şükela:  tümü | bugün
  • yıl: 1973
    yönetmen: norman jewison
    imdb puanı: 6.6
    tür: çarmıha gerilim

    rock operayı da komedi kuşağında yayınlayan cnbc-e çalışanlarına buradan selam ederim.
  • olgunlaşmış bir din kültürünün kıpır kıpır bir sanat eserinde vücut bulduğu rock-opera ve filmdir. bir iki kelimeyle neyi nasıl anlattığını özetlersek, özellikle de mevzuya yabancı olanlar için bu eserin önemi daha da iyi anlaşılır bir ihtimal.

    rock-operamız, judas ile isa arasındaki fikir ayrılığıyla başlar ve isa'nın çarmıha gerilmesiyle son bulacak olan olayların nasıl içinden çıkılmaz bir politik sorun olarak büyüdüğü her açıdan anlatılır ve isa'nın can vermesiyle son bulur.

    muhteşem müzikleri ve ian gillian'ın yer aldığı orijinal versiyonundan sonra başka versiyonuna burun kıvırmama neden olmuş muhteşem vokallerini, (nasıl olacaksa artık) şimdilik gözardı edip meseleye bir de dinin ele alış tarzından bakmak gerek.

    bir peygamber olan isa, başından sonuna kadar, herşeyden önce bir insan olarak resmedilmiştir ki bu bile başlı başına önemlidir. sinirlenen, duygulanan, yorulan, bıkan, kaçmak isteyen, sorumluluğunun büyüklüğünden korkan, ölmekten korkan, yer yer tanrıdan şüphe duyan bir insandır bu. hepimiz gibi sinirlerinin iyice gerildiği anlarda, kontrolü kaybetmenin eşiğine gelir. ölmeden hemen önce bile, tanrıya kendisini unuttuğu için sitem eder. gel-gitler yaşar. iki bin yılda, uğruna denizler kadar kan dökülen ve hala dökülmeye devam eden bir dinin en kutsal değerlerinden bahsedildiğini hatırlatmak isterim.

    sonrasında herbirine büyük kutsallık atfedilmiş olan havariler, isa'nın sözlerinden şüphe ederler. isa yakalandığında peter, tanımam etmem bu adamı diye iki dakikada satar isa'yı. bütün bu harala gürele içinde en cesur kişi hep maria magdalena'dır. özellikle de "bırak da dünya bu gece de sensiz dönsün be" derken, ilişkinin bir peygamber ve sırf peygamberlikten gelen merhametle kurtardığı bir fahişe arasında değil, birbirini seven iki kişi arasında geçtiğini hissettirir bize.

    rock opera'nın bu yönleri düşünülünce, eserin baştan sona çok hümanist ve hatta romantik bir bakış açısı vardır. diğer yandan da bir dinin peygamberi, yani en kutsal insanı, bir yerde pop kültürünün bir öğesi haline gelmektedir. karakterlerin yaptıkları ve söyledikleri, araya mesafe koymadan duygularınızı harekete geçirir. eserde yer alan figürler, kutsal kitapların yukardan bakan havasından sıyrılır, "içimizden biri" kimliğine bürünürler.

    ilk dinlediğim zamanlar, beni tek ilgilendiren taraf müziği ve vokallerinin güzelliğiydi. işin diğer tarafına sonradan uyanmıştım. hatta uyanma kısmı tam olarak şu soruya verdiğim cevaptan sonra olmuştu: türkiye'de, islam ve muhammed ile ilgili böyle müzikal bir çalışma girişimi yapılsa ne olur? müzikal yapılsa bile diyemiyorum, çünkü girişim halindeyken bile duyulsa, bu işle ilgili herkes günlerce gazete manşetlerinde yer alır, ev adreslerinden kimlik bilgilerine kadar yaşamlarıyla ilgili tüm ayrıntılar, şirket raporu gibi hazırlanır, bu insanlar kurbanlık koyun gibi meydanda sergilenirdi. eğer kaçıp da canlarını kurtaramamışlarsa bu insanlar, kısa süre sonra çok münferit bir eylemin sonucunda kaza eseri ölüvermiş olurlardı. o gün buna benzer bir cevap vermiştim kendime. bugün de aynı cevap geçerli olur herhalde.
  • merve kavakçı'nın meclis'ten kovulduğu gün kanal e (eski cnbc-e) bunu veriyordu, mayıs 99 olması lazım. meclis'teki olaylardan sonra kanal değiştirdiğimizde baktım böyle kanatlı manatlı kızlar bir şeyler superstar'ı söylüyor, buymuş. ilk kez o gün görmüştüm.

