şükela:  tümü | bugün
  • nazi almanyası dışişleri bakanı...
  • vyaçeslav mikhailoviç molotof ile 1939 yılında hitler stalin ittifakını imzalayan yetkili.
  • molotov von ribbentrop pakti'ni hazirlayan kisi.bu bir saldirmazlik ve toprak paylasimini belirleme paktiydi.bu insan munih antlasmasi adli sahte barisin da mimari olmus basarili bi diplomatti,netekim birtakim avrupa devletlerini mihver'e katti ve japon-italyan-alman dostlugunun olusmasini sagladi.ancak 1946'da nurnberg savas mahkemesi'nin aldigi kararla idam edildi
  • 1916'dan birinci dunya sava$inin biti$ine kadar istanbul'da subay olarak gorev yapmi$tir.
  • almanlar versailles antlaşması gereği donanma bulunduramıyorlardı. almanlar adına ingilizler'le pazarlık edip almanlar'ın kısıtlı donanma edinmesini sağlamıştır. hitler'in "hayatımın en mutlu günü" dediği bu başarıdan dolayı londra büyükelçisi olarakl atanmıştır.
  • kendini fazla önemsemesi, kibiri vesaire sebeplerden ötürü londra büyükelçiliği görevinde başarılı olamayan kimsedir. ikinci dünya savaşı öncesi ingiltere saflarında almanlara teşne bir grup vardı.

    almanları bir tehdit olarak göremeyen görenlerden daha fazla olduğu bu dönemde almanların diplomatik olarak hezimete uğramasına sebep olan nabza göre şerbet vermeyen bu kişi bir şekilde savaşın kaybedilmesine sebebiyet olmuştur.
  • dünyayı yazdığı boktan kitaplara uyarlamaya çalışan bir başka manyak.
  • kelimenin tam anlamiyla capsiz bir dostumuzdur.
  • galeazzo ciano, kendisinden sürekli embesil, vasıfsız vs gibi övgü dolu kelimelerle bahseder. büyük denyo herman göring bile bu adama (hitler'in dediklerinin sürekli tekrar ettiği için) almanya'nın en büyük papağanı demiştir.
    (kaynak: savaş günlükleri, kont galeazzo ciano)

    savaşın sonunda nürnberg'de yargılanıp jürinin belirlelediği dört farklı kriterden de suçlu bulundu.
    16 ekim 1946'da nürnberg'de asılarak idam edildi.
  • sağlam ingilizce ve fransızca konuşur. babası normalde asker. babası baya uzun süre wilhem ii'nin eşcinsel olduğunu iddia edip aşağılayıp durmuş kayzeri. kayzer de durur mu 1908'de babasına yol verdiriyor ordudan. bu vesileyle yurtdışına çıkmışlar ailecek. joachim de kanada'da, amerika'da birçok şirkette çalışmış, hatta gazetecilik yapmış. birinci dünya savaşı başlayınca ülkesine dönüyor ve orduya yazılıyor. 1918'de türkiye'de kurmay subay olarak görev yapmış ve bu dönemde franz von papen'le, ki franz von papen baya bir süre türkiye elçisi olarak kalıyor nazi almanya'sının, kanka olmuşlar. savaştan sonra iş adamı olarak takılıyor ortamlarda. hitler'le tanışıyor 1928'de. sonrası mâlum.

    soyisminin önünde von yazdığına bakmayın biraz çapsız ve kendini beğenmiş bir şahsiyet olduğu yönünde çok görüş bildiren var.

    edit: adamdan bahsederken franz demişim bi ara, freud sürçmesi olmuş. hiçbiriniz de uyarmıyorsunuz. yazıklar olsun.