şükela:  tümü | bugün
  • isveç den amerika ' ya oradan meksika ya göç eden hayal perest kimse. kendi tarım imparatorluğunu kurar. fakat topraklarında altın bulunması üzerine gelen yağmacılar anasından emdiği sütü burnundan edip yer yurt edindiği coloma dan onu def ederler. hayaliyle rezil olmuştur bu kimse.
  • (bkz: sutter cane)
  • (23 şubat 1803 - 18 haziran 1880) isviçre kökenli amerikalı iş adamı ve girişimci. hakkında stefan zweig insanlığın yıldızının parladığı anlar'da "eldorado'nun keşfi - j. a. suter, kaliforniya, ocak 1848" başlıklı bir deneme yazmış.

    "hırsız, poliçe sahtekarı ve gırtlağına kadar borca batmış bir adam olan suter*, karısı ve üç çocuğunu yüzüstü bırakarak evinden ayrılır, paris'te sahte bir belgeyle bir miktar para edindikten sonra kendisine yeni bir yaşam biçimi aramak üzere new york gemisine biner." stefan zweig - sternstunden der menschheit

    "johann august suter'in* damarlarında da serüvenci kanı dolaşmaktadır, sessizce oturup toprak işlemek ona göre değildir." agy

    "her tarafı dökülen bir yelkenliyle büyük okyanus'a açılır, önce sandwich adaları'na uğrar ve bin bir türlü güçlükle bütün alaska kıyılarını dolaşıp sonunda san francisco adında ıssız bir yerde karaya çıkar." agy

    ["adalardan kanaklar getirdim. bu çalışkan ve işbilir kızılderililerden daha da getirtmek ve toprakları imar edip küçük bir sömürge devleti, yeni helvetia'yı kurmak istiyorum," der.

    vali, "neden yeni helvetia?" diye sorar. suter*, "ben isviçreliyim ve cumhuriyetçiyim," yanıtını verir.] agy

    "suter'in adamları hemen işlerini bırakırlar; demirciler demir dövmeyi, çobanlar sürülerini, bağcılar üzüm kütüklerini, askerler de silahlarını bırakırlar. eline bir kalbur ve tencere geçiren herkes, kumdan altın elde etmek için soluğu doğruca bıçkıhanede alır. bütün çiftlikler bir gece içinde yüzüstü bırakılır. sağılmayan inekler böğüre böğüre ölür, manda sürüleri ağılları yıkar ve ekili alanlara saldırarak hasat zamanı çoktan gelmiş ürünleri ayaklarıyla ezerler; mandıralar çalışmaz, gıda ambarları birer birer yıkılır, kısacası bir dev ülkenin dev çarkları bir anda duruverir. (...) suter'in ineklerini kesip yerler, kendilerine ev yapmak için depolarını yıkarlar, ekili tarlalarını çiğnerler, makinelerini çalarlar. johann august suter, bir gece içinde beş parasız bir dilenci durumuna düşer, tıpkı kral midas gibi kendi altınları içinde boğulur." agy

    "mahkeme kararı açıklanır açıklanmaz, san francisco ve bütün ülkede bir kasırga kopar. (...) çapulcular tarafından sıkıştırılan büyük oğlu, kendini vurur; ikinci oğlu da öldürülür, üçüncüsü kaçmayı başarır ancak anavatanı isviçre'ye dönerken denizde boğulur. yeni helvetia'nın üzerinden bir alev dalgası geçer; suter'in çiftlikleri birer birer yakılıp yıkılır, bağları çiğnenir, ev eşyaları, bütün koleksiyonları ve paraları yağma edilir. (...) suter canını zor kurtarır." agy

    "17 haziran 1880 günü öğleden sonra, bir kalp krizi onu kongre sarayının merdivenlerinde aniden yakalar ve bir anda bütün acılarından kurtarır. (...) bugüne kadar suter'in serveti üzerinde hak iddia eden hiç kimse, hiçbir mirasçı çıkmadı." agy