şükela:  tümü | bugün
  • a.b.d. eski baskanlarindan birisi daha.
  • atlanta'da kutupannesi bile bulunan, gunetli oldugundan dolayi agir bir aksan* sahibi, dedigi anlasilmayan, gunumuzde gecimini "ben baskanken" isimli seminerlere cikip konusarak saglayan eski abd baskani
  • mükemmel bir ispanyolcası vardır.
  • 2002 nobel barış ödülünün sahibi
  • baskan oldugu senelerde, ozellikle de son yillara dogru (1979) basin ile arasinda savas basladigi icin ba$indan bir dizi komik (trajikomik?) olay gecmis bir amerikan baskanidir.

    daha sonra secilecek olan ronald reagan'in, yani "the great communicator" lakapli amerikan baskaninin aksine, carter'in baskan secilmesinden sonra amerika'da buyuk bir "halkla iletisim kuramayan baskan" krizi yasanmaya baslanir.

    hakikaten de cok kotu bir konusmaci olan ve genelde yardimcilari tarafindan basina karsi konusmasi pek istenmeyen bir baskan olan jimmy carter, halk ile olan munasebetlerini siki tutmak icin, iletisim stratejistlerinden yardim alir. genellikle basin sozculeri ile konusurken goruntulenmek istemeyen, konusma kayitlarinin dinlenmesini istemeyen carter, buna "fotograf" cozumunu bulur.

    vaktinde "ben halkla ic iceyim!" diyip tofas marka araba kullanan bulent ecevit misali, kendisinin de aslinda ne kadar mutevazi bir insan oldugunun resmedilmesi maksadiyla, baskanligi sirasinda ozellikle gazetelerin ilk sayfasinda yayinlanmak uzere bir dizi fotograf cektirir (roosevelt'in de genelde gazetelerde yayinlanan halka hitap konusmalari, "president roosevelt did x" tarzi cumleler ile baslar. "x" kismi ise genelde cok olumlu birseydir. benzer bir stratejiyi carter da kullanmak istemistir, ama bunu fotograflarlan yapmak ister).

    bu fotograflari arasinda "halki ezmeyen baskan" imajini yaratmak icin air force one'dan kendi bavulunu tasiyarak cikarken resmi, "atletik baskan" imajini yaratmak icin jogging yaparken cekilmis resmi, "sporla ve dogayla ic ice olan baskan" imaji icinse balik tutarken cekilmis resimleri mevcuttur (aslinda balik tutmak yerine av temali resimler cekilecekken, bunun cevreciler arasinda pek de populer olmayacagi dusunulmus, ama balik tutmanin o kadar da cevrecileri sinirlendirmedigi dusunulmustur).

    oyle ki, basin ile arasinda buyuk bir kriz yasanmaya baslar. carter, basinin istedigi bilgileri basina gec vermekte, basini birtakim baska yollardan da kizdirmaktadir (amerikan medyasi bu konuda cok hassastir, baskan bile olsa gozunu kirpmaz. en son ornegini de clinton ile goruyoruz*).

    iste bu krizin ardindan medya, kendisine oyle bir savas acar ki, allah dusman basina vermeye.

    o "mutevazi baskan" imajini vermek icin cekilen "kendi bavulunu tasiyan baskan" resimlerinin yanina, bir de "air force one'dan elinde bir suru bavulla cikan zavalli adam" resmi basilir.

    o "atletik baskan" imajini vermek icin cekilen "kosuya cikmis baskan" resimleri, yerini kan ter icinde kalmis, nefes nefese kalmis bir jimmy carter resmine birakir.

    ancak en ilginci, ve en komigi ise, carter'in balik cekerken cekilmis video goruntuleri sebebiyle ortaya cikar.

    jimmy carter, bir gun yine bir golde balik tutarken birden arkasindan tikirtilar isitir. yavasca omzunun ustunden basini arkaya cevirir. sonra vucudu tamamen arkaya doner, botun icinden bir kurek alir ve siyah bir cisme hizlica vurur.

    bu olay uzerine basin, 'bu nedir?" diye beyaz saray sozculerine sormaya baslar. sozculerden biri, cikip "bu cok zehirli bir yilan idi. baskanimizin bir yilan tarafindan oldurulmesi, pek tabii ki hepimizi uzecektir ve kabul edilemez bir olgudur. bu yuzden baskan, kendini korumak icin yilanin basini ezmistir" der.

    ancak basin bundan tatmin olmaz ve biraz arastirir. o bolgede aslinda zehirli bir yilanin olmadigi ortaya cikar! bu nedenle cismi daha net gormek icin goruntu biraz daha buyutulur. cisim, tuyludur ve bir memeliyi andirmaktadir.

    bunun uzerinde basin sozculeri, bu sefer de bu cismin aslinda kuduz tasima ihtimali cok yuksek bir kokarca oldugunu soylerler. oyle ki, baskanlarinin kudurmasinin kabul edilemez oldugunu dahi soylerler!

    basin, tabii ki tatmin olmaz ve olayi daha derinlemesine arastirmak icin iyice cisme odaklanir. siyah cisim sadece tuylu degildir; uzun kulaklari vardir!

    cismin bir tavsan (bataklik tavsani) oldugu anlasilir ve carter'in adi "rabbit killer (tavsan katili)" olarak cikar. zavalli tavsan ise "the killer swamp rabbit! (katil bataklik tavsani)" olarak anilmaya baslanip olay tiye alinir.

    ilginctir ki, hicbir zaman tam olarak hayvanin ne oldugu yonunde bir daha beyaz saray'dan bir aciklama gelmez, ancak halen daha internet'de "killer rabbit" diye aratirsaniz, mutlaka olay hakkinda birseyler bulursunuz.
  • bu adam baskan olmadan once fistik ticareti yaparmis.bildigin koyluymus bir zamanlar ki su savi dogru cikarmis*.bu adamın yunanistan ile iliskileri iyiymis,severmis onlari.orayla fistik ticareti yaptigi icin iyi oldugu soylenir

    ulkemizde fistikci diye de anilir. sakip sabanci'nin dostudur.
  • valla jimmy carter nobel baris odulu almistir ama baskanlik gecmisi o kadar da temiz degildir, o yuzden bu odulu ne kadar haketmistir, orasi tartisilir. bu orneklerden bir tanesi , 1980 yilinda amerikan hukumeti guetemela'daki askeri hukumete yardim ederken ulkenin katolik kilisesinin kardinalinin baskan jimmy carter'a yazdigi mektupta halki ezen bu rejimi destekleyici yardimi kesmesini dilemesine ragmen bu yardimlara devam etmesi ve de 1 ay sonra oldurulmesidir.
  • beyti restoranın duvarlarında fotoğrafı bulunanlardan da biridir..

    (görürsünüz, gözünüz bir yerden ısırır bu adamı ama o an çıkaramazsınız.. bakarsınız.. beyti güler'li, sakıp sabancı'lı, avni akyol'lu karelerde vardır ama hayır, çok benzemesine rağmen bu adam eski bir film yıldızı falan değildir.. kimdir o halde.. etraftaki garsona sorarsınız.. kimdi bu dersiniz, "o mu? o beyti bey" der beyti güler'i, büyük patronu işaret eder, "yanındaki de bir yabancı der", gülümsetir..)
  • bu adam başkan olmayı kafasına koyduğunda çok az kişi tarafından tanındığından insanlar jimmy carter ismini duyduklarında 'jimmy kim?' diye tepki vermekteymiş. bu duruma annesi bile çok şaşırmış. ona başkan adayı olacağını söylediğinde 'neyin başkanı?' diye soruvermiş annesi.