şükela:  tümü | bugün
  • atatürk'ün adam gibi bir eğitim sistemi kurulması konusunda fikir almak için 1920'lerde türkiye'ye çağırdığı, william james'in felsefesi(pragmatizm) üzerine kasmış amerikalı enstrümentalist filozof.
  • my pedagogic creed adli yazisi günümüz modern eğitim sistemini kökünden eleştiren bir yapıttır. john dewey eğitimde rekabetin azalması gerektiğini savunur, eğitimin metalaşmaması gerektiği üzerinde yazıları vardır. eğitim alanında, bizim eğitim sistemimizin oluşmasında da çok önemli bir düşünürdür. atatürk tarafından türkiye'ye çağrılmıştır eğitim reformu hakkında hasan ali yücel'e ve ismail hakkı tonguç'la görüşmeleri meşhurdur...
  • 1859 vermont doğumlu amerikalı filozof ve eğitimci. hegelci ve darwinci bir çizgiden gelir, sonra pragmatizme kayar ve eğitim, mantık, bilgi kuramı, demokrasi ve sanat üstüne yazar. son zamanlarda amerika'nın dışında foucault sayesinde yeniden gündeme geldi.

    dewey'nin asıl güzelliği kolları sıvamış bir filozof olmasıdır. birçok filozofun tersine, eğitim, demokrasi ve sanat konularında somut deneyler yapmış, bunları uygulamış, bunlar uğruna eylemlere katılmış ve belki hepsinden yüzünün akıyla çıkmış: chicago üniversitesi'nde bir "laboratuar okul"da eğitim konusunda deneysel araştırmalar yapmış, öncü bir sanat eğitimi kurumu olan "barnes vakfı"nın* kuruluşunda rol oynamış, amerika'da kadınların oy hakkı kazanması ve öğretmenlerin sendikalaşması için eylemlere katılmış, tutucuların saldırısına karşı analitikçi bertrand russell'a arka çıkmış, troçki aleyhinde suçlamaları araştırma kurulunda yer almış ve tabii türkiye'de köy enstitülerinin kurulmasına esin kaynağı olmuş.

    dewey öğretim birliğinin* ilan edildiği 1924 yılının yazında atatürk'ün davetiyle türkiye'ye gelmiş, istanbul'da istanbul üniversitesi'nde, robert kolej ve galatasaray lisesi'nde, ayrıca izmir, bursa ve ankara'da eğitim konusunda incelemelerde bulunmuş. bu incelemeler sırasında rapor hazırlayıp dönemin eğitim bakanlığına sunmuş. bu rapor yalnızca türkiye'nin o dönemki durumunu ünlü bir filozofun gözünden yansıtması bakımından değil, pragmatist bir filozofun somut koşullarda istikrar-değişim arasındaki dengeyi kurmaya çalışmasını göstermesi bakımından da ilginçtir. "report and recommendation upon turkish education" başlıklı rapor "türkiye maarifi hakkında rapor" başlığıyla türkçeye çevrilip 1939'da, 1952'de ve 1990'da eğitim bakanlığınca basılmışsa da raporun ingilizcesine de türkçe çevirisine de sanırım internet üzerinden ulaşılamıyor. [düzeltme: thomas aquianas nick'li yazarın işaret etmesiyle metnin ingilizcesi bulundu http://chipbruce.files.wordpress.com/…ey_turkey.pdf]

