şükela:  tümü | bugün
  • 20. yüzyılın en önemli iktisatçılarındandır. yaşı falan hayattaysa 80-90 falandır sanırım. ekonomi gibi bayık bir konuyu bile sosyolojik açıdan ilginç örnekler ve dedikodularla süsleyerek eğlendirici şekilde anlatan bir dolu kitap yazmıştır kendileri.
  • 1910 yilinda dogmus amerikali iktisat profesorudur. amerika'nin iktisadi ve sosyal gelisimi uzerine yogunlasmistir. yaptigi arastirmalarda tumdengelim yolunu kullanmistir. kendisine gore amerikan kapitalizmi tekelci bir yapilanmaya gitmektedir ve bu durum piyasalarda tekellesmeye yol acmaktadir. bununla birlikte yine kendisi der ki tekelci kuruluslar karsinda dengeleyici gucler arttikca, kapitalizm bu karsilikli guclerin konumuna gore isleyecektir.
  • “economics is extremely useful as a form of employment for economists.” diye buyurmustur. iktisat, iktisatcilarin istihdami icin cok yararlidir.
  • national bureau of economic research u kuran american institutionalist leri denen gruba dahil edilen, ekonomi haricindeki sosyal bilimciler tarafindan da gayet siki bi sekilde takip edilen ekonomist... aslen kanada da dogmustur... diger kitaplari kadar bilinmese de, a short history of financial euphoria adli kitabi 1990 larin sonundan itibaren cok incelenen ekonomik ve finansal krizler literaturune giris icin ideal bir kitaptir...
  • teknostrüktür ve planlı sistem denen iki terimle bir kitabı açıklayan ve 2 tam günümü 'ekonomi kimden yana' adlı kitapla geçirmemi sağlayan kapitalist sisteme karşıt amerika'nın aşmış iktisat profesörü.
  • "under capitalism, man exploits man. under communism, its just the opposite." demis iktisatci kisi.
  • bugün itibariyle 97 yaşında ölmüş önemli iktisatçı.
    haber için:
    http://news.bbc.co.uk/2/hi/americas/4959302.stm
  • 1929 great crash adli klasik sayılan eseri pegasus yayınları tarafından igrenc bir ceviri ile katledilmistir.
  • " insanoğlunun kültürlüsü kötümser olur. elde ettiği başarılara dayanıp bunlarla yetinmeyi daha güvenli bir yol olarak kabul eder. tanrı bu tür insanların yanında değildir. zihinlerde hep tehlikeler, bitirilmemiş görevler, ulaşılmamış başarılar dolanır durur. "
  • çağdaş amerikan ekonomisi üzerine eleştirileriyle tanınan ve bugün de ortaya koyduğu düşünceleri ile etkinliğini sürdüren önemli bir isimdir.belli başlı eserleri arasında 'amerikan kapitalizmi','refah toplumu','yeni sanayi devleti' ve 'iktisat ve kamusal amaç' isimli kitapları saymak mümkündür.entellektüel faaliyet alanının oldukça geniş kapsamlı olmasına rağmen düşüncelerinin iki temel karakteristiğini ayırdetmek mümkündür.bunlardan birincisi,birbiriyle zıtlaşan ekonomik güç süreçleridir ikincisi ise varlıklı bir toplumdaki sosyal dengesizliklerin irdelenmesidir.

    galbraith,gelenekçi iktisat teorisinin öngörülerinin aksine,iktisat gücünü toplumda çok dengesiz bir biçimde dağılması yüzünden ekonomik sistemin işleyişinin bazı olumsuzlukları ortaya koyduğunu ileri sürerek bunun uzun dönemli sakıncalarına işaret eder.ona göre çağdaş ekonomilerde 'planlı sistem' adını verdiği oligopolcü yapılarla'piyasa sistemi'adını verdiği rekabetçi yapılar bir arada bulunmaktadır.ancak gücü elinde bulunduran planlı sistemdir.planlı sistem,hem üretimin yönünün kontrol etmekte hem tüketici hakimiyetini dışlamakta hem de kamusal mal ve hizmet üretimini kendi refahı yönünde fakat toplumun aleyhinde yönlendirmektedir.

