şükela:  tümü | bugün
  • çok beğendim. film noir zaten kuru ekmekle bile güzel gidiyor. buna da yakışmış.

    jessica jones karakterine çizgi romanlarda denk gelmemiştim. beğendim. sorunlu, geçim ve ilişki sıkıntısı yaşayan süper kahraman tiplemeleri (mesela peter parker) bana her zaman kalesinde uzaya uçup gelen götünden ışık saçan adamlardan daha yakın, daha gerçekçi gelmiştir.

    ana karakterlerin neredeyse tamamının kadın, zenci, eşcinsel gibi baskılanan kesimlerden olması nihayet amerikan ana akım yapımlarda kırılamayan azınlık temsiliyeti problemini kökten çözmüş. hiçbiri de zorla yerleştirilmiş durmuyor. çıtayı yukarılara çekmiş.

    anlatım çok olgun ve mütevazı. akşam eve nasıl ekmek götürücem diyen kahraman gördük. daredevil'la anlatım dilinin benzeşmesi de hoşuma gitti, daredevil'ı da çok beğenmiştim ama bu onun da üstüne kat çıkmış.

    hikayenin alt metni de çok iyi. sen süper kahramanlar savaşıyor diye izlersin ama aklına temel toplumsal sorunların çözümünün ne kadar zor olduğu gelir.

    netflix'inizden ısrarla isteyiniz.
  • daredevil ile bu derece, çılgıncasına kıyaslanmasına bir anlam veremiyorum. insanlar milimi milimine daredevil ile kıyaslamaya çalışıyor. karakterlerin motivasyonunu kıyaslıyor, konuyu işleyişini kıyaslıyor, sinematografisini kıyaslıyor, kareografisini kıyaslıyor. dizinin mcu'da geçmesi, daredevil ile jessica jones'un aynı mahallede olması ya da bu iki dizinin defenders'a çıkması bu iki diziyi birbirlerinin aynısı yapmıyor ki. ikisi birbirinin aynısı olmak zorunda değil ki. bu dizi jessica jones. bu farklı bir dizi. bu mantık gelecek olan luke cage ve ıron fist dizilerini de daredevil ile kıyaslayacaktır. daredevil'ı illa bi'şeyle kıyaslamak istiyorsanız daredevil'ın ikinci sezonuyla kıyaslayın. daredevil, jessica jones, luke cage ve ıron fist dizilerinin birbirlerinden farklı yapıda olmaları bu dizilerin zararı değil. tam aksine zenginliği.

    favori iki eleştirimden birisi "bu nasıl süper kahraman dizisi, kahraman olması gereken kişinin kahramanlıkla ilgisi yok" yahu dizinin tanımında zaten eskiden kahramanlığı denemiş ama başarısız olmuş diyor. hakeza çizgi romanda sistem bu şekilde. jessica jones'un kahraman olmak gibi bir derdi yok. zaten denemiş başarısız olmuş. hala neden kahramanlık bekliyorsunuz ? ikincisi "kareografi daredevil gibi değil" evet bende dizinin kareografisi çok başarılı bulmuyorum. ama daredevil ile kıyaslamanın bir mantığı yok. daredevil'da ki dövüş sistemi martial arts. daredevil ninja eğitimi almış biri. jessica jones ve luke cage ise mahallenin kabadayısı kıvamında insanlar. daredevil'ın karşısına hand ninjası çıkıyor. luke ve jessica'nın karşısına rugby takımını toplayan adam çıkıyor.

    yani işin özü. jessica jones'u isteyen istediği gibi dizinin kendi içerisinde eleştirsin. herkes beğenmek zorunda değil elbet. ama bu derece daredevil ile kıyaslamak son derece yanlış. insanlar diziye resmen daredevil'ın ikinci sezonu muamelesi yaptı.
  • david tennant'dan mükemmel bi purple man olucak ya. reyizi izlemeye doyamayız kesin. marvel'ın bu netflix projeleri çok iyi bir adım oldu gerçekten. benim gibi daha karanlık ve daha gerçekci ton isteyen fanlarını burdan beslemeye devam.

    bir de moon knight geldi mi yaşadık.
  • 1x13'de tek bir sahnesi var ki, bu sahne bir yana, kalan bütün bölümleri bir yana..

    --- spoiler ---
    jessica dizi boyunca surat asan, neşesiz ve mutsuz bir karakter.. ve son sahnede, kilgrave'in kontrolünde olduğunu düşündüğümüz sahnede kilgrave yaklaşıp "let's start with a smile" dediği anda jessica'nın bu herşeyini almış ve en çok nefret ettiği karaktere dişlerini göstererek kocaman gülümsemesi. o karanlık anda bu kadar beklenmedik ve içten bir gülümseme beklemeyen bende hem aydınlık, hem de acı bir sahne olarak yer etti..
    --- spoiler ---

    ve simdi farkettim ki editi: bölüm adı aka smile imiş..
  • kendisini süper kahraman dizisinden ziyade, dram dizisi diye nitelendirmek daha akilane olacaktır. zira evet, nihayetinde bir şekilde üstün güçler edinmiş bir kızcağız var ortada ama başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmiyor. gücünü kazanması olayına paralel olarak ailesini kaybetmesi ve evlatlık durumuna düşmesi zaten başlı başına bir travma. insanüstü güç, dayanıklılık ve zıplama ek pakedi güncellendikten kelli, "ben niye süper kahraman olup da suçlu kıçı tekmelemiyorum abla gı?" kafasına erişiyor. akabinde derhal kendisine bir kostüm ayarlıyor ve porno dünyasına girse de sırıtmayacak bir sahne ismi buluyor *: jewel.