    bu haliyle türkiye'de ihmal edilmesi belki en şaşırtıcı filozof.
  • zamaninda ''amerika'nin yetistirdigi degil, amerika'yi yetistiren insan'' sozuyle bahsedilen egitimci.
  • "bazen kişinin kendini ifadesi olarak görülen bir eylemin, kendini teşhir olarak nitelenmesi daha uygun olabilir; çünkü, böylelikle kişilik (ya da kişilik eksikliği) başkalarının gözü önüne serilmektedir. kendi başına alındığında dışarı kusmaktan başka birşey değildir." sözünün sahibi, "amerikanın filozofu" lakaplı psikolog, eğitimci, feylesof.
    yaparak öğrenme adını verdiği eğitim kuramı amerikan eğitim sisteminin özünü teşkil etmektedir. okullarda gençlere gereksiz teorik bilgiler verilmesi yerine uygulamalı ve pratik hayata yönelik eğitimi savunur. bu da dewey'in pragmatist yanından ileri gelir. zira pragmatistler somutlanabilecek düşünceler ve uğraşlarla ilgilidirler. mesela dewey'in eğitim sisteminde sabahtan akşama kadar teorik konular üzerine kafa yoran gençler beyhude uğraş içerisindedirler; asıl mesele bilginin etkinliğe dönüşebilmesidir ve düşünce ancak bu noktada devreye girmelidir.
    (bkz: amerikan pragmatistleri)
  • eğitimde problem çözme yönteminin öncüsü kişidir.
  • ahlak gelişimi üzerinde de çalışan bilim adamıdır. ona göre ahlak gelişimi eğitim düzeyi ile açıklanabilir. eğitim sistemi ile kişi kendi değerler sistemini oluşturur. böylece ahlak gelişimi tamamlanmış olur.
  • türkiye'ye getirilmesi çok büyük bir şanstı bu filozofun. sadece bu olay bile dönemin ileri gelenleri ve devlet adamlarının vizyonu hakkında bizi rahatlıkla fikir sahibi yapar. 2009 yerel seçim afişlerinin üzerinde yazan vizyoner mefhumu bu anlamda çok havada kalmaktadır. vizyoner diye bir sözcüğün dilimizde bulunmaması ise, burada hakkında yorum yapmaktan kaçınacağım bambaşka bir yazı konusudur. john dewey, eğitimde öğrenci odaklı bakış açısıyla her öğrencinin kendi bireysel yetenek ve becerilerine göre üzerlerine eğilinmesi gereken değerler olduğunu söylemiş, köy enstitülerine giden yolun temellerini atmıştır. köy enstitülerinin akıbeti hepimizin malumudur. öğrenci eksenli bakış açısı şu an türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu şey. fakat john dewey isimli bir düşün insanı ve onun görüşlerinden yetkililerden kaçının haberdar olduğu ise meçhul. doruk yayınlarından çıkan kitapları ilk okuma yapmak isteyenler için işe yarayacaktır. ben test çözmeye gidiyorum.
  • 1859-1952 yılları arasında yaşamış, aletçilik olarak bilinen felsefe akımının kurucusu olan ünlü amerikan filozof ve eğitim kuramcısıdır.

    **bilgi görüşleri**

    bu durumda, dewey insan zihnini, doğanın bir parçası, bir bölümü gibi düşünür.
    bu sebeple bilgi, dünyanın dönüşü, bir çocuğun doğuşu, yemek yeme gibi, herhangi doğal bir etkinlik olarak ortaya çıkar.
    insanla ilgili doğal bir olay olduğu için, bilgi, insan deneyimi içinde yer almaktadır.
    dewey’e göre, insan deneyiminde bilgi edinme eylemi, yalnızca düşünmeye başladığımız sırada değil, ancak yoğun ve derin bir biçimde düşünmeye başladığımız anda başlar.

    bu yoğun ve derin düşünce, çevremizdeki bazı değişiklikler sonucunda, gelecekteki eylem ve davranış biçimimizle ilgili bir kuşkuya, tereddüte düştüğümüz zaman karşılaştığımız bir sorunla birlikte ortaya çıkar.
    buna göre, yoğun ve derin düşünce, ormanda yolunu kaybetmiş bir adam için, ormanın dışına çıkma sorunu ile bilim adamı için, insanın dokusunun neden canlılığını kaybettiği, denizde neden gelgit hareketlerinin meydana geldiği problemi ile karşılaştığı anda ortaya çıkar.
    birinci durumda günlük bir çevre, ikinci durumda ise bilimsel bir çevre ile karşı karşıya gelişimiz söz konusudur.

    ormandaki adamın üzerinde kararsız olduğu eylem, onun ormandan çıkması sonucunu doğuracak olan bir yola girmesi olayıdır.
    bilim adamının üzerinde kararsız olduğu eylem ise, olayları nasıl önceden kestireceği ve bunun için uygulaması gereken gözlemlerle ilgilidir.
    bilgi doğru tasarım ya da varsayımlardan ibaret olan bir şeydir ve burada, tasarım ya da varsayımlar, kendileriyle araştırmamızın kaynağını oluşturan problemin çözümünü araştırdığımız birer araç işlevi görürler.

    dewey’in terminolojisine göre, onlar bir amaca ulaşmak için kullandığımız araçlardır.
    bu amaç ise, bilgidir ya da problematik bir durumun çözümüdür.
    söz konusu tasarım ve varsayımlar, özel ve belirli bir anlam içinde, pratik geçerliliği olan varsayımlar, kendileri sayesinde somut problemlerin çözüme kavuşturulduğu araçlardır

    kaynak: prof.dr.ahmet arslan ders notları