortanın bir tık üstü diyebiliriz. seyirci de benim gibi düşünüyor olsa gerek ki, prömiyerinde bile oyun sonundaki alkış cılıza yakındı ve ayakta alkışlayanlar azdı.

    devlet tiyatrolarının akp politikaları doğrultusunda repertuarına kattıkları oyunlardan bir yenisi olan bu oyun, izlenmeyecek bir oyun değil. herşeye rağmen; gidin izleyin.
  • trt 1'deki ertuğrul, yunus emre gibi dizileri seviyorsanız izleyebilirsiniz. şahsen ben hiç hazetmedim. son zamanlarda izlediğim en sıkıcı tiyatrolardandı.
  • çok fazla diriliş ertuğrul izlemiş yeni osmanlıcıların beğeneceği sıkıcı, insana bir şey katmayacak, yavan hikayeli ama çok emek harcanmış bir oyun.

    sanırım ilk kez bir tiyatro oyununa bunu yazacağım ama gitmezseniz çok şey kazanırsınız. hele aynı sahnede çehov makinesi gibi bir oyuna gitmişseniz daha çok içiniz acıyor.
  • harika bir oyun olmuş; osman ve mehmet'in oyunculukları asırlık tiyatroculara taş çıkartıyor.
  • bu oyun çıkarılırken kimse görüp, "kardeş siz ne yapıyorsunuz böyle? tiyatro böyle bi şey değil." demedi mi? bu sahneleme, oyunculuk tarzı, koreografik hareketler falan kaçıncı yüzyılda kaldı ya da hiç var oldu mu? günümüz sahneleme anlayışı içinde, müsamereden öteye gidememiş bir oyun olmuş ne yazık ki...

    oyunda yer alan genç arkadaşların o taze enerjisine yazık etmişler, ona da çok üzüldüm. bu kadar genç, hevesli oyuncu kesinlikle daha parlak bir rejinin içinde çok daha başarılı olabilirdi. ancak maalesef oyunun sadece kötü bir parçası olmuşlar.

    devlet tiyatroları imkanlarıyla çok çok daha iyi bir oyun yapılabilirdi. reji olarak kolaycılık mı desem, iş bilmemek mi desem bilemedim. sözün kısası, bir daha yapmayın böyle işler. evet.
  • izlenilen fakat kendisini izlettirmeyen oyundur.

    öncelikle konusu, hoşuma gidip aldım biletleri ve sezonu bu oyunla açalım dedim. anlaşılan iyi bir fikir değilmiş nedeni ;

    -çok ağdalı ve şiirsel bir dil kullanalım denmiş ama olmamış
    -oyunculuklar aman aman birşey değil, aslında birşey değil
    -bazı karakterler tam anlamıyla yansıtılamamış, koskoca orhan bey kedi yavrusu gibiydi mesela birde bizim bütün kötülüklerin ve kahpeliklerin, bizanstan geldiğini ve muhakkak konuşurken şarap içmelerin bunuda vurgulama hastalığı bu oyunda da zuhur etmiştir.

    oyunun iyi yanları ne derseniz;

    dekor, sahne, ışıklandırma ve efektler, devlet tiyatrosunun ötesinde bir yerde buda herhalde konu itibariyle desteklenen bir oyun olduğu için.

    son olarak her sahne geçisinde sürekli alkışlayan bir topluluk vardı, çıldırmamak elden değildi, güldür güldür showların bkmlerin seyirciyi evriltmesi çok üzücü.
  • cok iyi prodüksiyon, cok iyi oyuncular, kötü bir senaryo, akmayan, bayan oyun.
  • şiirsel metin iyi oyuncuların dilinde güzel, ancak vasat oyuncularda ciklet içinden çıkan mani tadı veriyor.

    görsel, teknik, karaografi kostüm gibi prodüksiyon konularında gayet başarılıydı. olay örgüsü de fena değildi.

    peki ne eksikti? neden güçlü bir hikaye etkisi yaratmıyor? eksik olan şey hikayeyi hikaye yapan şey olan çatışma ve onun doğurduğu tragedya. yüksek değerler arasında bir çatışma görmek isterdim. maalesef esamesi yoktu. örneğin orhan bey'in çıkmazı 30 sn'de çözülüyor. oraları biraz daha işlemek yan olaylarla beslemek gerekirdi.

    diğer bir eleştiri konusu hamasetin dozu. yerli ve milli oyun demek hey hey de hey hey vatan millet sakarya ise olmaz olsun böyle yerli ve milli tiyatro.