    her merve kavakçı dendiğinde aklıma jesus christ superstar'ın gelmesi de çok manidar. oh, haleluya!

    hayır mesela bunu hatırlayacağına daha önemli şeyler hatırla değil mi, ama yok. nerede junk bilgi, hepsini atmışım hafızaya. nasılsa beyin bedava.
  • günümüz bilgi çağında bile bu koskoca eseri misyoner organizasyon zanneden insanlar vardır; fakat en nihayetinde oldukça başarılı bir rock-opera/müzikaldir. 2 mart 2009 tarihinde, ankaralı sanat severlerin yaşayabileceği en başarılı kültürel aktiviteydi kendileri. oynayan ve yapımda emeği geçen gençleri tebrik eder, başarılarının devamını dileriz.
  • jesus christ superstar...manyak ötesi rock-opera...
  • webber yapmıştı müzikleri çok sevgili bi adamdır,maria magdelena'nın şarkısını ne zaman duysam fena olurum...i don't know how to love him 'i....
  • mca records'tan çıkan albümde (film versiyonu) strange thing mystifying ve everythings alright arasında then we are decided adlı bir track vardır ki sözleri şöyledir, bakınız nasıl karar vermişler...

    caiaphas
    we've been sitting on the fence for far too long

    annas
    why let him upset us?
    caiaphas - let him be
    all those imbeciles will see
    he really doesn't matter

    caiaphas
    jesus is important
    we 've let him go his way before
    and while he starts a major war
    we theorize and chatter

    annas
    he's just another scripture-thumping hack from galilee

    caiaphas
    the difference is they call him king - the difference frightens me
    what about the romans
    when they see king jesus crowned?
    do you think they'll stand around
    cheering and applauding?

    what about our people
    if they see we've lost our nerve?
    don't you think that they deserve
    something more rewarding?

    annas
    they've got what they want - they think so anyway
    if he's what they want why take their toy away?
    he's a craze

    caiaphas
    put yourself in my place
    i can hardly step aside
    cannot let my hands be tied
    i am law and order

    what about our priesthood?
    don't you see that we could fall?
    if we are to last at all
    we cannot be divided

    annas
    then say so to the council
    but don't rely on subtlety
    frigthen them or they won't see

    caiaphas
    then we are decided?

    annas
    then we are decided.
  • dünya üzerinde en iyi versiyonu 1996 londra kadrosu tarafından kaydedilmiş müthiş rock operadır.
    (bkz: steve balsamo)
  • 2 mart 2009 itibariyle rock konseri formatı ağırlıklı olmak üzere odtü'de sahnelenmiş olan müzikaldir. bu vesileyle bu müzikalin konser olarak verilmemesi gerektiğini de görmüş olduk. son derece başarılı vokaller ve orkestra eşliğinde izledik. ama hadi ben müzikalin hikayesinin işleyişini biliyorum, zilyon kere de dinledim müziklerini ama salondakilerin çoğunun pek haberi olduğunu zannetmiyorum. kostüm diyebileceğimiz bir tek isa rolündeki arkadaşın üzerine aldığı rahat bir şeyler ve judas'ın sona yakın giydiği parlak beyaz takım vardı.

    şarkılar ilerledikçe vokaller güzelleşti, yavaş yavaş drama başladı, daha bir eğlenceli oldu. kanımca en başarılı performanslar judas, pilate/herod, mary, annas, caiphas ve isa'ya aitti. peter'ı seslendiren ve oynayan yeşil tişörtlü arkadaşı da ayrı tebrik ediyorum, resmen yaşadı müzikali.

    hani evde dinlediğim versiyonu müzik açısından 10 ise bu 9-9.5 idi. o da eskisine kulağım çok alıştığından.

    darısı we will rock you'nun başına*
  • bugün odtü kkm'de çok başarılı bir şekilde sunulmuş müzikaldir.