şükela:  tümü | bugün
  • judgement day diye de gecen bir big sugar parcasi. hemi vision adli albumden..

    kiss my face and slap me on my hands
    and if i tumble, please catch me where i land
    and i won't look back at where i fall
    and if i cry out, who's gonna hear me call?
    hey joe...

    i tell ya, some folks find it hard to get along these days
    if this wasn't my home, i don't believe i would stay
    i thought i heard somebody ring my bell
    i used to know, but now it's hard to tell
    hey joe...

    when i'm gone, who's gonna carry my name?
    when i'm gone, lordy, who's gonna carry my name?
    ah, when i'm gone, lordy, who's gonna carry my name?
    i feel like an old man playing a young man's game
    hey joe...

    lord, look at the people
    mmmm, look at the people
    lord, look at the people,
    standing at the judgement, they got to be tried
    standing at the judgement, they got to be tried
  • tam adi: joseph louis barrow.
    12 mayis 1914'de lafayette, alabama'da dogmustur.
    1934'de profesyonel boksa baslamistir. 1937'de james j. braddock'i 8.roundda knock out ederek dünya agirsiklet boks sampiyonu olmustur. ünvanini 25 kere korumustur, bunlarin 20sini knock out ile kazanmistir. dünya agirsiklet boks sampiyonlugu ünvanini en uzun süre elinde bulunduran insan olarak tarihe geçmistir. boks kariyeri boyunca 5.000.000$ kazanmistir.
    1949'un mart ayinda boksu birakmistir, 2 defa ringlere geri dönmeye çalismis ancak basarisiz olmustur.
    12 nisan 1981 las vegas'da ölmüstür.
  • kariyeri boyunca (1934-1951) bir çok başarı elde ederek gerçek anlamda boks'a rocky marciano maçı ile veda etmiştir. nitekim veda maçı olmasına rağmen 8. raund'ta kaybederek profesyonel boks yaşamını sonlandırmıştır.
    takibinde 2. dünya savaşında abd hükümetinin propoganda maşası olmuş ve ordu yararına 20 den fazla gösteri maçı yapmış, kazandığı bütün ünvan ve ödülleri orduya bağışlamıştır. fakat ne yazık ki yaptıklarının karşılığını alamamış, üstüne üstlük kendisine 1,5 milyon dolarlık bir vergi borcu çıkarılmıştır. bu olaydan sonra sefil bir hayat süren joe barlarda kapı görevlisi olarak dahi çalışmıştır.
    kariyer bilgisi için;
    http://www.boxrec.com/…_display.php?boxer_id=009027
  • brown bomber lakabıyla da anılan efsanevi ağır siklet. sadelikten hoşlananlar için bile louis'nin boks tarih gelmiş geçmiş en iyi eldivenlerinden biri olduğunu söylemek sanırım abartı olmaz. hatta o kadardır ki; spor otoritesi sayılabilecek pek çok kaynak tarafından da joe louis gelmiş geçmiş en iyi boksör olarak lanse edilir. savaş şartları göz önüne alınsa dahi ağır siklet şampiyonluğunu en uzun süre koruyan insanın kendisi olması bunun kanıtı olsa gerek. ancak gerek profesyonel kariyerinin yirminci yüzyılın ilk yarısında yaşanmış olması, gerekse muhammed aliya da mike tyson kadar sansasyonel olmamasının digerlerine nazaran onun şöhretini gölgede kaldığı izlenimi yaratır.
    joe louis'nin ile tartışılmaz sportif başarıları dışında başka önemli bir nokta amerikan tarihindeki ilk önemli afrikalı-amerikalı ikon olmasıdır. kendisini küçük düşürmeye yönelik olarak sarf edilen; 'a credit to his race' , kendisinden pekte haz etmeyen yazarı jimmy cannon; ' yes, he is a credit to his race - human race' lafını yapıştırmıştır.
    yine louis'le alakalı anlatılan başka bir şehir efsanesinde, new york'ta gezdigi sıralarda kendisine omuz atan bir adamın*; 'asagılık zenci...' tadında lafından sonra, joe louis hiç istifini bozmamış ve en yakın karakola giderek adamdan şikayetci olmuştur. tarafların adının açıklandığı anda efsane boksörün adını duyan zatın kendisinden geçerek bayıldığı rivayet edilir.
