şükela:  tümü | bugün
  • asıl adı james a. lane olan, 3 haziran 1924 ruleville, mississippi doğumlu blues gitaristidir... dönemdaşı olan country müzisyeni jimmy rodgers ile sık sık karıştırılmakla beraber alakası olmadığını baştan söylemekte fayda bulunur.

    birçok blues müzisyeni gibi 1930'larda ailesiyle birlikte chicago'ya giden rogers, armonika çalarak başladığı müzik hayatını kısa zaman içinde gitara dönerk sürdürür. 1940'larda elektrik gitarların ortaya çıkmasıyla beraber kendini elektrik gitar çalmaya verir, hatta muddy waters'a elektrik gitar diye bir enstrümanın varlığını haber veren kişi de rogers'dır. 1957'ye kadar rogers, muddy waters'ın grubunda çalar ve daha sonra yerini önce hubert sumlin'e bırakır. sumlin ise kısa bir süre waters'la çalacak, sonra howlin wolf'un grubuna geri dönerek yerini pat o'hare'e bırakacaktır.

    rogers bu tarihten sonra daha çok solo çalışmalar yapar, ancak asıl olay 1960'ların başında yaptığı avrupa turneleridir. özellikle ingiltere'de çok büyük beğeni toplar, o dönemde kendini muddy waters ile yaptığı kayıtlardan tanıyan rolling stones ve the yardbirds üyeleriyle yakın dostluk kurar.

    rogers'ın son kayıtları ölümünden kısa bir süre önce 1997'de yapılmıştır. rogers'ın ebediyete intikali ise 19 aralık 1997'dedir. atlantic records'ın yaptığı bu kayıtlar her ne hikmetse 1999 yılına kadar yayınlanmaz, ama yayınlandığı zaman executive producer olarak ahmet ertegun'ün adı gözükmektedir... "blues blues blues" adlı bu albümde rogers, kendi bestelerinin yanı sıra birçok blues standartı da çalmıştır. stephen erlewine adlı eleştirmenin iddiasına göre rogers hayatta olsaymış, 2000'lerin başında yaşanan blues patlaması sırasında sadece bu albümle bile çok büyük bir başarı kazanırmış... bunlar spekülasyon tabii, itibar edilmeyebilir, ama albümde çalanlara bakılınca gerçekten adamı çarpıyor... eric clapton, jeff healey, mick jagger, keith richards, kim wilson, johnnie johnson, jimmy page, robert plant, carey bell, stephen stills, rogers'ın oğlu jimmy d lane, duyan gelmiş...

    hele bir taj mahal'la "bright lights big city" var ki, "blues'da çok sesli vokal olmaz" diyenlere a la erkut abi yirmi sene dinletmek gerekir... "blow wind blow", "trouble no more", "worried life blues" gibi parçaları hiç saymayalım bile...

    (bkz: adamlar yapmis)
  • blues sevme nedenlerinden. o modern olmayan gitar sesi işte.