şükela:  tümü | bugün
  • kisaca bu herder alemce heder edilmistir.
  • anadilde şiir yazmak bahsinde bir hayli çabalamış zat.
    onca; şiirde düşünce ve ifade birbirine böylesine geçmişken, şiiri, kelimeleri üzerinde en fazla hakimiyet ve kudrete, en derin bilgiye veya , hiç değilse ataklığını ölçüsüzlüğe götürmeyecek bir kesinliğe sahip olduğu bir dilde yazmalı diye düşünendir, bu dil de doğal olarak anadilidir.
  • gelenekselçi ve tarihselci bir anlayışı vardır. etnisite üzerinden ulusçuluk kavramının yaratıcılarındandır.*.
    milliyetçilik anlayışını kan bağına indirgeyerek 19. yy ortaları 20. yüzyıl başlarındaki ulus devletçilik yordamıyla özgürlük kazanımı fikrinin tohumlarını atmıştır 17. yüzyılda.
    hegel in gelenekselci, muhafazakar bir anlayışa sahip olmasında etkin bir rolü vardır. baya bir etkilemiştir hani ..
    yönlendireyim güncel olaylara şöylelik; #10845190
  • herder tarihi felsefenin alanına [özellikle dünya tarihi bağlamında] iyiyen iyiye yerleştirirken; insan felsefesiyle de öne çıkmış ve insan tarafından şekil verilmeyecek, şekil verilmemesi gereken hiçbir şey yoktur demiştir. [doğadan... tanrı'ya kadar]

    hegel üzerinde de büyük etkisi olmuştur herder'in ama hegel'in gelenekselci ve mufazakar birisi olmasını sağlamamıştır [zaten hegel'in böyle birisi olduğu çokça efsanedir, temellendirilmekten uzak bir yüzeyselliğin doyum bolduğu bilgiler katışmacından çıkmıştır bu efsane]; tarih felsefesi üzerine daha fazla eğilmesine neden olmuştur. ve ortak bir tarih felsefesinin olanağını hegel'in temellendirmesinde herder'in dünya tarihine bakışının doğrudan etkileri olmuştur.
  • "kültür"* lafının yerine "kültürler"* lafını ilk kez önermiş olan kişi.
  • milliyetlerin toplumların hayatındaki en doğal ayrımlardan biri olduğunu söylemiştir.milliyetçilik üzerine eğilerek özellikle dil,edebiyat ve geleneklerle ilgilenmiştir.avrupa halklarına özellikle de almanlara ait halk destanları ve hikayeleriyle oldukça fazla haşır neşir olmuştur.toplumların geliştirdikleri kültür ve edebiyatla ayrı bir milli ruh oluşturduğunu ve bu milli ruhun insanlar başka yerlere göçseler de ortadan kalkmadığını söylemiştir.özellikle dil bilimcileri,antropologları ve biyologları kültürel milliyetçilik üzerine eğilmeye davet etmiştir.
  • macar özgürlük savaşlarının cereyan etmesini, dolayısıyla da günümüz macarlığının ayakta durmasını dolaylı yoldan tetiklemiş zat.

    1700'lü yıllarda macarlar hakkında: "şimdilik slavlar, almanlar, rumenler ve başka kavimler arasında nüfusun küçük bir kısmını oluşturarak, burada yaşıyorlar, fakat yüzyıllar sonra yapılacak olan araştırmalarda, konuştukları dilleri bile bulmak mümkün olmayacak!" deyişi; herder sayesinde milli değerlerine sıkı sıkıya bağlanan macar aydınları arasında sarsıcı bir infial hissi yaratmıştır ve akabinde macar büyükleri macarlığı karpatlar'da sağlam kazıklara oturtabilmek için yüzyıllar süren mücadelelere koyulmuştur.

    herder'in bu sözleri, macar dilinde "herder jóslata" (herder kehaneti) adıyla neredeyse bir deyim haline gelmiştir. (1)
    bilimsel yayınlarda "herder'in kehanetine göre" diye girizgahlar yapılır hale gelmiş, kimi mecralarda macarlığın akıbeti tartışılırken bu deyim kullanılır olmuştur.

    ____________
    (1) ismail doğan - macar ulusal kimliğinin oluşumunda türk etkisi
  • 1744-1803 arasında yaşamıştır. tam adı johann gottfried von herder'dir.

    rousseau'nun çağdaşı olmakla beraber savundukları görüşler bakımından birbirlerinden ciddi şekilde ayrılırlar. dil, von herder'in üzerinde en çok durduğu konuların başında gelir. von herder'e göre mülahazaların ifade aracı olan dil, farklı her dilde yine farklı düşünüş tarzlarına, hissetme biçimlerine ve hislere denk gelir. dolayısıyla çeviri, yapılması son derece zor hatta olanaksıza yakın bir hadisedir. bu noktada aklımıza hemen italyanlar'ın pek yerinde kullandığı traduttore tradittore deyimi gelmektedir. bu da, en kısa manasıyla çevirene tam güven olamayacağını ve çeviriye maruz kalan metnin (yahut manzumenin) çevireni yansıtacağını ifade eder.

    von herder herkesçe paylaşılan evrensel bir beşeriyeti kabul etmekle beraber bu tür yerel farklılıkların tam bir standartizasyonu engellediğini savunur. sözün özü; okunması, anlaşılmaya çalışılıp, düşünceleri üzerine kafa yorulması gereken bir insandır j.g.von herder.

    yararlanılan kaynaklar: david west, kıta avrupası felsefesine giriş, çev. ahmet cevizci, paradigma yayınları, istanbul, 2008, ss. 63-64
  • herder'in tarih anlayışında coğrafyanın insan iradesi(will) üzerindeki etkisi aşırı önemlidir. o'na göre hiç bir zaman farklı bir kültürü anlayamayız. bunu antik yunan'la ilgili örneğinde açıklar. antik yunan'ı anlamak için bitkilere, nehirlere, dağlara onların gözüyle bakmamız lazım. bu sayede onların kültürlerini ve onların davranışlarını anlayabiliriz.
    ben burada deneyimlerin insan davranışı ve düşünüşü üzerindeki mutlak etkiden bahsetmeye çalıştığını düşünüyorum. yani insanın aklındaki imgeler ve onların oluşturduğu düşünceler tamamen o insanın deneyimlerine bağlı olarak oluşur. zaten herder burdan yola çıkarak coğrafyanın toplumlar ve kültürler üzerinde mutlak belirleyici olduğuna ulaşmıştır.