    brown bomber lakabını kazanmasındaki en önemli unsur cüssesinden beklenmeyecek derecede hızlı yumruk atmasıdır. öyle ki, en önemli rakiplerinden biri olan
    tony galento* ölümünden sonra; 'joe o kadar hızlı yumruk atardı ki, bir keresinde hatırlıyorum knock out olup düşerken, sekiz yumruk daha atmış.'
  • detroit in ortasında unlu boksorun anısına dikilmiş koca bir kol heykeli vardır ki, haberdar olmayanlar sehrin merkezindeki meydana kol heykeli dikmekteki ulvi gayeyi idrak edemezler.
  • rocky marciano karşısındaki ağır yenilgisi buradan izlenebilir; http://www.dailymotion.com/…joe-louis-26-10-1_sport
  • amerikan tarihi içerisinde, özellikle ırkçılık muhabbeti açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. kendisi amerika'nın ikinci zenci boks şampiyonudur. kendisinden önceki zenci şampiyon jack johnson'dur ve ikisinin şampiyonlukları arasında yirmi yıl vardır. profösyonel boksa hızlı bir giriş yapmış, ardı ardına galibiyetler almıştır. yüksek nakavt oranı, hızlı ve sert yumruklarıyla zencilerin umudu ve idolü olmuştur. hızlı yükselişini kesen kişi ise alman boksör (bkz: max schmeling) olmuştur. max schmeling maçı için kendisinden çok emin olan joe louis, iyi hazırlanmamıştır bu maça. max schmeling de boş adam değildir ve joe louis'i fakir sümüğü gibi yapıştırır ringe. zenciler için o gün, cenaze günü gibidir. beyazlarsa bunu fırsat bilip kendisine (bkz: nigger) demeye devam etmiştir. bu maçtan sonra dergiler, gazeteler buram buram ırkçılık kokan karikatürler, resimler, yazılar yayınlamıştır. max schmeling ise almanya'ya geri döndüğünde, krallar gibi karşılanmış, yollarına güller dökülmüştür. alman bacılarımız kendisini görünce ıslanmış; alman erkekleri gaza gelip yastık dövmüş, ertesi gün boksa yazılmıştır. ayrıca üstün ırk muhabbetini pekiştirmiştir.
    louis ise gaza gelmiş, birbiri ardına adam pataklamaya devam etmiştir. günü gelince şampiyon da olmuştur. joe louis'in oğlu der ki "babam schmeling'den dolayı kendisini şampiyon gibi hissetmiyordu". ama ikinci schmeling maçı yaklaşır. bu maç louis-schmeling maçı değildir sadece. bunun üstündedir. derler ki, bu maç almanya-amerika maçıydı, bu maç hitler-roosevelt maçıydı, bu maç aryan-(bkz: amerikan) maçıydı. bu kadar siyaset kokan bir maç daha görülmemişti. ilk maçta (bkz: nigger) olan louis bu maçta dönek amerikan vatandaşı tarafından amerikan ilan edilmişti. louis maça hızlı başlar. schmeling'i iplere yaklaştırır. schmeling sol direkle hafifçe louis'i yoklamaktadır. ikisi de sabittir, sadece schmeling'in sol kolu oynamaktadır. louis ani bir atak yapar, schmeling'e o sert yumruklarını indirir. schmeling düşer ama kalkar. schmeling'i tekrar iplere yaslayan louis o kadar sert vurur ki, schmeling çığlık atar ve ilk rounddan maç biter.
    tüm amerika tarafından şampiyon kabul edilir louis. gönüllerde taht kurar; ama kendisini yetiştiren koçları gerçekten sağlam adamlardır. kendisinden önceki zenci şampiyon jack johnson'un hatalarını yapmasına izin vermezler. ona yapmaması gereken şeyleri yazarlar: beyaz kadın yok, çok konuşmak yok, şaklabanlık yok... maçına çık, bitir ve geri dön.
