şükela:  tümü | bugün
  • alejandro jodorowsky'nin 70'lerde kalkıştığı ama bitiremediği dune uyarlamasıyla ilgili bir belgesel. cannes'da açılışını yapmıştır.

    http://www.imdb.com/title/tt1935156/?ref_=sr_2
  • önümüzdeki yıllarda yeniden çekilmesi beklenen dune filminin öncüsü olmasını umduğum belgesel.

    trailer ; http://www.youtube.com/watch?v=q-obegf7uwe

    http://horrorhomework.com/…/05/jodorowskys-dune.jpg
  • söylentilere göre buradan indirilebiliyor.

    edit: link ölmüş. onun yerine özet olarak konuyla alakalı şuna bakabilirsiniz.
  • harikulade bir belgesel. eger jodorowsky'nin filmi cekilmis olsaydi nasil olacagini anlatir (e yani).
    yalniz bu jodorowsky hakikaten oyle bir takim toplamis ki:
    -harkonnen tasarimlari: h. r. giger
    -script: dan o'bannon(alien'in scriptini yazan abi)
    -storyboard ve kiyafetler: mœbius(bkz: oha)
    -muzik: pink floyd ve magma (bkz: oha)
    -gemi tasarimlari: chris foss

    imparatoru da salvador dali oynayacakmis (gerci bu kisim sahsen sikimde bile olmadi).

    hersey iyi guzel de, ben bu jodorowsky denen herifin el topo ve the holy mountain filmlerini izledim (daha dogrusu izlemeye calistim). normal bir insan icin boku cikarcasina gibi surrealist. ancak hipster ve fularli takimina hitap ediyorlar. o yuzden belki de bu jodorowsky'nin bu filmi hic cekememis olmasi iyi de olmustur.

    filmin tum storyboard'u aciklamalari ve tum ilustrasyonlari ile beraber zaten var. mgm, wb gibi buyuk studyolarin da hepsine birer kopyasi gonderilmis. illa da ic etmeden cekmek isteyen delikanli studyo varsa alsin ceksin. jodorowsky'den bin kat daha iyi yonetmenler var bu filmi teknik olarak kotarabilecek (r. scott, c. nolan, n. blomkamp vb.).
  • dün izleme fırsatı bulduğum acaip belgesel. bunun filminin çekilebilmiş olduğu paralel evrenlerde insanlık tarihi şüphesiz farklı gelişmiştir. yazık olmuş.
  • verilen emeği takdir ettiğim ama tarzı kafamdaki dune ile hiç uyuşmayan bir bakış açısının belgeseli.

    alejandro jodorowskynin ve moebius iyi sanatçılar ama dune için yeterli değil bence. moebius un yaptığı storyboard şeklindeki film çekimi işi zaten tam tımarhanelik bir iş ama örnek çizim ve kostüm ve gemi dizaynlara bakınca her artistin hikayeden ziyade filme kendi imzasını attığını görmek mümkün.

    kitapta tarif edilen ile moebius un çizdikleri alakasız. sanki dune değil de kendi çizgi romanlarından fırlamış tipler gibi duruyor. aynı şekilde jodorowsky muaddib olarak oğlunu oynatmak istiyormuş ve bazı büyük değişiklikler yapmış. rahmetli giger'ında taslaklarında kendi tarzından çok ödün verdiği görülmüyor, gemi çizimlerine hiç girmiyorum.

    bana göre dune'da kültür, din, kılık kıyafet, sosyal hayata dair sağlam tasvir ve ifadeler var. yani aç oku çiz kes biç yap. bunu lotr gibi iyi yönde ileriye taşıyabilecek bir ekip olursa ne ala ama tamamen ayrı bin yöne sapıp kitabın filmini çekmek yerine, burdaki gibi cv'ne sadece kendi uçuk gerçeküstü tarzında bir film eklemek dune'u yazık etmek olur.

    mesela kitaptaki tasvirlere göre benim kafamdaki dune mevcut filmlerden örneklerle şuna yakın birşey;

    kitapta gezegen temelli asalet ünvanlı br hiyerarşi ve buna bağlı kılık kıyafet, üniformalar var. saray eşrafı, asiller, zenginler bildiğin rüküş, buna en yakın gördüğüm örnek açlık oyunlarındaki capitol halkı

    dune, ornitopter vb için john carter; (bkz: #24467174)