    galbraith'ın 'teknostrüktür' dediği profesyonel yöneticiliğin önemi dikkatle vurgulanmaktadır.buna göre,çağdaş sanayi ekonomisinde kapitalistin yerine,artık kolloktif organizasyonda iş idarecilerinin,mühandislerin,bilimcilerin,üretim planlamacıların,pazar araştırmacıların rolü ön plandadır.geleneksel iktisadın rekabet vepiyasa dengesine ilişkin görüşleriyle taban tabana zıttır.mevcut piyasa yapısının kendiliğinden dengeye gelmesini beklemekte yanlıştır.bu nedenle rekabetçi piyasa yapılarının gücünü giderek azaltan oligopolcü yapılara karşı rekabetçi piyasayı destekleyen kamu politiklarına ihtiyaç varıdr.

    galbraith'ın üzerinde durduğu varlıklı bir toplumdaki dengesizliklere ilişkin belirlemeleri ise şöyledir.sanayi toplumu,her ne kadar üretim sorununu çözmüş gibi görünse de , bölüşüm sorununu çözememiştir.özellikle bu konuda kamu hizmetlerinin yetersizliğine değinen galbraith,özel kesim üretimiyle kamu hizmeti üretiminin birbirini tamamladığını belirtmektedir.mal üretmeyi toplumsal amacın ön sırasına yerleştirmek, körü körüne bu amaçta yoğunlaşmak, galbraith'e göre kamu hizmetlerinin yeterli miktarda arttırılmaması durumunda hayat standartını düşürecek,çevre şartlarının feda edilmesine yol açacaktır.bunun önlenmesi için ise devlet müdahalesi gerekmektedir.

    galbraith'e göre geleneksel uygulamalar içerisinde,ekonominin eşitsiz gelişmesinin bir yansıması kamu hizmetlerinde de kendini göstermektedir.bu çerçevede hükümetlerce planlı sistem(oligopolcü yapılar) için önemli olan ya da onun mallarını satın alan hizmetler en iyi şekilde yerine getirilmekte,bunlara rahatça para harcanmaktadır.buna karşın piyasa sistemi için önemli olan yada sınai temeli bulunmayan hizmetlere yani yoksulluk yardımı,teknik olmayan eğitim sağlanması,adeletin uygulanması v.b. gibi toplumun geneline hizmet eden faaliyetlere çok daha az para harcanmaktadır.

    galbraith'e göre istirar ihtiyaçtan değil, genel reform ihtiyacından başlar.bu ise büyük istikrarlı kamu harcamaları gerektirir.ancak harcamalar kamunun amaçlarıyla ilgili olmalı,planlı sistemin amaçlarına dönük olmaladır.olumsuzlukların giderilmesinde galbraith' e göre,para politikalarına fazla güvenilmemesi ve dolayısıyla kullanımının kalıcı biçimde azaltılması gerekmektedir.para politikası,kredi olarak verilecek paranın miktarını doğrudan veya dolaylı olarak azaltmak ya da arttırmakla ilgilidir.

    para politikası,teknik bakımdan da etkileri belirsiz bir uygulamadır.verilecek kredilere,ekonomiden ne gibi tepkilerin geleceği ne zaman geleceği bilinmediği gibi tepkilerin değişik zamanlardaki niteliği de aynı olmayacaktır.o halde bu politikalardan olabildiğince kaçınılmalıdır.fiyat ve ücret kontrollerinin gerekliliğini tüm azmanlar için lüzumlu sayan galbraith,ücret artışlarının ortalama verimlilik ölçüsüne göre olmasından yanadır.