şükela:  tümü | bugün
  • kendisinin baskan oldugu donemde oglu marian gil de kulubun onemli yoneticilerinden biri haline gelmisti.basinin ve futbol cevrelerinin ustune cok gelmesine karsin athletico taraftarlarinin sevgilisi olmus efsane haline gelmistir.kendisi oldukca bickin,agir abi modunda takilirdi.athletico nun ligi diplerde bitirdigi bir sezonun sonunda kombine bilet alan tum taraftarlara paralarini iade etmisligi vardir.
    futbol dunyasinin ozleyecegi renkli bir sima olarak hafizalarda kalacaktir.
  • 96'da atletico lig ve kupa dublesi yaparken en unlu zamanlarini ya$ami$, parayi in$aat i$lerinden kazanmi$, rahmetli "mayor of marbella".
  • 17 yıl süren başkanlığında 141 oyuncu ve 39 teknik direktöre yol veren arıza. bir sezon başında göreve getirdiği joaquin pero'yu lig başlamadan kulüpten kovma sebebiyle yarmıştır: "posterdeki tipini beğenmedim"..
  • jesus ve ehlibeyti olarak tanımlanabilir.
    cümle içindeki hali:

    -nerdesiniz ulan?
    -jesus gillerdeyiz abi..
  • 1933 dogumludur, 1969 senesinde san rafael'de yaptıgı in$aat cökünce hapise girdi. 18 ay sonra franco torpili ile cikti.

    1987'de atletico madrid ba$kani oldu, 1991'de marbella belediye ba$kani oldu birakana kadar da kulübün sponsorlarından birisi yaptı belediyeyi. aynı sene ve 1992'de ispanya kupasını kazandı atletico madrid.

    1992'de atletico madrid'i $irketle$tirdi, 1996'da la liga $ampiyonu oldu, ispanya kupasını kazandı madrid. 1998 senesinde belediye hesaplarından 450 milyon doları atletico kasasına gecirdigi suclamasıyla ceza aldi.

    tipini begenmedigi hocaları kovması, kızıp bir günde atletico madrid alt yapısını kapatması ile unutulmaz oldu.

    2002 senesinde marbella belediye ba$kanlıgından, 2003 senesinde atletico madrid ba$kanligindan, 2004 senesinden de dünyadan ayrıldı.
  • atletico'nun efsanevî ismi. atletico madrid tarihinin vicente calderon'dan sonraki iki numaralı durağı, belki de unutulmazıdır jesus. adına kurban olduğum başta ufak tefek işerle uğraşmış, sonra giderek büyüyen hamleleri ile iş dünyasında kendine yer edinmeye başlamıştı. ne zamanki inşa ettiği bina çöktü, 58 kişi enkaz altından toprağın altına geçti, hapse atıldı. adının gülü yüzü hürmetine olsa gerek zira gil de çöken binadaydı o gün ve sadece birkaç dakika ile ıskalamıştı ölümü. bir buçuk sene sonra franco tarafından serbest bırakılmıştı hırslı iş adamı.
    top oynamış gençken, hem de savunmada. vicente calderon'dan 1987'de aldı sazı eline. ilk defa 1990'da copa del rey geldi. ertesi sene aynı kupa yine aynı kulübün müzesinde kalmıştı. icraatleri her zaman eğlendirmişti rasyonel düşünenleri. jesus, ultima ratiodan nasibini almamıştı, alsa ne olurdu ki. en fazla takımı daha fazla şampiyon olurdu, içeri atılmazdı, şarlatan denmezdi. raul atletico'nun altyapısında yetişmiştir, malumunuz. tasarruf yapacam diye altyapıya dinamit koymuştu jesus. tevatür odur ki her çocuk bırakılmışken sessiz sedasızca, raul jesus'a getirilmiştir. çelimsiz bir çift çırpı bacağı sevmek zorunda mıydı ki büyük başkan...
    1995, marbella belediye başkanı seçildiği yıldı. bir anda bütün dünyanın akın ettiği bir yer olduysa, eskiden sadece haritalarda duran, bunun müsebbibi jesus'tur. şehrin bütün imarı ile oynayan, yeşillendiren, çiçeklerle bezeyrn de purolu başkandır. marbella gil olmuştur, gil atletico, atletico marbella. takımın forma reklamı belediyediye aittir. derken şampiyonluk gelir, yıllardır nadasa bırakılmış bir camia ayaklanmıştır başkanıyla. sonra bilindik icraatler kovalar madrid'in sevebildiğim ekibini. tonla para sayılanlar, ertesi sene sudan ucuza satılmaktadır. bunda performanslarından çok solo jesus salsa'nın rolü vardır. tek adamdır gil ama eğlenceli bir tek adamdır. bu arada politikacıları şirketlerinde çaycı yapacak kadar bile güvenilir bulmaz...
    hakkında açılan tonla davadan sıyrılsa da bir tanesi 1999'da vurur sonunda medyanın gülünü. içeri alınır ikinci kere. ancak yaşlı bir adamdır gil, malum gürbüz görüntüsü de zaten içerde fazla kalamayacağının işaretidir. salıverilir. bu arada yapılan seçimleri yine kazanır. marbella sahip çıkmaktadır jesus'una. iki sene sonra verilen başka bir mahkeme kararıysa siyaset yaşamını noktalar gil'in. atletico'su kalmıştır elinde, onla devam eder herşeye rağmen. 2003'deyse biricik atletico'sundan uzaklaşır sağlık sorunları nedeniyle. renkti, karizmatik bir kişilikti, elinden purosu asla düşmezdi. binlerce insan calderon stadyumu'nda toplandı onun için. o gün dünyanın değişik yerlerinde ona kadeh kaldırıldı ve biri de bendim. biliyorum ki yalnız değilim. atletico'ya gönül vermemiş olanlar bile kaldırdılar kadehini onun için, hak etmedi mi...
    (bkz: in memoriam)
  • 90'ların başında, atletico'nun ligde zirvede olduğu bir dönemde hatta teknik direktör luis aragones'ken, kadrodaki 16 futbolcuya puan başına 4750 dolar, aragones'e de iki katını vereceğini söylemiş. bunun üzerine takım ligde üst üste 5 maç kazanınca, haliyle bonus ödemeleri milyon dolarları bulmuş ve gil isyan etmiş; sizin yüzünüzde her gün ev satmak zorunda kalıyorum diye...

    böyle de alem adamdır kendisi.
  • şu iki sözüyle gönlüme taht kurmuştur.

    -benim için teknik direktör kovmak bira içmek gibi. senede 20 kere yapabilirim. eğer gerekiyorsa 100 kere de yaparım.

    (berbat bir avrupa maçı yönetip atletico'nun kaybetmesine sebep olan hakemle ilgili)
    -o herif ibne ve bu yaptıklarından dolayı genç bir erkekle ödüllendirilecek.
  • jesus gil arjantin'den bir uçak gemisi alır. bütün herkes şaşkın durumda, basın sorar;

    -neden bir uçak gemisi satın aldınız?

    cevap jesus gil'i biraz özetliyor.

    -çünkü yoktu.