şükela:  tümü | bugün
  • şu adamdan her ülkede bir tane olsaydı medeniyet 200 sene falan ilerideydi.
    çok net.
  • kendisini down sendromlu bir roger federer'e benzetmekte olan, edepsiz ve sınırı olmayan fırlama komedyen.
  • storytelling, observational ve one-liner gibi üç farklı temel stili çok güzel harmanlamış densiz komedyen..

    tümden bir ciddiyet ve umursamazlıkla seri bombalar yağdırırken bir anda gevşek bir samimiyete bürünüp uzunca bir zamanı seyirciye ağır laflar sokmakla geçirebilir; sonra 'geçen şöyle oldu', 'şeye dikkat ettiniz mi' gibi orta şeker devam edip işin ucunu ipe sapa gelmez terbiyesizliklere bağlayabilir; öyle ki gülerken hafiften suçluluk bile hissedebilirsiniz; edepsizliği bir an için bile elden bırakmaz ve en güzeli hiçbir şovunda kaliteyi düşürmez.. genelde deadpan takılsa da bolca mimik, acayip ifade ve hatta kahkaha kullanır.. hazırcevaptır, çok hızlı laf sokar, öyle kızardığınla kalırsın..
  • çok duru bir zihni olan birisi. her şey çok açık.
  • plastik gibi görünen yüzünde daima çok garip bir yüz ifadesine sahip zeki çevik ve akıllı irlanda asıllı komedyen.
    espiriler arası düşünürken, işlemcisinin son hız çalıştığını gözlerinden okuyabiliyorsunuz.
  • hiçbir kesimden en ufak lafını sakınmayan, bu yüzden sonrasında bol bol haberlere çıkıp özür dilemek zorunda kalan (takip etmeme rağmen ben bile birkaç tanesine denk geldim), "stand up'da böyleyse arkadaş arasında kimbilir neler anlatıyor" diye düşündüğüm aşmış ingiliz komedyen. dvd'lerinden birinde 15 yaşlarındaki bir ergen grubu ve çocuklardan birinin babasına mastürbasyon konusunda bir sarışı vardır ki gözümden yaş gelmişti. dvd'lerini şiddetle tavsiye ederim, yanılmıyorsam özellikle "jimmy carr - comedian" çok iyiydi.

    kendisi şovunu şöyle tanımlar: "this show is for people without a moral compass".
  • tarz olarak jim norton'ın one liner espriler yapan versiyonu gibi olan komedyen. netflix'e özel çıkardığı şovu jimmy carr funny business genel anlamda fena olmasa da sonlara doğru sürekli one liner espri yapması beni yordu. açıkçası herhangi bir şova katıldığında falan doğaçlama yaptığı esprileri veya seyircilerle atışması sırasında bulduğu cevapları izlemek, önceden hazırladığı esprileri izlemekten daha güzel. çünkü ne kadar hazırlıklı ve hazır cevap olduğunu en iyi oralarda gösteriyor. ama one liner espriler 1 saat boyunca arka arkaya duyulunca ne kadar iyi olurlarsa olsunlar bir süre sonra etkisini kaybediyor çünkü yorulmuş oluyorsunuz. belki de ben stand up gösterilerinde esprinin hikaye şeklinde anlatılmasını daha çok sevdiğimdendir bilmiyorum.
  • "my girlfriend and i just recently had a sincere conversation about pornography, and some of you may share her sentiment, she said 'i don't get porn. i've never got porn. why would i wanna watch two people have sex?', i said, 'two? people? you've lost me there...'"
  • gerçek adı james anthony patrick carr'dır bu arkadaşımızın. 20'li yaşlarını gayet inançlı -hatta sırf bu sebepten 26 yaşına kadar "virgin"- biri olarak yaşamıştır, hawkins'i keşfedene kadar. orta yaş krizini de o yaşlarda yaşadığını söyler, akabinde dolgun maaşlı işini bırakıp sahneye atlamış, "jimmy" olmuştur.

    şimdiye kadar bahsedilmemiş olması tuhaf, epey abuk bir gülüşü vardır. fake gibi gelir kulağa, "numara yapıyor" dersiniz, "kendime böyle bir şey yapar mıyım sence?" der. bununla birlikte inanılmaz güzel bir diksiyonu vardır. cambridge mezunudur zaten, siyaset bilimi okumuşluğu var.

    kendisi hakkında ingiliz televizyonlarında "piyasanın en çok çalışan adamı" denir genelde. channel 4 gediklisidir, 8 out of 10 cats, 8 out of 10 cats countdown, the big fat quiz of the year, iki yılda bir yeni stand-up showları. ki hepsi iyidir. adamın işinden, çalışmaktan keyif aldığını görürsünüz direkt.

    bir ara vergi ile ilgili başı belaya girdi, ödemesi gerekenden çok daha az ödediği (tam olarak %1) ortaya çıktı, dönemin başbakanı james cameron bile topa girdi falan o derece. skandal patladıktan sonraki ilk 8 out of 10 cats bölümünün (s13e09) neredeyse tamamında tüm konuklar kendisini gömmüş, garibim -katılmak ve hak vermek dışında- ağzını bile açmamıştır. hastası olduğumuz sean lock şunu yapışmıştır örneğin; "niye bu kadar çok çalıştığını şimdi daha iyi anlıyoruz. çünkü bütün para sende kalıyor.". nispeten çabuk atlatmıştır bu olayı jimmy'ciğimiz, hala kendisiyle dalga geçer hatta. ilk yorumlarından biri de "size yaptığım hayır işlerinden bahsederdim ama sanırım yalan söylemek hiçbir şeyi değiştirmeyecek." olmuştur zaten.

    ofansif bir tarzı vardır evet (bir frankie boyle değildir yine de). ama tek olayı bu sanılmasın. nefis one-liner'ları vardır, çok iyi bir anlatıcıdır, iletişimi kusursuzdur, ayarı itinayla verir. kendisine göre yazdığı en ofansif espri:

    "eğer afrika'da daha çok sineklik olsaydı, her yıl aids'ten ölen milyonlarca sineği kurtarabilirdik."

    severim kendisini, fark etmişsinizdir. rachel riley konusunda da neredeyse aynı kafadayız zaten. o biraz daha net gerçi (bunları çevirmeye kıyamadım):

    zekası için;

    "she is a walking talking stephen hawking."

    güzelliği için;

    "i would crawl over broken glass to suck the cock of the last man that fucked her."

    aldığı en güzel ayarla bitireyim. gülüşü abuk demiştim ya. bir gün bir arkadaşının gösterisine gidiyor bu. arkalarda oturuyor ve gülüşünü saklamaya çalışıyor haliyle, dikkat çekmemek için. bir yerde dayanamıyor ve patlatıyor kahkahayı. herkes şok tabii. bunun üzerine arkadaşı gösteriyi durduruyor ve hayatının golünü atıyor: "hadi ama jimmy.. ben senin gösterilerine gelip gülüyor muyum?".
  • bu adamın suratındaki ifadeye kıl olsam da özellikle qi'da çok keyifli anlar yaşatmaktadır. birkaç örnek;

    http://www.youtube.com/watch?v=uxom0op3rwk
    http://www.youtube.com/watch?v=zleflyhwzae
    http://www.youtube.com/watch?v=cxqhsj7h8bu