    jewel, daha ilk icraatında -belki de çizgi roman dünyasının gelmiş geçmiş en saf kötülerinden biri olan *- morlulu adam'a * denk geliyor. o morlulu adam ki; charles manson kıvamında, düşünceleri yönetebilen, kendisi suça karışmadan her istediğini karşısındakine yaptırabilecek bir güce sahip sirseri bir şahsiyet. "hmmm ne kadar da kavisli totoya sahip güzel bir kadın *" düşüncesiyle bu gariban kızımızı kontrolü altına alıp, yıllarca sevgilisi gibi kullanıp tecavüz ediyor. al sana bir travma ve dram daha. etti mi iki? jewel, bir şekilde morlulu adam'ın elinden kaçızlıyor ve yeniden jessica jones olup, "atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun; anamdan emdiğim süt burnumdan geldi" deyu süper kahramanlık sahnesinden çekilip erken emekliliğini açıklıyor. izini kaybettirip gayet başarısız bir serüveni olacak dedektiflik bürosunu açıyor.

    buraya kadar olan kısım, zaten diziye başlamadan önce jessica jones'a dair bilinmesi gereken detaylar. o nedendir ki spoiler ibaresi koymadım; zira dizi bundan sonrasını anlatıyor. görüldüğü gibi pek de elle tutulur bir başarı hikayesi yok ortada. tam tersine, gayet travmatik bir kaybeden hikayesi. süper kahramanlık yapımlarından beklenen -ki chris nolan onu bir kısım değiştirip, aslında süper kahramanlarının da başarısız ve zayıf noktalarının olabileceği tezini ortaya sundu- herkesin kıçını tekmelesin, yenilmez olsun, atlasın, zıplasın, yalasın, havada şıpagat çeksin, helikopterden helikoptere atlarken havada şarjör değiştirsin ve günün sonunda muhakkak kazansın, aksiyon tavan yapsın gibi şeylerdir. dolayısıyla jessica jones bunu pek karşılamıyor ve beğenmeyenlerin beğenenlerden çok olmasını da doğal buluyorum. salt kahramanlık olayının yanı sıra; dramı, dedektiflik hikayelerini, karanlık havayı benim gibi seven kitleler ise muhakkak beğenmişlerdir/beğeneceklerdir. bu diziye başlamayı düşünüyor, hakkında araştırma yapıyorsanız, bir şekilde bu yazıya denk geldiyseniz, kendinizi "yok babacım aksiyon olsun, sevmiyom dram mram ben" diyenlerdenseniz; yanlış yerdesiniz. bilgisayarlarını yeni açanlar için tekrarlıyorum: yan-lış yer-de-si-niz. şayet benim gibi diğer türdenseniz, konusu ve film noir tadındaki karanlık atmosferi sizi içine direkt alacaktır.

    birinci sezona dair tek eleştirim şu: purple man karakterinin bir süre sonra şapşal aşık gibi dolanmaya başlaması pek hoşuma gitmedi açıkçası. neredeyse empati yapıyordum adamla. halbuse kendisi daha önce de bahsettiğim üzere gayet it, sirseri ve kötü bir karakter. baya bir kötü hem de. david tennant harika canlandırmış, burada bir sıkıntı yok. önüne ne konduysa oynamış adam da, senaryonun o kısmı biraz zayıftı açıkçası. efsanevi bir karakter çıkabilirdi böylelikle. zira bu adamdan tiksinmemiz gerekiyor, empati yapmamız değil. ha şu şekilde de çok kötüydü demek de acımasızlık olur. daha iyi olabilirdi sadece. onun dışında yan karakterleri de sevdim ben. bunu niçin söylüyorum? zira daredevil'de yan karakterler çıktığında sıkıntıdan ve sinirden kendimi skesim geliyordu kimi zaman. ana karakterleri ne kadar sevdiysem, yan karakterlere de bir o kadar ayar olmuştum. bir süre sonra da sahneleri atlamaya başlamıştım zaten, "yapacağınız işidi" deyu söylenerek. cesika cons'ta böyle bir sıkıntı gözlemlemedim. nihayetinde, bazı ufak aksaklıklar olmakla birlikte tadı damakta kalan bir dizi olmuş jessica jones.
  • yayın tarihinin duyurulduğu videosunu izlememle beni kazlıçeşme mitingindeki devlet bahçeli'ye dönüştürmüş dizidir.

    20 kasım'dan sonra cuma-c.tesi-pazar günlerimizi yiyecek dizi. ay başı olsa iyiydi, kota yetmeyecek kesin...

    edit: neden bu kadar mükemmel olduğunu düşündüğümü de açıklayayım:
    http://marvel.wikia.com/wiki/alias/covers
  • netflix'te iptal olmasına en çok üzüldüğüm marvel dizisi. sanırım disney'in lisans anlaşmasını sonlandırma çabasının sonucu, yapacak bir şey yok.
  • lan sanki netflix'in dizisinde bu rolü canlandıracak olan esas kıza* rolü sebebiyle aşık olacakmışım gibi bir his var ama du bakalım hayırlısıysa bu iş olur. severim ünlülerle aşk yaşamayı. hem haberleri de olmuyor.

    http://www.fragman.web.tr/…sezon-5-tanitim-fragmani

    duvarına as beni, tablon olayım.
  • o degil de, hatun o gozluklerle michael jackson'in son hallerine benziyor ayni. evet diziyle ilgili yorumum budur.
  • güzel dizi, bu tarzı seviyorsanız izleyin, bir şey kaybettirmiyor. ben heyecanla izledim ama beğenmeyen de olmuş, daredevil'le kıyaslanmış falan.

    neyse asıl diyeceğim şu ki; 2. sezon çekilecekse aramızda para toplayıp jessica'ya ceket, pantul falan alalım. kızceğiz 13 bölüm boyunca mavi kot, siyah deri ceket giymekten harap oldu.