    louis daha sonra orduya katılır. amacı, siyahların da bu ülke için fedakarlık yaptığını göstermektir. üniformasını giyer çıkar halkın karşısına. halk artık bütün olarak seviyordur louis'i. louis bu noktada (bkz: muhammad ali)'den ayrılmaktadır. savaş için yaptığı konuşmasında, "biz kazanacağız, çünkü tanrı bizim tarafımızda" demiştir. kendisini tanıyanlar, bu sözün, louis'in saf bi insan olduğunun göstergesi olduğunu söyler. çünkü louis çok fazla siyasetle uğraşmaz, çok dindar da değildir. o lafta da aslında "biz tanrının tarafındayız" demek istemiştir. louis savaş sırasında eşinden ayrılır. geri döndüğünde ufak tefek çapkınlıklar alır yürür. louis kadınları, kadınlar da louis'i sevmektedir. çapkınlıklar, vegas vs. derken joe akmaktadır. yavaş yavaş fiziksel olarak düştüğünün sinyallerini verir. artık daha çok zorlanmaktadır. kimseye hayır diyememe huyundan dolayı fazla para saçmaktadır. kadınlara, çocuklara, garsonlara bahşiş verir durur. bonkör de bir abimizdir. zaten özünde çok temiz insandır louis. fakirlere yardım eder, halkını sever vs... zamanla boks hayatı biter. tabi maddi sıkıntılar başgösterir, göz altına alınır bundan dolayı. sonraları boksa geri döner. (bkz: rocky marciano)'ya teklif götürür. marciano dövüşmek istemez. ama louis susmak bilmez ve ikna eder marciano'yu. bu maç biraz dramatiktir. eski günlerinden eser olmayan louis için maç çok sert geçmiştir. marciano karşısında aciz bir duruma düşmüştür. marciano, sert bir yumrukla, louis'i ringin dışına düşürür. louis kameraların önüne düşmüş kıvranmaktadır. kalkamaz ve maçı kaybeder. böyle kötü bir sonla biter kariyeri. marciano soyunma odasında ağlar, bu maçı hiç yapmak istemediğini ve onu incitmek istemediğini söyler. maçtan sonra, spikerler bile ağlamıştır.
    louis boks kariyerinin ardından, inişli çıkışlı hayatını devam ettirir. gün gelir güreş bile yapar. ikinci eşi, o'na güreşemeyeceğini söyler. ama güreşir joe. radyolarda, televizyonlarda boy göstermeye devam eder. yaşlandıkça hayat zorlaşır. vergi borçları vesaire derken louis'in eski parlak günleri geride kalmıştır. beyazlar tarafından bile sevilmeyi başarmış bir siyahi adam için oldukça kötüdür hayatı. bir ara vegas'a geri dönüş yapar. o parlak ışıkların altındadır yeniden. louis'in ününden faydalanılabileceğini düşünürler. ama louis artık akli dengesini de kaybetmeye başlamaktadır. odasında klimadan korkar; çünkü o'na göre, klimadan zehirli gaz yollayıp, öldüreceklerdir kendisini. kendisini akıl hastanesinde bulur. artık yürüyememektedir. tekerlekli sandalyede, akli dengesini kaybetmiş bir adam olmuştur. paranoya ve tekerlikle sandalyeye hapis olmuştur. bir gün 64. yaş günü için vegas'ta bir gece düzenlenir. sinatra dahil bir çok müzisyen, sporcu, sanatçı, politikacı louis'i onurlandırmak için oradadır. sinatra louis'in bileğinden tutar ve yumruğunu seyircilere doğru kaldırır. derler ki; louis'i görmek bile insanı mutlu ediyordu. bu geceden iki yıl sonra, louis 66 yaşında vefat eder. "greatest" lakaplı muhammad ali, cenazede kendisi için, "gerçek 'greatest' joe louis'tir" demiştir.
    arkasında, kimi için "niggerdan şampiyona", kimi için "kahramandan şampiyona" bir hayat bırakmıştır. ırkçılık konusunda bir çok tabuyu yıkmış, herkesin saygısını kazamıştır. altmış altı galibiyet, üç yenilgi ve bir beraberlikle mükemmel bir kariyer ortaya koymuştur. sporculuğundan karakterine, gerçek bir efsanedir joe louis.

    (bkz: george foreman/@ucuz pringles)
    (bkz: joe frazier/@ucuz pringles)
  • joe louis'in kariyerini, öyküsünü bazı düşkün yanları hariç gerçeğe iyi kötü sadakatle anlatan bir film vardır; düet olarak tasarlanmış, karşısında max schmeling var; film adı da joe and max (2002). daha iyisi yapılabilir miymiş bilmem, zaman geçirtici bir dönem-spor filmi.
  • "herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez."

    "everybody wants to go to heaven, but nobody wants to die."

    joe louis