    http://trailers.apple.com/…rter/helium_dusk_720.jpg

    http://trailers.apple.com/…hipdustfront1b_r_720.jpg

    bunların daha iyisi, daha iyi fikirlerle ifade edilebilir. ben kitapları 90 larda okudum, o zamandan beri aklımdakine en yakın görsel imajlar bunlar. (daha da var da üşendim şimdi... )oldukça başarılı sayılabilicek bir mini seri dune ve children of dune da var ama o kaliteyi tam veremiyor. benim ve benim gibi kitabı okuyanların hayal ettiğine en yakın görseller muhtemelen bunlar olabiliyor iken moebius un çizimleri esas alınarak çekilecek film dune ile alakası olmayan retro tarzda bir uzay macerası olabilirdi. hikayesi tamamen değiştirilerek piç edilen 1984 dune bile bu tasvirler, kostüm ve mekanlar açısından çok başarılı ve bazı açılardan kitaba sadık iken bu filmin çekilmemesi bir kayıp olmamıştır burası kesin.
  • torrent'te bulunabilen film. altyazısı yok henüz, ne zaman çıkar belli değil. ama bu film izlensin. nasıl bir şey çıkacaktı ortaya kim bilir. anca story board'lardan görebildik. bi hayalin peşinden giden ve kitapla alakasız da olsa tüm zamanların en iyi filmini yapma amacıyla biraraya gelen müthiş sanatçıların fikirlerini izliyoruz aslında.
  • izlenecekler listeme nereden geldiğini bilemediğim ancak benim için bir belgeselden çok daha fazlası olmuş bir yapıt.

    alejandro jodorowsky'nin o yaşına* rağmen yarım kalan bir filmden bahsederken gözlerindeki ışıltı, kendisini saran heyecan ve delilik, rüyasına müthiş bir tutkuyla bağlı olması belgeseli izleyene kadar kendisi hakkında hiçbir şey bilmememe rağmen, sonrasında çokça noktaya ışık tutuyor.

    zamanın en iyileri ile çalışmak, her birini etkilemek ve ikna etmek özellikle en iyi oldukları için hiç de kolay olmasa da jodorowsky bunu bir türlü başarmasını bilmiş ve pink floyd'dan salvador dali'ye ve mick jagger'a kadar birçok kişiyi dune filmi için biraraya getirmeyi teoride başarmış ama bütçe bile bir şekilde sağlansa da yapımcıların bir türlü filmi yapmaya yanaşmaması üzerine proje rafa kalkmış.

    filmin hiç çekilmemiş olmasının sebeplerinden biri uzunluğu ve jodorowsky "rüyam" olarak tanımladığı bu film için bundan ödün vermemeyi seçmiş. bir rüyanın gerçek olmasından ziyade onun rüya olarak kalmasını istemek gibi adeta...

    kendisinin çok saygı duyduğu david lynch'in çektiği dune filmini ise oğlunun zoruyla izledikten sonra zafer edasıyla "olmamıştı işte" demesi ve kendi storyboard'larda kalmış filmini bu filmden daha iyi olarak tanımlaması bir nevi narsizm olarak görülebilirse de kendi dünyasında fikrine ve filmine ne kadar bağlı olduğunu gösteren önemli bir detay bence.

    belgeselde bir de filmin sonunu kitaptakinin aksine kendi düşündüğü gibi bitirmesiyle evlilik arasında kurduğu ve tecavüzle bağdaştırıdığı bir sahne var ki gülmekten kendimi alamadım.

    moebius'u ve dan o'bannon'un bu projeye katkıları ise yadsınamaz ve müthiş işler çıkarmışlar her ikisi de. özellikle moebius öyle bir storyboard hazırlamış ki her delikanlının harcı değil böyle bir iş çıkarmak. bu storyboard'ın yer aldığı ve birkaç kilogramdan aşağı olmayan filmin detaylarının yer aldığı kitap ise birçok yapımcının elinden geçtikten sonra birçok filmde sayısız esinlenmeye ve kimi zaman direkt taklide kadar gitmiş. ölü doğan bir çocuğun birçok kişiye can vermesi gibi bir hikaye adeta...

    düzeltme: kuduz kedi uyardı, yönetmenin ismini alexander olarak yazmışım.
  • o dönem bilimkurgu sinemasının çok çok ötesinde, derin ve nitelikli bir film (olurmuş).

    holy mountain gibi akıllara zarar, müthiş ve deli bir filmden sonra jodorowsky, bir başyapıt yapmaya soyunuyor ancak sonra zalım holywood reddediyor bunu. tam bir mallık.

    ama bu filmin emekçilerinin sonra neler yaptığını görünce, azıcık da olsa iyi hissettiriyor, bu ekibin etinden sütünden faydalanıldığı için.

    ama jodorowsky... dahi delilerdenmiş.
  • endüstrinin ezip geçtiği benliklerimizin ötesine geçmiş olan jodorowsky'nin seksen yaşını aşmasına rağmen hala aynı aşkla ve inançla sinemasını anlattığı belgesel. insanın elinde değil jodo'nun etkisine kapılmamak.

    jodorowsky dünya ötesi bir varlık olabilir. gerçek, kutsal bir savaşcı.