*

şükela:  tümü | bugün
  • bugune kadar sozluklte es gecilmiş olmasi çok ilginc olan denys arcand filmi. zamaninda oscara aday gösterilmiştir afişi çok ünlüdür güzeldir. lothaire bluteaunin rol aldigi filmde tuhaf bir tiyarto grubu isa ile ilgili bir oyun hazirlamaktadirlar ancak tiyatro yonetimi ile sorunlari olur. pek bir kucukken seyrettirdiler bunu bana ne anladim orasi tartisilir ama güzeldir özeldir diye anarim filmi içim sizlar düşündükçe.
  • bir tiyatro kumpanyasi, hz. isa'nin hayatini sahnelemek isterler.
    arastirma derinlestikce peygambere ve dine bakışları da değişir.
    fakat ana espri idealist tiyatrocu ile peygamberin hayatı arasındaki paralelliktir.
    kudüs gibi tiyatro da kutsaldır. nasıl isa kudüs'e gidip hahamlara rest çekmeye çalıştıysa, bu da tiyatro seçmelerinde olay çıkarır... vs...vs...
    bir ara türkçe dublajlı video kasetleri her yerde satılırdı. ama dublaj diye hakir gorurduk.
    ama benim için esas olan:
    bulgar kadın korosunun şarkısının duyulduğu sahnedir. tüylerinizi diken diken eder. icinizde birseyler erir.
    sahsen film, seyrettikten sonraki 6 yil boyunca film muziklerini aramıştım.
    nihayet -tesadüf eseri- bu bulgar kadın korosunu dinledim... yine tuylerim diken diken oldu!
  • çok hoş göndermelerle dolu film. son yemek pizzadır mesela ve de filmin sonunda salomenin gerçekten john*un kafasını aldığını görürsünüz....
  • 2004 yabanci dilde en iyi film oscarini alan 'les invasions barbares' filminin yonetmeni denys arcand'in 1989 tarihli muthis filmi. basroldeki lothaire bluteau modern zaman isa'sidir. belirtildigi gibi isa ile kendi hayati arasinda ilginc bir paralellik vardir. filmin sonunda hayata cok farkli bir yoldan doner: organ bagisi ile. bu film 1989'da cannes'da juri odulunu almistir.
  • hristiyanlığı kullanarak politika yapanlar isa'nin öğretilerini gerçekten uyguluyor olsalardı dünyanın şu an bulunduğu durumdan nasıl farklı olabileceğini düşündüren film. özellikle de "you love those who love you. what is the merit in that? love those who hate you."
  • filmin ilk bölümünde görünen, part-time porno seslendiren orta yaşlı tiyatrocular güzeldi. ama esasında filmin meselenin özüne yaklaştığını düşünüyorum.
  • katolik rahibin biraz güncelleştirme isterken kontrolünden çıkan bir tiyatro oyunu üzerine kuruludur. rahip konuşma dilini biraz yenileme arzusundadır ama ekip, bir gece vakti parkta sergilenen ve izleyeni derinden etkileyen mistik bir deneyime dönüştürür bu oyunu. bunu yaparken de kendi iç dünyalarına yapacakları yolculukla değişeceklerdir, özellikle de isa'yı oynayan genç aktör daniel coulombe. katolikliğin ruhban sınıfı ise, bundan gerçekten hoşlanmayacaktır.

    appalache biraları için çekilecek reklamın seçmelerinde, kızcağızın biri kendi sesini kullanabileceğini, konservatuar eğitimi aldığını söyler. buna karşılık aldığı yanıt fena halde moral bozucudur: hedef kitle bir şov köpeğinin iq'suna sahiptir ve maria callas onları ateşlemeyecektir; gereken tek şey bikinili göğüslerdir!..
  • filmin müzikleri için
    (bkz: d emotion project)

    filmde tüylerin diken diken olduğu anda çalan şarkı
    (bkz: pritouritze planinata)
  • uzaklardan gelip, bilindik bir hikayeyi değiştirmek üzere sesiyle, bedeniyle, yalanları seslendirmesiyle ve yasak ilişkileriyle yaşayan havarilerinden oyununu kuran isa'nın vurucu tiyatrosu. savunmasını yapmamayı tercih etmesi, yükseklerden gelen baştan çıkarıcı teklifleri değerlendirmemesi, son oyununu ölüme doğru oynaması ve mucizeleriyle paralel bir hayat üzerinden montreal'de peygamberlik hikayesi.